Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4853 E. 2023/4877 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4853
KARAR NO : 2023/4877
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1358 E., 2022/1965 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/387 E., 2020/97 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketin Ege Serbest Bölgesi … / … adresindeki işyerinde 2009/Ekim ayında işe başladığını ve münferit işlerde olmak üzere 11.06.2016 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, ancak 2011 yılında sigortalı yapıldığını ve bu işyerinden haberi olmadan 09.03.2016 tarihiyle çıkışı yapıldığını ve 10.03.2016 tarihiyle aynı şirketin Ege Serbest Bölgesi …/… adresinden girişi yapıldığını, oysa 2009/Ekim ayından 11.06.2016 tarihine kadar kesintisiz …../… adresinde çalıştığını iddia ederek, müvekkilinin 2009/Ekim ile 11.06.2016 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı şirket vekili, müvekkili şirket işyerinde kuru üzüm ve kuru incir gibi ürünlerin yıkama, ayıklama, temizleme, paketleme ve ihracat işlerinin yapıldığını, sezon durumuna göre işlerin azalıp çoğaldığını, buna göre işçi sayısında değişiklik olduğunu, davacının müvekkili şirket işyerinde 17.02.2011 tarihinde işe başladığını ve aynı tarihle işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiğini, bu işe giriş bildirgesinde davacının imzası bulunduğunu, davacının ilk işe başladığı işyerinin değiştirilmediğini, sadece müvekkili şirketin mevcut işyerinin önündeki sokakta bulunan fabrikanın ruhsatını alarak burada da faaliyetini sürdürmek istemesi nedeniyle muhasebeleştirme sırasında sehven işçilerin 09.03.2016 tarihinde işten ayrıldığı ve 10.03.2016 tarihiyle yeni işyerinde başladığı gösterildiğini, bu durumun sehven yapıldığı ve düzeltilmesi gerektiği Gaziemir Sosyal Güvenlik Merkezine duyurulduğunu, davacının ilk işe başladığı işyerinde işten çıktığı 11.06.2016 tarihine kadar çalıştığını, davada hak düşürücü süre olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket vekilinin cevap dilekçesi ekinde sadece davacının 2016/6 ıncı ay ücret pusulasını dava dosyasına delil olarak sunduğu, bu ücret pusulasında sigortalının imzasının bulunmadığı, davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde davalı şirkete ait … sicil numaralı işyerinden davacının 09.03.2016 tarihiyle çıkışı ve yine davalı şirkete ait … sicil numaralı işyerinden davacının 10.03.2016 tarihiyle girişi yapıldığını, ancak davacının bu işten çıkış ve giriş işleminin sehven yapıldığını, Kuruma da bu hususun düzeltilmesi için yazı yazıldığını beyan etmiş ise de, sigortalı hizmet döküm cetvelinde bu durumun gözükmediği, davalı şirketin bu durumu düzeltmek için … sicil numaralı işyerinden Kuruma iptal bildirge ve bordro, … sicil numaralı işyerinden asıl bildirge bordro vermediğinin tespit edildiği, sigortalı hizmet döküm cetvelinde her ne kadar davacının 17.02.2011 tarihi ile işe girişi ve 11.06.2016 tarihiyle çıkışı görülmekte ise de, davada dinlenen davacı tanığı …’un, davalı tanığı …’nun, davalı tanığı …’un, bordro tanığı …’nın, tanık …’ın beyanları ve bu beyanlara göre bazı sigortalıların işe girişinin Kuruma uzun zaman geçtikten sonra bildirildiği, diğer tespitler hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı şirkete ait … sicil numaralı işyerinde 01.10.2009 tarihinden 11.06.2016 tarihine kadar aralıksız çalıştığının, davada hak düşürücü süre bulunmadığının kabulü gerektiği, buna göre; 35.01.2011.04929 sigorta sicil numaralı davacı …’ın, davalı şirkete ait … sicil numaralı işyerinde 01.10.2009 tarihiyle işe başladığı ve aralıksız olarak 11.06.2016 tarihine kadar toplam 2411 gün çalıştığı, 1754 gününün Kuruma bildirimi yapıldığı, 657 gününün ise yapılmadığı, bildirimi yapılmayan günlerde o günlerin asgari ücretini aldığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Fer’i müdahil vekili; mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, tek başına işe giriş bildirgesinin çalışma olgusunu kanıtlamadığını, Kurum kayıtlarının aksinin resmi ve yazılı belgelerle ispatının zorunlu olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işveren Başaran Tarım Ürün. San. Tic Ltd. Şti. adına tescilli 1072292 sicil numaralı işyerinden 17.02.2011 – 09.03.2016, 1579094 sicil numaralı işyerinden 10.03.2016-11.06.2016 tarihleri arasında adına (7) kodu ile kısmi sigortalılık bildirimleri gerçekleştirilen davacının uyuşmazlık konusu dönemle çakışacak şekilde sigortalılığının bulunmadığı, istinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK 355 inci maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile özellikle, davacı tanığı …, davalı tanıkları ….. … ile bordro tanığı ….ve ….l’ın beyanları gözetildiğinde; davacının davalı şirkete ait … sicil numaralı işyerinde 01.10.2009 tarihinden 11.06.2016 tarihine kadar aralıksız çalıştığının anlaşıldığı, davalıya ait işyerinden sigortalılık bildirimleri bulunmakla davada hak düşürücü süreden sözedilemeyeceği dikkate alındığında, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğunun belirgin olduğu, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle feri müdahilin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 inci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

2. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3. Değerlendirme
1.Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Kabule konu 2009-2011 dönemi ile ilgili olarak dinlenilmeyen birden fazla bordro tanığı olmasına karşın tek bordro tanığı ile hüküm kurulamayacağı gözetilmeksizin hüküm tesis edildiği anlaşılmakla; diğer bordro tanıkları da dinlenilmek suretiyle bu dönem yönünden gerçek bir çalışma olup olmadığı, çalışma sürelerinin başlangıç ve bitiş tarihleri tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.