Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/411 E. 2023/681 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/411
KARAR NO : 2023/681
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/484 E., 2022/326 K.
DAVALILAR : 1- … 2- … vekilleri Avukat …
3- … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 31.05.2012
KARAR : Red

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozmasına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;davacının davalıya ait … Makine Sanayi ünvanlı işyerinde 19.10.1981 tarihinde çalışmaya başladığını, şerit bileme makinesi işinde 1987 yılına kadar çalıştığını, bu çalışmaların 1985-1987 dönemine ait olanların kurum kayıtlarında gözüktüğünü, bu dönem öncesi hizmetlerin davalı kuruma bildirilmemiş olduğunu beyanla, müvekkilinin 19.10.1981-22.05.1985 tarihleri arasındaki kesintisiz hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vasisi vekili cevap dilekçesinde, talep konusu dönemin 1981-1985 dönemi olduğunu, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu, davacının talep konusu dönemde …’nun işyerinin ortağı olmadığını, daha sonraki dönemde ortak olsa bile dava konusu dönem yönünden sorumlu tutulmayacağını, davalılardan …’nun hasta olduğunu ve eşi …’nun vasisi olduğunu bu yüzden …’nun vasisi olarak davaya dahil edilmesi gerektiğini, talep konusu dönemde işyerinin … ve … tarafından ortak işletildiğini, işyerinde sigortasız işçi çalıştırılmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, öncelikle husumet ve zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının davalı adına kayıtlı işyerinde 1985/1-1987/2 dönemlerinde hizmetlerinin bildirilmiş olduğunu, bunun dışında çalışma kaydı olmadığını, bu tür hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu, şahsi sicil dosyası gibi çalışma olgusunu gösteren her türlü belge ve bilginin toplanması gerektiğini, ayrıca davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğinden bahisle yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle sorumlu tutulamayacaklarını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2013 tarihli ve 2012/205 E. 2013/499 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacının 19.05.1982-22.05.1985 tarihleri arasında davalılar adına kayıtlı 26821 işyeri sicil nolu işyerindeki hizmetlerinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Kapatılan 21. Hukuk Dairesinin 23.10.2014 tarihli ve 2014/14740 E. 2014/20912 K. sayılı ilamında, davacının davalı işyerinde çırak olarak çalıştığına dair yazılı belgeler bulunduğu belirtilerek belgelerin aksimin ispat edilemediği, 23.08.1967 doğumlu olan davacının mahkemece sigortalı kabul edilen 19.05.1982-22.05.1985 tarihleri arasında 18 yaşından küçük olması, çalışılan işyeri ve çalışma koşulları ile yapılan işin niteliği birlikte değerlerdirildiğinde davacının çalışmalarının çırak olarak geçtiği anlaşıldığından davacının üretime yönelik çalışmasının hangi tarihte ve ne şekilde başladığına dair araştırma yapılmadan eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesinin doğru olmadığı buna göre kabul edilen dönem yönünden gerekirse daha önceden dinlenen bordro tanıklarını yeniden dinleyerek davacının bu dönemde davalı işyerinde yaptığı işin niteliğinin tespit edlerek, davacının işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıp katılmadığını veya meslek ve sanat eğitimi alıp almadığını, davacının üretime yönelik çalışmasının hangi tarihte ve ne şekilde başladığını açık ve net şekilde belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yönünde karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 09.04.2015 tarihli ve 2015/51 E. 2015/259 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Kapatılan 21. Hukuk Dairesinin 15.10.2015 tarihli 2015/12724 E. 2015/18489 K. sayılı ilamında; davacının davalı işyerinde çırak olarak çalıştığına dair yazılı belgeler bulunduğu ve dosya kapsamında bu belgelerin aksini ispat edecek tanık beyanları dışında herhangi bir yazılı delil bulunmadığı, 23.08.1967 doğumlu olan davacının mahkemece sigortalı kabul edilen 19.05.1982-22.05.1985 tarihleri arasında 18 yaşından küçük olması, çalışılan işyeri ve çalışma koşulları ile yapılan işin niteliği birlikte değerlerdirildiğinde davacının çalışmalarının çırak olarak geçtiği ve davacının üretime yönelik olarak çalıştığı dönemlere ilişkin olarak Kuruma bildirimlerinin yapıldığının anlaşıldığı,buna göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkeme Direnme Kararı
Mahkemenin 18.02.2016 tarih ve 2015/807 Esas ve 2016/56 Karar sayılı hükmü ile önceki kararında direnilmesine, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalılar … ve … vekili temyiz dilekçesinde,davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının 19.10.1981-15.12.1984 arasında çırak olarak çalıştığını çıraklık hizmetlerinin bildirilmesi sırasında uzun sigorta kolları primi ödenmediğinden, sadece kısa vadeli sigorta kolları primi ödendiğinden, davacının söz konusu hizmetlerinin tespitini istemesinde hukuki menfaati bulunmadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde, bozma gerekçeleri yerine getirilmeden kurulan hükümün bozulması gerektiğini belirtmiştir.

B. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
1.Yargıtay 21. Hukuk Dairesi (kapatılan) tarafından yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 23.06.2020 tarihli ve 2016/21-1524 E. ve 2020/442 K. sayılı ilamı ile “…mahkemece; dosya içeriğinde bulunan çıraklık sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 2089 sayılı Kanun’un aradığı şartları taşıyıp taşımadığının araştırılmasının yanı sıra 23.08.1967 doğumlu davacının dava konusu dönemde 18 yaşından küçük olduğu ve davacıya ait hizmet cetvelinde davacının 07.01.1985-22.05.1987 tarihleri arası hizmetlerinin davalı işyerinden Kuruma bildirilmiş olduğu hususları da dikkate alınarak davacıya eğitim bilgileri açıklatılmalı, davacının ihtilaf konusu dönem içerisinde eğitim-öğretim, okula devam durumu ile kalfalık belgesinin olup olmadığı tespit edilmeli, davacıya bir meslek ve sanatın öğretilip öğretilmediği ya da davacının işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıp katılmadığını, meslek ve sanat eğitiminin arka planda tutulup tutulmadığını belirlemek için davacı tanıkları ile bordro tanıkları ayrıntılı şekilde yeniden dinlenilmeli, ayrıca tanıklara davacının tam ücret mi yoksa işyerinde çalışan diğer işçilere kıyasen daha düşük bir miktarda ücret mi aldığı da sorulmalı ve davacının sonraki çalışmalarının niteliğini belirleyebilmek amacıyla 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesi hükümleri de göz önünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmelidir…” gerekçesiyle direnme kararının açıklanan bu değişik gerekçeler ile bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı sonrasında dosya kapsamına dahil edilen bilgi ve belgelerden davacının ilkokul mezunu olduğu ve kalfalık belgesinin bulunmadığının anlaşıldığı, dinlenen tanıkların beyanlarından davacının üretime fiilen katılıp katılmadığının, ücretinin diğer işçilere nazaran ne şekilde olduğunun, davacıya meslek ve sanat öğretme unsurunun ön planda olup olmadığının tespiti mümkün olmamış olup dosya kapsamına sunulan 19.10.1981 tarihli çıraklık mukavelesi ile 15.12.1984 tarihli ibraname başlıklı belge içeriğinden davacının söz konusu tarihler arasında davalı işyerinde çırak olarak çalıştığına dair mevcut yazılı belgelerin aksini ispat edecek tanık beyanları dışında herhangi bir yazılı delil bulunmadığı, hizmet tespiti talep edilen 19.05.1981–22.05.1985 tarihleri arasında davacının yaşının 18 küçükten olması, davacının eğitim durumu, çalışılan işyeri ve çalışma koşulları ile yapılan işin niteliğinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacının çalışmasının çırak olarak geçtiği ve davacının üretime yönelik olarak çalıştığı dönemlere ilişkin olarak Kuruma bildirimlerinin yapıldığı anlaşılmakla…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

2. 506 sayılı Kanunun 3 üncü, 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ve 108 inci maddeleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.