YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13656
KARAR NO : 2011/653
KARAR TARİHİ : 24.01.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TERKİN-ELATMANIN ÖNLENMESİ-YIKIM
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı …, davalıların kayden malik olduğu çekişmeli 1003 ada, 5 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, bu kısmın tapu kaydının iptali ile terkinine, elatmanın önlenmesi ve muhdesatın yıkımına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “…çekişme konusu 1003 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 31.11.1952 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmaları sırasında dere yatağı olarak tescil harici bırakılan ve bilahare 11.11.1963 tarihinde … Köyü Tüzel Kişiliği adına ihdasen tescil edilen 557 sayılı parselin ifrazından oluştuğu ve halen davalılar adına kayıtlı bulunduğu, başka bir ifadeyle ilk tesisinden kadastro tutanağına bağlanmadığı, bu nedenle 3402 Sayılı Yasanın uygulama olanağı bulunmadığı, bunun sonucu olarak da 5841 Sayılı Yasanın uygulanamayacağı, davada ileri sürülen iddianın ve savunmanın içeriğine göre; yanlar arasındaki uyuşmazlığın, “kıyı kenar çizgisinin” saptanmasından kaynaklandığı, öncelikle idare tarafından 362l Sayılı Kanunun 9.maddesi hükmüne göre “kıyı kenar çizgisi” haritasının düzenlenip, düzenlenmediğinin araştırılması, daha sonra üç Jeolog veya Jeoloji Mühendisi veya Yüksek Mühendisinden oluşturulacak uzman bilirkişi kurulu ve Tapu Fen Memuru aracılığıyla yerinde keşif yapılması; harita düzenlendiğinin ve 28/11/1997 gün, 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda belirtildiği şekilde işlem gördüğünün, böylece davanın taraflarını bağlayan bir içerik kazandığının anlaşılması durumunda “kıyı kenar çizgisinin” idarenin düzenlendiği haritaya değer verilerek saptanması, harita düzenlenmediğinin ya da düzenlenip de İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı gibi bizzat bildirim yapılmadığının veya ilanen bildirime karşın, idari yargıya başvurulmadığının ortaya çıkması halinde ise, kıyı kenar çizgisinin bilimsel verilerden ve düzenlenmiş olmakla birlikte bağlayıcılık niteliğini kazanamamış haritadan delil olarak yararlanılarak belirlenmesi, belirlenen çizginin Tapu Fen Memuru sıfatını taşıyan uzman bilirkişinin krokisine infazda kuşkuya yer bırakmayacak biçimde yansıtılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı … tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacı Hazinenin temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 24.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.