Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/13894 E. 2023/2841 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13894
KARAR NO : 2023/2841
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mucur Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2013 tarihli ve 2013/245 esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında; polis merkezinde bulunduğu nezarethanedeki ranzanın bir parçasını ve kapı camını kırması şeklindeki eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152/1-a ve 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2013 tarihli ve 2013/170 Esas, 2013/128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 152/1-a ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 05.06.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli ve 2015/136 Esas, 2015/278 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 152/1-a ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Yukarıda alınan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 24.11.2021 tarihli ve 2020/29909 Esas, 2021/19727 Karar sayılı kararı ile ‘katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan İçişleri Bakanlığının duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, kurumun duruşmadan haberdar edilerek iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağının sağlanması gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2022/61 Esas, 2022/184 Karar sayılı kararı ile kamu malına zarar verme suçundan, 5237 Kanun’un 152/1-a, 62/1. ve 53/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi,dosyanın eksik inceleme ile karara çıktığı, beraat kararı verilmesi gerekirken ceza verildiği, dosyanın zamanaşımına uğradığı ve re’sen dikkate alınacak sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay tarihinde polis merkezinde bulunan nezarethanenin ranzasını ve kapı camını kırdığı bu şekilde üzerine atılı kamu malına zarar verme suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında verilen 06.11.2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği 05.06.2014 tarihinde zamanaşımının durduğu ve denetim süresi içerisinde ikinci suçun işlendiği 30.12.2014 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, Mahkemenin 08.07.2015 tarihli ve 28.04.2022 tarihli mahkûmiyet kararlarının zamanaşımını kestiği bu nedenle zamanaşımının dolmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;
Sanığın, dosya içerisinde yer alan 12.06.2013 tarihli tutanak ve şikâyetçinin 30.10.2013 tarihli duruşmadaki beyanına göre, soruşturma aşamasında kurum zararını giderdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2022/61 Esas, 2022/184 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.