Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8098 E. 2023/4927 K. 11.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8098
KARAR NO : 2023/4927
KARAR TARİHİ : 11.07.2023

D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Suça sürüklenen çocuk müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2019 tarihli ve 2018/298 Esas, 2019/300 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 27.01.2022 tarihli ve 2020/780 Esas, 2022/55 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin, Cumhuriyet Savcısının ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri, suç vasfına, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılmasına, ceza miktarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan …’nın Sultangazi ilçesi kurbanlık satış alanında … süredir hayvan alım satım işi yaptığı, suça sürüklenen çocuğu öncesinde tanıdığı, olay tarihinden önce suça sürüklenen çocuğun katılanın yanında çalışmak istediği ancak katılanın reddettiği, suça sürüklenen çocuğun daha sonra katılanın yan çadırında çalışmaya başladığı, 11.08.2018 günü akşam saatlerine doğru katılanın çadırına doğru gitmek için aracı ile hareket etmek için aracına bindiği sırada, suça sürüklenen çocuğun arabanın arka koltuğuna geçerek oturduğunu gördüğü, kendisine neden arabaya bindiğini sorduğunda “… abi … gidiyorsan beni de oraya götür'” diye söylediği, mağdurun … gittiği halde kendisini götürmek istemediği için oraya gitmediğini söyleyip suça sürüklenen çocuğu … girişinde araçtan indirdiği, sonra bir adet tütün sardığı, tütün malzemelerini arka koltuğa koyarken koltukta bir cüzdan gördüğü, cüzdanın suça sürüklenen çocuğun olabileceğini düşünüp suça sürüklenen çocuğa verme düşüncesi ile cebine koyduğu, yola devam edip, Habipler girişinde köprünün önüne geldiğinde önüne birden bir kişinin atlaması üzerine katılanın arabayı durdurduğu, atlayan kişinin suça sürüklenen çocuk olduğunu fark ettiği, arabanın camını indirdiği, suça sürüklenen çocuğun mağdurun yanına geldiği, mağdurun suça sürüklenen çocuğa cüzdanını vermek için eğildiği sırada, suça sürüklenen çocuğun

mağdurun sol tarafına yanağına ele geçirilemeyen bıçağı sapladığı anlaşılmıştır. Olayın meydana geliş şekli, suça sürüklenen çocuk ile katılan arasında öldürmeyi gerektirecek boyutta ciddi bir husumetin bulunmaması, olayın ani gelişmesi, katılandaki yaranın niteliği ve sayısı, herhangi bir engelin bulunmamasına rağmen suça sürüklenen çocuğun eylemine kendiliğinden son vermesi, değerlendirildiğinde kastının öldürmeye değil yaralamaya yönelik olduğu değerlendirilerek bu yönde hüküm kurulmuştur.

2. Gaziosmanpaşa Adlî Tıp Kurumunun 07.09.2018 tarihli Adlî Tıp Raporu ve İstanbul Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulunun 18.06.2018 tarihli raporundan, kişinin vücudunda sol gluteal bölgede 1 (bir) adet, göğüs ön yüz solda 1 (bir) adet, sırt solda koltukaltı hizasında 1 (bir) adet, yüz solda 1 (bir) adet olmak üzere toplam 4 (dört) adet kesici delici alet yaralanması ve sol kol bölgesinde künt travmaya bağlı kırık tanımlandığı, göğüs solunda ve sırt solda tarif edilen kesici delici alet yaralarının ayrı ayrı trajeleri belirtilmediğinden, en az birisinin göğüs boşluğuna girip hemopnömotoraksa neden olduğu cihetle, bu yaralanmasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, sol kol bölgesindeki künt travmaya bağlı ulna olecranonda ve humerus epikondilde tespit edilen kırıkların; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1), Orta (2-3) ve Ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında ve birden fazla kırık saptandığından; şahısta saptanan kırıkların müştereken hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, sol gluteal bölgede ve yüz solda tarif edilen yumuşak doku seyirli kesici delici alet yaralanmaları için her bir yaranın ayrı ayrı değerlendirilmesinde, trajelerine uyan bölgede iç organ, büyük damar lezyonu tanımlanmadığı cihetle, yumuşak doku lezyonuna neden olan yaralanmasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, kişi hakkında düzenlenmiş tıbbi belgelerde tarif edilen ve kişinin 22.03.2019 tarihinde yapılan muayenesinde yüz sınırları içerisinde tespit edilen yara izinin belirli bir mesafeden, belirgin bir dikkat sarf etmeden, ilk bakışta fark edildiğine göre, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu, organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel bozukluk tarif ve tespit edilmediği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılanın yem getirmeye yardım bahanesiyle aracına aldığı suça sürüklenen çocuğu nispeten tenha bir yer olan Habipler çöplüğü mevkisine götürüp “seni seviyorum” diyerek vücudunu ellemeye başlaması üzerine panikleyip sinirlenerek aracın kapı cebinde tesadüfen bulduğu bıçakla kapıldığı tahrik’in etkisiyle birden çok vurduğu, fırsat bulup araçtan inen suça sürüklenen çocuğu tekrar yakalamaya çalışan katılana karşı suça sürüklenen çocuğun yine elindeki bıçakla vurarak etkisiz kılıp kaçtığı, bıçağın ele geçmediği, katılanın hayati tehlike geçirir tarzda yaralandığı tıbbi müdahale ile hayatta kaldığı, eylemin katılanın suça sürüklenen çocuğa yönelik haksız fiil sayılacak cinsel istismarı ile başladığı ve suça sürüklenen çocuğun kapıldığı öfke ile katılanın hayati organlarının bulunduğu göğüs kafesine birden çok darbe vurup boynundan da yaralaması dikkate alındığında eyleminin yaralama boyutunu aştığı, öldürme kastı

altında gerçekleştiği, lakin ölümle sonuçlanmadığı suça sürüklenen çocuğun katılanın oğluna olaydan sonra gönderdiğini ikrar ettiği sesli mesajdan “babanı öldürdüm sıra sende” diyerek olayı öldürme kastıyle gerçekleştirdiğinin kabulü gerektiğinden suça sürüklenen çocuk hakkında haksız tahrik altında öldürmeye teşebbüs suçunun sübut bulduğu anlaşılarak kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin süre yönünden 5271 sayılı Kanun’un 295 … maddesine göre kanuni ihbar bulunmamasına rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunmuş olduğu anlaşıldığından, Tebliğname’de süre yönünden temyizin reddi düşüncesine iştirak edilmemiştir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin suç vasfına, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılmasına, ceza miktarına yönelen temyiz itirazları yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, suç niteliğinin isabetli olarak belirlenerek yaptırımların yeterli ve yasal gerekçelerle uygulandığı, haksız saldırı olarak nitelendirilen eylem ile savunma arasında mazur görülebilecek nitelikte orantılılık bulunmadığından suça sürüklenen çocuk hakkında meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının uygulama alanı olmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 27.01.2022 tarihli ve 2020/780 Esas, 2022/55 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.07.2023 tarihinde karar verildi.