Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9511 E. 2023/2396 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9511
KARAR NO : 2023/2396
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 1. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki borca, faize ve ferilerine itiraz nedeniyle takibin iptali talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ve taleplerin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu dava dilekçesinde; alacaklı banka ile arasında ….., İli ….., İlçesi, ….., Mahallesi 408 ada 305 parselde kayıtlı Zemin Kat 1Nolu bağımsız bölüm üzerinde bulunan dükkan üzerine ipotek limiti olarak 730.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere ipotek tesis edildiğini, İİK 150 maddesine göre cari hesap kat ihtarının krediyi kullanan tarafa tebliğ edilmesi gerektiğini, hesap kat edildiği ve alacağın muaccel hale geldiğine dair ihtar yapılmadığından davalı alacaklının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinin başlatılmasının yasaya aykırı olduğunu, yapılan icra takibinde ipotekten dolayı borcu bulunmadığını, ayrıca kredi kartı ve başka kredilerden dolayı borcu bulunduğunu, davalı bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinde bulunamayacağını, borca faize ve faiz oranları ile diğer tüm ferilerine itiraz ettiklerini, bu nedenlerden dolayı davanın kabulü ile İİK 150 maddesine göre cari hesap kat ihtarı teliğ edilmediğinden hakkında yapılan icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı verilen cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; davanın ve taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarlayarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davacı borçlu tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde davalı alacaklı tarafça davacı borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile Malatya İcra müdürlüğünün 2019/25095 esas sayılı icra dosyasıyla ilamlı icra takibi başlatıldığını, takibin dayanağının kullandırılan kredi nedeniyle ödenmeyen toplam 413.689,39 TL alacak olduğunu, icra dosyasından davacı borçlu adına çıkartılan icra emri tebligatının 19.08.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davacıya ihtarname gönderilmediği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, 01.07.2019 tarihli ihtarnamenin Beyoğlu 48. Noterliği 03.07.2019 tarih ve 87023 yevmiye numarası ile davacının ipotek sözleşmesinde yer alan Yakınca Mah. 3. Cad … Blok No:18 Yeşilyurt/Malatya adresine gönderildiğini, söz konusu ihtarnamenin 08.07.2019 tarihinden muhatabın yeni adres bildirmeden adresten ayrılmış olması nedeni ile iade döndüğünü, bu husus dosya arasında mevcut ihtarname ve tebliğ şerhinden açıkça görülmekte olduğunu, hem yasal düzenlemeler gereği hem de 16.05.2017 tarihli ipotek sözleşmesi gereği ipotek borçlusunun (davacının) sözleşmede belirttiği adresini değiştirmesi ancak yeni adresini ipotek alacaklısı davalı bankaya noter aracılığı ile bildirmesi halinde geçerli olacağını, aksi takdirde sözleşmede belirtilen adrese yapılan tebligatlar iade dönse bile geçerli olarak tebliğ edilmiş sayılacağını, sözleşmede belirtilen adrese ulaştığı tarihin ise tebligat tarihi olarak sayılacağını, ipotek sözleşmesinin 2. sayfasında ” … Tarafların yapılacak tebligatlara esas teşkil edecek yurt içinden bir tebligat adresi bildirmeleri gerektiğini ve adres değişikliklerinin tapu sicil müdürlüğüne bildirilmemesi halinde tebligatların eski adrese ulaştığı tarihin tebellüğ tarihi sayılacağını kabul ettiklerini birlikte ifade ve beyan ettiler.” yer alan ifadesi ile, ipotek sözleşmesinin 13. maddesinde “… ….., Mah. 3. Cad … Blok No:18 44000 …..,/ Malatya adresini, … yasal ikametgah olarak edindiğimizi, Türkiye İçindeki Merkezi Nüfus İdare Sistemi (MERNİS)’nde kayıtlı olan son güncel adresimizin yasal ikametgah ve tebligat adresimizin olduğunu, … bu adreslere ulaştığı tarihte tarafımıza tebliğ edilmiş sayılacağını şimdiden kabul, beyan ve taahhüt ederiz.” yer alan ifadesi ile sözleşmeden belirtilen Yakınca Mah. 3. Cad … Blok No:18 44000 Yeşilyurt/Malatya adresinin tebligat adresi olduğunu, davacının adres değişikliği halinde bunu alacaklı bankaya bildireceğini aksi takdirde bu adrese yapılan tebligatların bu adrese ulaştığı tarihte tebliğ edilmiş sayılacağını davacının kabul ettiğinin açık olduğunu, İİK 149 ve İİK 150/ı maddesindeki şartlar mevcut olduğundan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapılmasında kanuna aykırılık bulunmadığından, davanın ve taleplerin reddine dair ilk derece mahkemesi kararının doğru olduğunu, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı görüldüğünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu dava dilekçesini tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, borca, faize ve ferilerine itiraz nedeniyle takibin iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu 149. madde, 150. madde.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.