Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/1469 E. 2010/2286 K. 13.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/1469
KARAR NO : 2010/2286
KARAR TARİHİ : 13.04.2010

… ile …’ı kasten yaralamaktan sanık …, … …’ı yaralamaktan sanıklar … ile …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (…) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23/03/2007 gün ve 604/55 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-)Katılan-sanık … müdafii yasal süresi içinde verdiği süre tutum dilekçesinde hükmü sadece “sanık” sıfatıyla temyiz ettiğinden, yasal süreden sonra “katılan” sıfatıyla yapmış olduğu temyiz isteminin CMK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-)Sanık …’in mağdur …’yi kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan silinme koşulları oluşmamış mahkumiyeti bulunduğundan, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin yasal olarak uygulanması olanağının bulunmadığı değerlendirilmiştir.
3-)Sanık …’in mağdurlar … ve …’yi kasten yaralama suçlarından cezalandırılmasına dair kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde mağdur …’yi kasten yaralama suçunun niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin ağır haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine, katılan … vekilinin suç vasfına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A-)Sanık … hakkında mağdur …’yi kasten yaralama suçu yönünden, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 2006/8-167 Esas, 2006/198 Karar sayılı 26.09.2006 tarihli kararında açıklandığı üzere; suç önceden işlenmiş olsa dahi, 647 sayılı Kanunun yürürlükten kalktığı 01.06.2005 tarihinden sonra, ödenmeyen adli para cezası bakımından anılan Kanunun 5/5 maddesine dayanılarak gecikme zammı alınmasına karar verilemeyeceğinden, “6183 sayılı Kanunun 51. uyarınca gecikme zammı uygulanmasına” ilişkin bölümünün hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmek suretiyle CMUK.nun 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN ve sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (ONANMASINA),
B-a)Sanık … hakkında mağdur …’i kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; olay günü tarlasının başında biçerdöver sırasının kendisine geldiğini düşünen sanık …’in, yakındaki başkasına ait tarladaki işin bitmesi üzerine mağdur …’in yeğeni olan …’nin biçerdöverin üzerine çıkarak dayısının tarlasına yönlendirdiğini görmesi ve buna tepki göstererek biçerdöverin üzerine çıkıp …’ye küfrederek onu ittirip aşağıya düşürmesi üzerine, mağdur …’in olay yerine gelerek elindeki tahra ile sanık …’in sol kasık üst bölge lateraline vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı, kavganın devamı sırasında sanığın cebindeki çakı bıçağını çıkartarak mağdur … ile yeğeni …’yi savurması sonucu; sol meme başı altı, sol koltuk altı ön çizgisi üzeri, sol dirsek ve sternum üzerinden toplam 4 (dört) isabet alan mağdur …’in, sol meme başı altında ve sol koltuk ön çizgisi üzerinde tanımlanan 2 (iki) adet kesici delici alet yaralarından en az birinin göğüs boşluğuna girerek pnömotoraksa ve perikard efüzyonuna neden olduğu ve bu nedenle hayati tehlike geçirdiği, olay yerindeki üçüncü kişilerin müdahalesi üzerine sanığın eylemine devam edemediği olayda;
aa-)Hedef alınan bölge, kullanılan aletin elverişliliği, darbe sayısı, yaraların niteliği ve engel halin varlığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, kasten insan öldürmeye teşebbüs suçu yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek kasten yaralama suçundan yazılı şekilde karar verilmesi;
bb-)Biçerdöverin çalışması konusunda oradaki kişilerce belirlenmiş bir sıranın bulunmadığının anlaşılması karşısında; biçerdöveri dayısı mağdur …’in tarlasına götürmek isteyen …’ye küfredip onu biçerdöverden aşağıya ittirerek düşürmek suretiyle ilk haksız hareketin sanık …’den geldiği anlaşılmış ise de, mağdur … tarafından gösterilen tepkide aşırılık ve açık bir oransızlık bulunduğu ve tahrikte dengenin sanık lehine bozulduğu dikkate alınarak haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi;
b-)Sanıklar … ve …’nin mağdur …’i kasten yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca, sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile katılan-sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA),13/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.