YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2652
KARAR NO : 2023/3993
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/38 Esas, 2016/272 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/38 Esas, 2016/272 Karar kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 27.10.2020 tarihli ve 2020/10165 Esas, 2020/14835 Karar sayılı kararı ile yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığı hususunda rapor aldırılması gerektiğinin gözetilmemesi, kemik kırığı nedeniyle yapılan artırımın fazla olması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2020/.576 Esas, 2022/736 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve son bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle neticeten 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin, sübuta, suçun unsurlarının oluşmadığına, meşru savunmaya, haksız tahrik indiriminin az olduğuna, yaralanma ile sanığın eylemi arasında illiyet bağı olmadığına, seçenek yaptırım ve ertelemeye, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın kahvehanede oyun oynadığı sırada şikayetçinin müdahale etmesi üzerine aralarında tartışma çıktığı, şikayetçinin sanığın boğazını sıkması üzerine, sanığın da kafa atmak suretiyle şikayetçiyi yüzünde sabit iz niteliğinde ve kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, şikayetçi ve tanıklar beyanları, şikayetçinin yaralanmasına ilişkin adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın eylemi neticesinde, şikayetçinin yüzde sabit iz niteliğinde yaralandığı aynı zamanda hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyen kemik kırığının meydana geldiği olayda, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası
uyarınca temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak aynı Kanun’un 61 … ve 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından ve kazanılmış hak gereği infaz edilecek sonuç ceza değişmeyeceğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında seçenek yaptırım ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduğu, şikayetçiden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu ve meşru savunma koşulları oluşmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2020/576 Esas, 2022/736 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.