YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7612
KARAR NO : 2023/5733
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kasten yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından neticeten hükmolunan sırasıyla 2.000,00 TL, 620,00 TL, 2.100,00 TL adlî para cezalarına ilişkin mahkûmiyet kararlarının tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği
temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, hakaret, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve tehdit suçlarından cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 3.000,00 TL adli para cezası, kasten yaralama suçundan 2.000,00 TL adli para cezası, tehdit suçundan 620,00 TL adli para cezası, hakaret suçundan 2.100,00 TL adli para cezası ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 6.000,00 TL adli para cezası ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği,
1. Olaylarla kesinlikle alakası bulunmadığına,
2. Atılı eylemleri gerçekleştirmediğine,
3. Herhangi bir delil olmadan mahkumiyet kararı verildiğine,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; olay gecesi sanık … ile mağdur … arasında tartışma çıktığı, yaşanan tartışma üzerine sanık …’nın mağdurlar … ve Gürkan’a bıçak çektiği, mağdur …’in bu durumu babası mağdur … ve ağabeyi mağdur …’a anlattığı, bir süre sonra sanık … ve inceleme dışı sanık …’ün mağdurların evinin önüne gelerek mağdurlardan dışarı çıkmalarını istedikleri, tartışmanın büyüdüğü, sanık …’nın yanında getirdiği tabancayı mağdur …’a doğrulttuğu, aralarında arbede çıktığı, sanığın mağdura yönelik hakarette bulunduğu ve darp ettiği, son olarak tabanca ile ateş ettikten sonra kaçtığı iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden
Hükümlerin tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden
Suç tarihinin, 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251 inci maddesinin on birinci fıkrasında 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten önce olduğu anlaşılmakla;
Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 … ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 … ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması, bozma nedeni olarak kabul edilmiştir.
C-Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hüküm yönünden
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2015 tarihli iddianamesiyle, sanık … hakkında silahla tehdit suçundan üç ayrı fiilden dava açılmasına rağmen, Mahkemece bir kez tehdit suçundan hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; olay gecesi sanığın müştekilerin evinin önüne gelerek, dışarı çıkmalarını istediği, sanık ile müştekiler arasında tartışma çıktığı, tartışma esnasında sanık …’nın müştekilere silah doğrulttuğu, taraflar arasında arbede yaşandığı, son olarak sanık …’nın silahla havaya ateş ettikten sonra kaçtığı anlaşılan olayda, sanığın eyleminin, belli kişilere karşı olması hususu gözönüne alındığında, bir bütün olarak silahla tehdit suçunu oluşturduğu nazara alınmadan, yazılı şekilde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 26.05.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesi gereği, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu yönünden ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde karar verildi.