Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/194 E. 2023/844 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/194
KARAR NO : 2023/844
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/831 E., 2021/1021 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Çorum İli Merkez İlçesi … Köyü çalışma alanında 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’ nun (3402 sayılı Kanun)
Geçici 8 inci maddesi uyarınca 2016 yılında yapılan kadastro sırasında, 177 ada 2 parsel sayılı 1.439,34 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bahçe vasfıyla, 178 ada 1 parsel sayılı 3.160,75 m2 yüzölçümündeki taşınmaz arsa vasfıyla, 178 ada 2 parsel sayılı 34,42 m2 yüzölçümündeki taşınmaz su deposu vasfıyla, 178 ada 7 parsel sayılı 59,12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz çeşme ve arsası vasfıyla, 178 ada 10 parsel 215,96 m2 yüzölçümündeki taşınmaz arsa vasfıyla, 179 ada 2 parsel sayılı 234,56 m2 yüzölçümündeki taşınmaz arsa vasfıyla, 181 ada 1 parsel sayılı 603,84 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kargir ev ve arsası vasfıyla … adına; 177 ada 3 parsel sayılı 54,86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tandır vasfıyla … adına ve 179 ada 1 parsel sayılı 403,42 m2 yüzölçümündeki taşınmaz arsa vasfıyla … adına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, belgesizden tespit edilmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde, yargılama sırasında aralarında filili ve hukuki irtibat bulunduğu gerekçesiyle birleştirilmelerine karar verilen 2016/743 Esas, 2016/746 Esas ve 2016/749 Esas sayılı dava dosyalarına sunduğu dava dilekçelerinde özetle; taşınmazların evveliyatının orman olduğunu, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kamu malı niteliğindeki yerlerden olmaları nedeniyle davalılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların Hazine adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
1. Asıl dosya davalısı … 14.09.2017 tarihinde yapılan keşifte ve daha sonra sunduğu dilekçelerde özetle; çekişmeli 178 ada 10 parsel sayılı taşınmaz yönünden davayı kabul ettiğini, bu taşınmazın köye ait olmadığını, Hazineye ait bir boşluk olduğunu, kalan taşınmazlar yönünden davanın reddini talep ettiğini, bu taşınmazların evveliyatından beri köyün ortak kullanım alanında olduklarını, köy ihtiyaçlarına tahsisli olduklarını, ezelden beri bu şekilde bilindiklerini, atalarından kalma taşınmazlar olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2. Birleşen 2016/743 Esas sayılı dava dosyasında davalı …, yargılama sırasındaki yazılı ve sözlü beyanlarında özetle, davaya konu taşınmazı çok uzun zamandan beri, nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla kullanmakta olduğunu, atalarından kalma taşınmaz olduğunu, evveliyatı itibari ile orman olmadığını belireterek, davanın reddini savunmuştur.

3. Birleşen 2016/749 Esas sayılı dava dosyasında davalı …, duruşmalarda alınan beyanlarında özetle; davaya konu taşınmazı çok uzun zamandan beri, nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla kullanmakta olduğunu, atalarından kalma taşınmaz olduğunu, evveliyatı itibari ile orman olmadığını ileri sürerek, davanın reddine savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 181 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik açılan davanın reddi ile bu taşınmazın tespit gibi tesciline, bu taşınmaz dışındaki diğer taşınmazlara yönelik davanın kabulü ile davalılar adına yapılan tespitlerin iptali ile taşınmazlardan 178 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mera vasfıyla sınırlandırılmasına, 177 ada 3 parselin tandırlık vasfıyla, 179 ada 1 parselin ise ev ve arsası vasfıyla, diğer taşınmazların ise ham toprak vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davacı Hazine ve tüm davalılar vekili istinaf isteminde bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazlarla ilgili tam olarak orman araştırması yapılmadığını, dava konusu taşınmazların orman olup olmadığı yönünde üç kişilik orman bilirkişisi heyetinden rapor alınması gerekirken bu konuda tek orman bilirkişisi tarafından araştırma yapıldığını, dava konusu yerlerle ile ilgili olarak mera araştırması yapılmadığını, mahalli bilirkişilerin zilyetlikle ilgili beyanları birbirlerini teyit etmediğini, davalıların mülkiyeti sağlayacak kadar süreyle taşınmazlara zilyet olmadıklarını, zilyetlik sürelerinin dolmadığını öne sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; verilen kararın hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, dosya kapsamında dinlenilen mahalli bilirkişileri ve tanıkları beyanları kapsamında, dava konusu yerin davalılara ait olduğunu, davalıların bu yeri yıllardır kullandığının açıkça belirtildiğini, bilirkişi raporunda dava konusu yerlerin 1990 yılından beri tarım arazisi olarak kullanıldığını, hatta …’a ait yerde tarım dışında ev ve tandırlık bulunduğunu, bu yerlerin davalı tarafından satın alındığını, 1965 yılından beri davalı … bu yerlere zilyetlik ettiğini, bu derece sahip olduğu yerlerin orman alanı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, eski tarihli çekilmiş olan hava fotoğrafları değerlendirilerek dava konusu yerin orman arazi olduğunu tespit etmenin doğru olmadığını, 1965 ve 1992 tarihli memleket haritalarında dava konusu yerin orman ile alakalı olmadığının açıkça belirlenebilir nitelikte olduğunu, 1965 yılından beri orman olmayan bir arazinin 2018 yılında yapılan incelemeler ile orman sayılan yerlerden olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davacı Hazine vekili ile davalılar vekilinin köy tüzel kişiliği yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun … ve … yönünden kabulü ile Çorum Kadastro Mahkemesi’ nin 30/11/2020 gün ve 2016/746 Esas, 2020/124 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu 181 ada 1, 177 ada 3 ve 179 ada 1 parsel sayılı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmayıp davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından bu parsellere yönelik davanın reddi ile bu taşınmazların tespit gibi tescillerine, diğer taşınmazlara yönelik davanın kabulü ile dava konusu 178 ada 1 parselin mera vasfı ile sınırlandırılmasına, 178 ada 2 parselin su deposu vasfı ile diğer taşınmazların ise ham toprak vasfı ile Hazine adına tesciline, 178 ada 2, 178 ada 7 ve 179 ada 2 parsel sayılı taşınmazlarda Kadastro Kanunu’nun 19 uncu maddesi uyarınca muhdesat şerhi verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı, değilse davalılar yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 14, 17 ve Geçici 8 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile 120,60 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.