YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12149
KARAR NO : 2023/3734
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince son bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik , süre , temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davanın konusu; … ili … ilçesi … köyü …. Harmanı mevkii 101 ada 6 parsel 2585,60 m2 tarla vasfıyla hükmen 26.04.2013 tarihinde tam hisse ile elbirliği halinde …, …, … ve … adına kayıtlı taşınmaza ilişkindir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Orman İdaresince Eflani Kadastro Mahkemesinin 2009/39 Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine açmış olduğu eylemli orman iddiasına dayalı davanın kabulüne karar verilmişse de Yargıtayca tahdit dışında kalan taşınmazlar için Orman İdaresinin davasının dinlenemeyeceği, eylemli ormanlarda dava ehliyetinin Hazineye ait olduğu gerekçesiyle kararın bozulduğunu bozmaya uyularak mahkemece davanın reddine karar verildiğini, taşınmazın davalılar adına tapuya kayıt ve tescil edildiğini, dava konusu 101 ada 6 parselin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan olması nedeniyle tapusunun iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; davalılara taşınmazın atalarından intikal ettiğini, kendini bildi bileli babasının ondan sonra da kendisinin ekip biçtiğini, taşınmazın hükmen adlarına tescil edildiğini, yersiz davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.02.2014 tarihli, 2013/280 Esas ve 2014/61 Karar sayılı kararı ile tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden; Kapatılan Eflani Kadastro Mahkemesinin 2009/39 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde; dava konusu taşınmazın orman içi açıklık olması sebebiyle orman vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2011/16022 Esas ve 2012/6275 Karar sayılı ilamıyla davanın husumet yönünden reddi gerektiğinden bahisle bozulması üzerine yerel mahkemece davanın reddine karar verildiği, verilen bu karardan sonra davacı tarafından taşınmazın orman içi açıklık olduğundan bahisle iş bu davanın ikame edildiği, kadastro mahkemesi dosyasında alınan ve hükme esas almaya elverişli bulunan orman bilirkişisi raporlarına göre iş bu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olmakla birlikte dört tarafının ormanla çevrili olması sebebiyle orman içi açıklık niteliğinde bulunduğu, yerleşik yargıtay içtihatları doğrultusunda bu nitelikteki taşınmazların da orman olarak değerlendirilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne,dava konusu Eflani İlçesi, Seferler Köyü 101 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV . BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay ( Kapatılan ) 20. Hukuk Dairesinin 16.04.2015 tarihli , 2014/9760 Esas ve 2015/3192 Karar sayılı ilamı ile davacı Hazine’nin , çekişmeli taşınmazın hem orman içi açıklık olduğunu ve hem de eylemli orman niteliğinde bulunduğunu iddia ettiği ,Mahkemece, ayrıca araştırma ve inceleme yapılmaksızın, Kadastro Mahkemesinin 2012/103-53 sayılı dava dosyadaki raporlar esas alınarak çekişmeli taşınmazın orman içi açıklık olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulduğu, gerek kesinleşen kadastro mahkemesi dosyasında ve gerekse de temyize konu dava dosyasında, çekişmeli taşınmaza komşu tüm komşu parsel tutanakları ve tapu kayıtlarının getirilmediği; çekişmeli taşınmazın orman içi açıklık sayılıp sayılamayacağının komşu taşınmazlar da dikkate alınarak tartışılması gerektiği, eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulduğu usulüne uygun araştırma inceleme yapılması gerektiği gerekçesi ile ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrasında eksik delillerin toplanarak Yargıtay ilamında belirtilen heyet ile keşfin icra edildiği, fen bilirkişisi tarafından kesinleşen orman sınır hattının gösterildiği, keşif sırasında yapılan gözlemde de parselin keşif tarihi itibariyle ekili dikili olmadığı, taşınmazın orta kısmında grup şeklinde … ağacının bulunduğu, dava konusu parseli çevreleyen taşınmazın etrafında yer yer 20’li yaşlarda muhtelif sayı ve çeşitte karaçam, ardıç vb ağaçların bulunduğu, orman yüksek mühendisinin raporunda Orman İşletme Şefliğince düzenlenen 08/04/2010 tarihli Orman Kadastro Haritası’nda 101 ada 6 no’lu parselin orman sınırları dışında kaldığının, 1984 ve 2001 yılına ait hava fotoğraflarında dava konusu parselin orman olmadığının ancak steoroskopik aletlerle daha güvenilir değerlendirme yapılabileceğinin ifade edildiği, 2000 yılında yapılan 2B çalışmalarında da dava konusu parselin orman sınırı dışında tarla olarak bırakıldığının, 6 numaralı parselin dört bir tarafında bulunan 5,7,2, ve 3 no ‘lu parsellerin orman bitkisi örtüsü ile kaplandığının, 2000 yılında tarla olan arazinin 17 yıllık süreçte ormana dönüştüğünün ifade edildiği, keşif neticesinde bilirkişiler tarafından hazırlanan raporların Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında ifade ettiği hususları ve işbu dosyanın bozma ilamında ifade edilen hususları şüpheye yer vermeyecek şekilde karşılamadığı kanaatiyle steoroskopik alet ile kapsamlı inceleme yapılmak üzere dosya orman, ziraat ve Harita ve Fotogrametri yüksek mühendislerinden oluşan heyete tevdii edildiği bilirkişiler tarafından yapılan inceleme neticesinde orman sınırlarının memleket haritası ve hava fotoğraflarında incelemeye ve denetlemeye elverişli şekilde çakıştırıldığı, dava konusu taşınmazın 3116 sayılı kanun kapsamında orman bitkisi örtüsü taşımadığının, memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre 1945 yılında orman bitki örtüsü taşımaması nedeniyle 4785 ve 5658 sayılı kanunlar kapsamında değerlendirilemeyeceğini, 6831 sayılı kanun yönünden ise 101 ada 6 parsel sayılı taşınmazın hava fotoğraflarında açık alanda bulunmasına rağmen çevre komşu parsellerinin Hükmen Kesinleşmiş Devlet Ormanı Parselleri olması nedeniyle “Orman İçi Açıklık -Boşluk ” özelliğinin taşıdığının ve devlet ormanı sayılan yerlerden olduğunun kabulünün gerektiğinin ifade edildiği Yargıtay bozma ilamındaki hususları karşılar 27/10/2018 tarihli rapora itibar edilerek davanın kabulü ile … İli, … İlçesi, … Köyü, … Mevkii, 101 ada 6 parselde …, …, … ve … adına kayıtlı tapu kaydının iptali Maliye Hazinesi adına ham toprak vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline şeklinde hüküm kurmak gerekirken kısa kararda sehven davalı …’ın ismine yer verilmediği, ancak kısa kararla gerekçeli karar arasında yerel mahkemece değişiklik yapılması mümkün olmadığından bahsi geçen eksikliğin tashihle giderilebilecek maddi hata niteliğinde olduğu anlaşılarak bu hususa değinmekle yetinilerek davanın kabulü ile;… İli, …. İlçesi, … Köyü … Mevkii 101 ada 6 parselde …, … ve … adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile Hazine adına ham toprak vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Mahkemece tashih şerhi ile hükmün 1 inci fıkrasında “……” dan sonra gelecek şekilde …’ın isminin eklenmesine, hükmün bu şekilde tashihine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … temyiz dilekçesinde ; mahkemece davanın kabulüne karar verilerek toplam 3003,78TL yargılama giderinin ayrıca 2725 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya bırakıldığını , bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu , davacı üzerinde bırakılması gerektiğini, temyiz incelemesi esnasında da rastlanacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, orman iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı …’ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle ;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
Taraflarca 1086 Sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinin 1inci fıkrası gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.