YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2886
KARAR NO : 2023/3030
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Sanıklar …, …, …, …, …, …, … hakkında 21.02.2011 tarihli, sanıklar …, …, …, …, …, …, … hakkında 03.03.2011 tarihli eylemleri nedeniyle kurulan hükümler yönünden
Sanıkların, tespit edilemeyen zaman diliminde Türk Telekom’a ait olan ve kullanılmayan haberleşme hattı kablolarını, yer altından çukur kazmak suretiyle çıkartarak çalmaları şeklinde gerçekleşen olayda, sanıkların eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu cezanın üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddelerine göre hesaplanan 12 yıllık zamanaşımının 21.02.2011 ve 03.03.2011 olan suç tarihlerinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ile sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II. Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … hakkında 17.03.2011 tarihli, sanık … hakkında 20-21.03.2011 tarihli eylemler nedeniyle kurulan hükümler yönünden,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Sanıkların, Türk Telekom’a ait olan ve kullanılmayan haberleşme hattı kablolarını, yer altından çukur kazmak suretiyle çıkartarak çalmaları şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının belirlenmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
2. Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … hakkında 17.03.2011 tarihli suç yönünden, sanıkların beyanlarına göre suçun gece vakti işlendiği, yakalama tutanağına göre de sanıkların 17.03.2011 tarihinde gece saat 02.50 sıralarında Jandarma Sivrihisar – … karayolu üzerinde yakalandıkları; sanık … hakkında 20-21.03.2011 tarihli suç yönünden ise, sanığın soruşturma aşamasındaki beyanına göre suçun gece saat 02.30 sıralarında işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve …’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 saylıı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının gözetilmesine,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.