YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2408
KARAR NO : 2023/2860
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul … 18. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve taşınmazın tahliyesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile itirazının kaldırılmasına, takibin devamına, davalı borçlunun asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine, kira sözleşmesinin temerrüt nedeniyle feshi ile davalı borçlunun mecurdan tahliyesine karar verilmiştir.
Kararın davalı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Alacaklı dava dilekçesinde; adi yazılı kira sözleşmesine dayalı Örnek 13 takipte, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlu tarafından takibe konu kira döneminin takip talebine açıkça yazılmadığını, ilgili Bakanlık tarafından Covid 19 salgını nedeniyle alınan ve işletme faaliyetine getirilen geçici durdurma kararı nedeniyle ifa imkansızlığının oluştuğunu, salgın ve ifa imkansızlığı nedeniyle kira sözleşmesinin uyarlanması gerektiğini ileri sürerek borca itirazda bulunulduğunu, takibe konu kira döneminin 2020 yılı Ağustos ayına ilişkin olup Cumhurbaşkanlığı tarafından ihdas edilen 7226 sayılı yasada belirlenen tahliye yasağı kapsamındaki dönemler dışında kaldığını, Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan uyarlama davasının bekletici mesele yapılamayacağını, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek yapılan itirazın kaldırılması ve kira sözleşmesinin feshi ile davalı borçlunun, temerrüt nedeniyle “……, …., Cad. …., Apt. No: 7/11 B. Daire: 28 …..,/İstanbul” adresindeki taşınmazdan tahliyesine ve asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı borçlu cevap dilekçesinde; takibe konu kira sözleşmesinin 2020 yılı Mart, Nisan ve Mayıs aylarının kira ödeme yükümlülüğünün kaldırılması, devam eden aylar için de kira bedelinde %50 indirim yapılması hususunda İstanbul … 14. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/627 Esas sayılı dosyası ile uyarlama davası açtıklarını, sonucunun huzurdaki yargılamayı etkileyeceğinden bekletici mesele yapılması gerektiğini, Covid salgını nedeniyle çıkarılan Genelge kapsamında geçici süre ile ifa imkânsızlığının söz konusu olduğunu, bu nedenle anılan dönem için kira ödemek durumunda bırakılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, salgın sebebiyle değişen ekonomik şartlar doğrultusunda kira bedelinin fahiş olduğunu, her ne kadar 7226 sayılı Kanunun Geçici 2. Maddesi ile kabul edilen düzenlemede kira bedellerinin ödenmemesinin kira sözleşmesinin feshi ile işyerinin tahliyesi sebebi oluşturmaması hususu 01.03.2030 tarihinden 30.06.2020 tarihine kadar işleyecek kira bedelleri ile sınırlı tutulmuş ise de 30.06.2020 tarihinden sonra ve halen daha devam etmekte olan süreçte salgının etkilerinin sona ermediğini, faaliyetlerine halen tam kapasite ile başlayamadıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlunun itirazında, ödeme emrindeki kira bedellerine itiraz etmediğinden talep edilen kira bedellerinin kesinleştiği, bu nedenle bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, her ne kadar davalı borçlu tarafından Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan kira bedelinin tespiti davasının bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de, Yargıtay içtihatları uyarınca beklenmesine gerek görülmeyerek yargılamaya devam edildiği, kira bedellerinin ödendiğini ispatla mükellef olan davalı borçlu tarafından dosyaya İİK’nın 269/c maddesi uyarınca delil sunulmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile itirazının kaldırılmasına, takibin devamına, davalı borçlunun asıl alacağın (10.500 TL) %20’si oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine, kira sözleşmesinin temerrüt nedeniyle feshi ile davalı borçlunun mecurdan tahliyesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı borçlu istinaf dilekçesinde; takibe konu kira sözleşmesinin farklı aylarının kira ödeme yükümlülüğünün kaldırılması, devam eden aylar için de kira bedelinde %50 indirim yapılması hususunda açtıkları İstanbul … 14. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/627 Esas sayılı dosyası ile uyarlama talebinde bulunduklarını, sonucunun huzurdaki yargılamayı etkileyeceğinden bekletici mesele yapılması gerektiğini, Covid salgını nedeniyle çıkarılan Genelge kapsamında geçici süre ile ifa imkânsızlığı söz konusu olduğunu, bu nedenle anılan dönem için kira ödemek durumunda bırakılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, salgın sebebiyle değişen ekonomik şartlar doğrultusunda kira bedelinin fahiş olduğunu, her ne kadar 7226 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi ile kabul edilen düzenlemede kira bedellerinin ödenmemesinin kira sözleşmesinin feshi ile işyerinin tahliyesi sebebi oluşurmaması hususu 01.03.2030 tarihinden 30.06.2020 tarihine kadar işleyecek kira bedelleri ile sınırlı tutulmuş ise de 30.06.2020 tarihinden sonra ve halen daha devam etmekte olan süreçte salgının etkilerinin sona ermediğini, faaliyetlerine halen tam kapasite ile başlayamadıklarını, uyarlama davası sonucunda verilecek karara göre ödeme yapılmaması halinde tahliye kararı verilmesi gerektiğini ve tahliye kararının icrasının telafisi mümkün olmayan zarara neden olacağını, aleyhe tazminata hükmedilmesinin de isabetsiz olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığın ödenmeyen kira bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın kaldırılması ve mecurun tahliyesi talebine ilişkin olduğu, davalı borçlu şirketin icra takibine itirazında, kira akdini ve imzasını açık ve kesin olarak reddetmediği, bu nedenle akdi kabul etmiş sayıldığı, davalı kiracının takip konusu kira borcunu ödediğini ve itirazında belirtilen hususları İİK’nın 269/c maddesinde belirtilen belgelerle ispat edemediği, istinaf başvurusunda dahi ödeme belgesi sunulmadığı, bu yönüyle icra takibindeki borçtan sorumlu olduğu, dar yetkili İcra Mahkemesinin uyarlama davasının sonucunun beklenmesi mümkün olmadığından temerrüdün gerçekleştiği, takip konusu alacak likit olduğundan davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı borçlu temyiz dilekçesinde; takibe konu kira sözleşmesinin farklı aylarının kira ödeme yükümlülüğünün kaldırılması, devam eden aylar için de kira bedelinde %50 indirim yapılması hususunda açtıkları İstanbul … 14. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/627 Esas sayılı dosyası ile uyarlama talebinde bulunduklarını, sonucunun huzurdaki yargılamayı etkileyeceğinden bekletici mesele yapılması gerektiğini, Covid salgını nedeniyle çıkarılan Genelge kapsamında geçici süre ile ifa imkânsızlığı söz konusu olduğunu, bu nedenle anılan dönem için kira ödemek durumunda bırakılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, salgın sebebiyle değişen ekonomik şartlar doğrultusunda kira bedelinin fahiş olduğunu, her ne kadar 7226 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi ile kabul edilen düzenlemede kira bedellerinin ödenmemesinin kira sözleşmesinin feshi ile işyerinin tahliyesi sebebi oluşurmaması hususu 01.03.2030 tarihinden 30.06.2020 tarihine kadar işleyecek kira bedelleri ile sınırlı tutulmuş ise de 30.06.2020 tarihinden sonra ve halen daha devam etmekte olan süreçte salgının etkilerinin sona ermediğini, faaliyetlerine halen tam kapasite ile başlayamadıklarını, uyarlama davası sonucunda verilecek karara göre ödeme yapılmaması halinde tahliye kararı verilmesi gerektiğini ve tahliye kararının icrasının telafisi mümkün olmayan zarara neden olacağını, aleyhe tazminata hükmedilmesinin de isabetsiz olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin ilamsız takipte itirazın kaldırılması ve taşınmazın temerrüt nedeniyle tahliyesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 269. ve 269/c maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 315. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, sair yasal mevzuat.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup muteriz borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.