YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9522
KARAR NO : 2011/11072
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, murisleri Ömer’e ait taşınmazların mirasçılar arasında taksim edildiğini, taksim sonucu kendisine isabet eden payı davalıya tekrar iade edilmek koşuluyla bedelsiz devrettiğini,satışın gerçek bir satış olmadığını ancak davalının taşınmazları iade etmediğini ileri sürerek 117 ada 21 ve 120 ada 15 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı iddiası yazı delille kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi … raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, inanç sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan deliller; özellikle iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacının muristen intikal eden ve mirasçılar arasında yapılan taksim neticesi kendisine bırakılan 117 ada 21 ve 120 ada 15 parsel sayılı taşınmazları adına tapulu taşınmaz kaydı bulunması halinde yaşlılık maaşı alamayacağı için sonradan iade edilmek koşuluyla bedelsiz olarak satış gösterilmek suretiyle davalı oğlu Cuma’ya devrettiğini, ancak davalının taşınmazları iade etmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. O halde taraflar arasındaki çekişmenin inançlı işlemden kaynaklandığı açıktır.
Mahkemece, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de böylesi bir iddianın 5.2.1947 tarih ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı belge ile kanıtlanması zorunludur. Ancak, iddiasını yazılı belge ile kanıtlaması gereken tarafın yazılı bir belgesi bulunmuyorsa başvuracağı son çare yemin deliline müracaattır.
Esasen, davacı eldeki davayı açarken dilekçesinde ” vs. delil” ibaresini kullanarak yemin deliline de dayanmıştır. Ayrıca davacı vekiline 17.2.2010 tarih ve 00198 sayılı vekalet ile de yemin teklif, kabul ve ret yetkisi tanınmıştır.
Öyle ise davacının yemin delilinin de değerlendirilmesi, mahkemece bu hususun gözönüne alınarak davacıya yemin delilini kullandırtılması gerekeceğine kuşku yoktur.
Hal böyle olunca, davacıya yemin delilini kullandırılması bakımından olanak tanınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacının temyiz itirazı bu yön itibari ile yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 Sayılı Yasanın geçici 3. maddesi) açıklanan nedenle BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.