Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3330 E. 2023/3855 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3330
KARAR NO : 2023/3855
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/285 E., 2022/2463 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/348 E., 2021/383 K.

Taraflar arasındaki rücuan tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl dava ve birleşen davanın reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalı işveren … ünvanlı işyerinde çalışan kurum sigortalısı …’in 01.02.2017 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat ettiğini, müteveffanın hak sahiplerinden…’e 74.853,41 TL, …’e 43.134,98 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, toplam zararın 117.988,39 TL olduğunu, davalı işverenin kaza nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un 21 ve 76 ncı maddeleri uyarınca sorumluluğunun bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.600,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalı …’ten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dava dosyasının dava dilekçesinde; meydana gelen kaza olayı ile ilgili olarak alınan kusur raporlarında davalı …’ın ve müteveffa …’un kusurlu olduklarının belirlendiğinden hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerli gelirden doğan kurum zararından sorumlu olduklarını belirterek şimdilik 3.600,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılar …, … mirasçıları …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde özetle; olayda kusurlarının olmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi kararında özetle; “1-Asıl dava yönünden;
-Davalı … yönünden açılan davanın reddine,
-Dahili davalı … ve …’un mirasçıları olan …, …, …, …, …, …, …, …, …, … yönünden açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Birleşen Mahkememizin 2021/233Esas sayılı dosyası yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı kurum sigortalısı …’in davalılardan …’e ait işyerinde çalışırken 01.02.2017 tarihinde davalı işverene ait işin yürütümü sırasında meydana gelen trafik iş kazası sonucu vefat etmiş olduğunu, müteveffanın geride kalan hak sahiplerine kurum tarafından toplam 117.988,39 TL gelir bağlanmış olduğunu, meydana gelen bu iş kazası sebebiyle doğan kurum zararının tahsili talebiyle açılan davada asıl dava yönünden ve birleşen dava yönünden davanın reddine ve dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini, mahkemece verilen kararın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, verilen karara gerekçe olarak kabul edilen kusur raporlarının doğru olmadığını, hükme esas alınan kusur raporlarının yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın düzenlenmiş olup hukuka aykırı, denetime elverişsiz, bilimsel dayanaktan yoksun ve dosya kapsamıyla çelişkili olduğunu 01.02.2017 tarihinde meydana gelen iki farklı trafik kazasında da davalı ve davalıların murisi olan … ve …’un meydana gelen kazada müştereken ve müteselsilen kusurlu olduklarını, meydana gelen kazada davalılar murisi müteveffa … ve davalı …’ın %100 oranında kusurlu olduğunu, davada …’in ise araç sahibi olarak meydana gelen kazada işveren sıfatı ile 5510 sayılı Kanun düzenlemelere ve gerekse 2918 sayılı Kanun düzenlemeleri gereğince sorumlu olduğunu, hükme esas alınan kusur raporlarının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davanın kabul edilmesi gerekirken yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olup, kararın kurum lehine kaldırılması ve davalıların olayda %100 oranında kusurlu olduğu dikkate alınarak kurum zararının tazminine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rücuan tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesidir.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.