YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4055
KARAR NO : 2023/3911
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/173 E., 2023/7 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen 4/1-a kapsamında geçen çalışmalarının geçerli olduğu, yaşlılık aylığı bağlanması ve aylığın başlangıç tarihinin 01.01.2013 tarihi olarak düzeltilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin Bağ-Kur ve SSK sigortalısı olduğunu, müvekkilinin mülga 2926 sayılı Kanun’a istinaden yapılan 01.09.2005 tescilinin davalı kurumca iptal edildiğini, tarım Bağ-Kur hizmetinin iptal edilmesi sonucu oluşan fazla ödemesinin de iade edildiğini, davacının İsveç ülkesinde geçen hizmetlerini 3201 sayılı Kanun’a göre borçlanmak üzere kuruma müracaat ettiğini ve Türkiye’de son bağlı bulunduğu kurum olan SSK kapsamında 5400 gün borçlanmasının yapıldığını ve bedelini de ödediğini, davalı kurumca müvekkilinin 5510 sayılı Kanun’un 4-a statüsünde borçlanma yapmış olmasına rağmen bu borçlanma işleminin müvekkilinin İsveç ülkesindeki çalışması ile çakıştığından bahisle 4-b kapsamına aktarıldığını ve müvekkilinin 4-b statüsünde emekli kabul edilerek yaşlılık aylığı bağlandığını, yaşlılık aylığının davalı kurumca taleplerine aykırı olarak 4-b kapsamında bağlandığını ve yine taleplerine aykırı olarak İsveç’te yaşlılık aylığı almaya başladığı tarihten değil, talep tarihinden başlatıldığını, kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin Türkiye’de bulunduğu sürede 4-a kapsamında geçen çalışmasının iptal işleminin iptal edilerek 4-a hizmetinin geçerli sayılmasını ve yaşlılık aylığının 4-a kapsamında bağlanmasını, yaşlılık aylıklarına ilişkin faiz talebi saklı kalmak kaydıyla müvekkiline 01.04.2014 tarihinde bağlanan yaşlılık aylığının başlangıç tarihinin yurtdışından emekli olduğu tarihi takip eden aybaşı olan 01.01.2013 tarihi olarak düzeltilmesini, aksi yöndeki kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacı hakkında yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık olmadığını, sübut bulmayacak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.09.2015 tarihli ve 2014/449 E. 2015/488 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 25.03.2021 tarihli ve 2019/5117 E. 2021/3959 K. sayılı ilamında; 3201 sayılı Kanun’un 6 ıncı maddesi gereğince, borçlanılan süreler gözetilerek yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için, yurtdışındaki çalışma veya çalışmaya dayalı yardım ilişkisinin sona ermesi gerekmekte olup; celp edilen 06.05.2013 tarihli çalışma belgesinde (1973-1979) (1981-1984) (1986-1990) (1992-2011) 36 yıl hizmet, 01.07.2019 tarihli çalışma belgesinde (1973-1979) (1981-1984) (1986-1990) (1992-2017) 42 yıl hizmetinin olduğunun belirtildiği, çalışma belgesinin tarihlerin ayrıntılı olmadığı, bu bağlamda mahkemece, giriş-çıkış ve yurtdışı sigortalılık süreleri tarih ve dönem olarak ayrıntılı ve bağlanan yurtdışı aylığının niteliğinin belirtildiği çalışma belgesi celp edilerek, borçlanmanın 4/1-a ve 4/1-b olduğu hususu belirlenip sonucuna göre karar verilmelidir yönlerinden karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyaya gelen yurda giriş çıkış kayıtlarına göre davacının 15.06.2010 tarihinde yurda giriş yaptığı 09.08.2010 tarihinde çıkış yaptığı anlaşılmış olup, İl Emniyet Müdürlüğünce davacının, 24.09.2010-30.09.2010 tarihleri arasında yurda giriş çıkış kaydının olmadığı hususunda şerh verildiği, bu bilgiye göre davacının 24.09.2010-30.09.2010 tarihinde Türkiye’de olmadığı ortaya çıkmış olup bu durumda davacının 24.09.2010-30.09.2010 tarihleri arasında Türkiye’de fiili bir çalışmasının olmayacağı, 3201 sayılı Kanun kapsamında bu tarihler arasında 4/1-a statüsünde bildirilen hizmetin fiili çalışmaya dayalı olmadığından iptal edilmesinin yerinde olduğu, keza davacının Türkiye’de 4/1-a kapsamında hiç hizmetinin olmaması karşısında, yapılan yurtdışı borçlanmasının da 4/1-b kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği, kurumca yapılan bu işlemin de yerinde olduğu değerlendirilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 4/1-a kapsamında geçen çalışmalarının geçerli olduğu, yaşlılık aylığı bağlanması ve aylığın başlangıç tarihinin 01.01.2013 tarihi olarak düzeltilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 3201 sayılı Kanun’un 1, 5,1479 sayılı Kanun’un geçici 10 uncu maddesidir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı kurum vekilinin tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.