YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3287
KARAR NO : 2023/4093
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/310 E., 2022/854 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen menfii tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kayıtların tetkikinden davacının prim süresinin sehven 8 yıl, 6 ay, 25 gün olarak hesaplanarak maaş bağlandığını, bu durumun 24.01.2014 tarihli yazı ile düzeltilerek sigortalılık süresinin 7 yıl, 7 ay, 5 gün olduğunun davacıya bildirildiğini, davacının 31.12.1984 – 20.01.1986 arasında prim ödemesi bulunmamasına rağmen isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirildiğini, bu sürelerin iptal edilerek yersiz ödemelerin geri istendiğini, ayrıca davacıya 4/a kapsamında 01.07.2014 tarihinde tekrar yaşlılık aylığı bağlandığını, davacının iddiasına değer verilebilmesi için söz konusu dönemde hizmetin ve prim ödemesinin mevcut olması gerektiğini, davacının şartları oluşmayan emeklilik kaydı nedeniyle oluşan yersiz ödeme nedeniyle borcu bulunmadığının tespiti isteminin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.07.2015 tarihli ve 2014/642 Esas, 2015/361 Karar sayılı kararıyla;
Davanın kısmen kabulü ile;
Davacının davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen 24.645,06 TL borcun 12.906,70 TL’lik kısmından sorumlu olmadığının tespitine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 12.03.2018 tarihli ve 2015/21407 Esas, 2018/1935
Karar sayılı Bozma ilamında;
2.1.Eldeki davada, dosya kapsamındaki borç tablosuna göre 01.06.2012-25.10.2012 tarihleri arasında birikmiş toplam borç 5.686,86 TL olarak belirtilmiş olup, davacının tahsis dosyasında bulunan 21.09.2012 tarihli aylık bağlama kararında ise, davacının 25.10.2012 tarihine kadar (01.06.2012-25.10.2012 tarihleri arasında) birikmiş toplam alacağının 4.700,51 TL olarak belirtilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, Mahkemece davacının menfi tespit istemi ve istirdata konu dönemdeki yersiz aylık tutarının çelişkiye mahal bırakmaksızın tam olarak belirlenip, 5510 sayılı Kanun’un 96/1-b maddesi kapsamında iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle karar bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya 01.06.2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bağlanan yaşlılık aylığı kararı uyarınca 25.10.2012 tarihi itibariyle 4.519,72-TL birikmiş aylık ile 180,79-TL birikmiş ek ödemesi toplamı 4.700,51-TL ile buna ilave olarak 25.10.2012 tarihli aylık tutarı olan 986,35-TL maaş toplamı 5.686,86-TL ödendiği, 25.11.2012 – 25.04.2014 tarihleri arasında ay be ay maaş ödendiği ve davalı Kurumca yersiz ödeme olduğu iddia edilen toplam tutarın 24.645,06 TL olduğu, davacıya durdurulan yaşlılık aylığı kapsamında en son maaş ödenen 25.04.2014 tarihinden eksik hizmet süresi kadar geriye gidilerek tespit edilen 25.05.2013 tarihine kadar yapılmış ödemeler toplamı olan 12.795,46-TL’ nin 5510 sayılı Kanun’un 96/I-b bendi kapsamında davacıdan tahsilinin gerektiği, bu tutarı aşan 11.849,60 TL ‘lik kısmından davacının sorumlu olmadığı ve davacı aylıklarından kesilmiş olması halinde bu tutarın kesilme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya iadesi gerektiği kanaati ile, davanın kısmen kabulü ile,
Davacının davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen 24.645,06 TL borcun 11.849,60 TL’lik kısmından sorumlu olmadığının tespitine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili: kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olup yerinde olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almakta iken kurum tarafından yapılan işlemle tahakkuk ettirilen 24.645,06 TL borcunun bulunmadığına dair menfi tespit talebinin kabulüne ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 96 ıncı maddesinin birinci fıkrasının b) bendi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalı kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.