Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/1118 E. 2011/3539 K. 28.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1118
KARAR NO : 2011/3539
KARAR TARİHİ : 28.03.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu 1941 parsel sayılı taşınmazdaki 3 katlı villanın intifa hakkını üzerinde bırakarak kuru mülkiyetini kendisine bakmak kaydıyla 1996 yılında davalıya temlik ettiğini, davalının 1992 yılından 1996 yılına kadar bir sorun olmadan kendisine baktığını, ancak davalının tehdit ve baskıları üzerine 2001 yılında evlendiklerini ve 2004 yılının ağustos ayında davalı ve çocukları tarafından evden çıkartıldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptaliyle adına tescil ve intifa hakkını kullanabilmek için taşınmazın kendisine teslimi isteminde bulunmuş, yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiş, mirasçılarından …. …, ….ve … davadan feragat etmişlerdir.
Davalılardan Müesser, davanın reddini savunmuş, diğer davalı Hazine vekili de davanın husumet yönünden reddi gerektiğini bildirmiştir.
Mahkemece, davadan feragat eden mirasçılar yönünden feragat nedeniyle, diğer davacılar yönünden de kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı Hazine bakımından ise husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, bir kısım davacılar vekili ile davalı … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle temliki yapan ve yargılama sırasında vefat eden davacı …’ın 10.01.1996 tarihli akitle satış yoluyla taşınmazın çıplak mülkiyetini devrettiği, davalı …’den haricen düzenlenen tarihsiz taahhütname aldığı, böylece tapuda satış biçiminde işlem yaptığını bildiği, buna karşın eldeki davada hile, baskı iddialarında bulunduğu, iddianın ileri sürülüş biçimi itibarıyla davacının kendi muvazaasına dayanamayacağı belirlendiğine göre Mahkemece davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu yöne değinen davacıların temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalı …..’in temyiz itirazlarına gelince; keşifte belirlenen değer üzerinden harcın yargılama sırasında tamamlanmadığı gözetilmek suretiyle dava dilekçesinde belirlenen değer üzerinden avukatlık parasına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının da reddine.
Davacı …’ın, yargılama sırasında vefatı nedeniyle davada taraf olan mirasçılardan bir kısmının davadan feragat etmiş olmalarının da terekenin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu gözetildiğinde hukuki sonuç doğurmayacağı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, bir kısım mirasçılar yönünden davanın feragat nedeniyle reddi yönünde verilen karar isabetsiz ise de, bu husus yargılamanın yenilenmesini gerektirmediğinden hüküm fıkrasındaki 1. bendin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.