Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/5125 E. 2023/1665 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5125
KARAR NO : 2023/1665
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1127 E., 2022/1061 K.
MÜDAHİLLER : 1-… 2-… 3-… 4-… 5-… vekili Avukat … 6-Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası A.Ş. vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 19.09.2019
HÜKÜM/KARAR : Usulden Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/575 E., 2022/261 K.

İflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın bir kısım müdahiller vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin borçlarının, aktif varlıklarının çok üzerinde olduğunu, borçlarını ödeyemez duruma düştüğünü ileri sürerek, iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Bir kısım müdahil alacaklı vekili, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin 31.12.2021 tarihli rayiç öz varlıklarının (-) 19.818.107,07 TL olarak tespit edildiği, şirketin borca batık durumda olduğu gerekçesiyle, iflasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde müdahiller …, …, …, …, … vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvuru dilekçesinde; müvekillerinin davacı şirketin ortağı olduklarını, şirketin yönetiminde bulunan Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş.’nin yanlış uygulamaları ve kullandığı krediler nedeniyle şirketin mali durumunun bozulduğunu, müvekillerinin hisse oranlarının düşürüldüğünü, şirketin hileli bir şekilde borca batık hale getirildiğini, şirketin otel ve arsası satılarak zarara uğratıldığını, şirketin bu satış nedeniyle borca batık hale geldiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlunun başvurusu ile iflas halinde, İİK’nın 178/2. maddesi uyarınca, iflas talebinin İİK’nın 166/2. maddesindeki usulle ilan edileceği ve alacaklıların iflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde davaya müdahale veya itiraz ederek, borçlunun iflas talebini, hakkındaki takipleri ertelemek ve borçlarını ödemeyi geciktirmek için yaptığını ileri sürerek, mahkemeden talebin reddini isteyebilecekleri, somut olayda, iflas talebi ilanlarının 06.11.2019 tarihli ulusal bir gazetede ve 11.11.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yapıldığı, istinaf yoluna başvuran müdahillerin ise 07.08.2020 tarihinde müdahale dilekçesi sundukları, kanunda öngörülen onbeş günlük sürede müdahale ve itiraz dilekçesi sunmayan alacaklıların, istinaf yoluna başvurma hakları bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde müdahiller …, …, …, …, … vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Müdahiller vekili temyiz başvuru dilekçesinde; müvekillerinin davacı şirketin alacaklıları değil ortağı olduklarını, bu nedenle İİK’nın 178/2. maddesinin somut olayda uygulama yeri bulunmadığını, şirket hakkında derdest bir dava bulunduğunu öğrendikleri anda davaya müdahale ettiklerini ileri sürmüş, bunun yanında istinaf başvuru dilekçesinde dile getirdiği diğer hususları da temyiz nedeni olarak belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370, 371. maddeleri ile İİK 178. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 . maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup müdahiller …, …, …, … ve … vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden müdahillere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.