Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/30743 E. 2013/6826 K. 02.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/30743
KARAR NO : 2013/6826
KARAR TARİHİ : 02.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde bulundurmak, hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Sanıklar hakkında mağdurlar …, …, …,…, …’e yönelik hırsızlık suçundan, şikayetçiler…, …, …ya yönelik mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ile yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Şikayetçi …’ na ait …plakalı araca ait 12/06/2012 tarihli olay yeri inceleme raporu formunda; otonun sol ön kapısı anahtar deliğinin zorlanmış olduğunun bildirilmesi ve araca ait fotoğraflarda kapı kilidinin zarar gördüğünün anlaşılması yine şikayetçi …’ e ait 53 M 080 plakalı araçta olay gecesi camları açık olarak bulunduğu ve sanıkların bu araçtan da hırsızlık yapmaya çalıştıklarını olay ve yakalama tutanağında bildirmeleri karşısında atılı suçların oluştuğu bu nedenle mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanıklar hakkında şikayetçi …’ ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
1-Şikayetçi …’nın soruşturma aşamasında arabasından ruhsatnamesinin çalındığını bildirdiği, olay yeri inceleme tutanağında da şikayetçinin ruhsatının olmadığının yazıldığı buna karşın, şikayetçinin duruşmada alınan beyanında; arabasından hiçbir şeyin çalınmadığını bildirmesi karşısında beyanlar arasındaki bu çelişki giderilmek suretiyle sanıklar hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

2-Sanıklar hakkında uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; Hükümden önce 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde, uyuşturucu madde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi, altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörülmüştür.
Uyuşturucu madde kullanmış olan sanıklar hakkında; belirtilen iki seçenekten biri uygulanırken, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi, gerekçenin somut olgulara ve davranışlarına bağlı olarak, sanıkların tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyup uymayacağının değerlendirilmesine dayanması gerektiği halde, yasal ve yeterli gerekçe göstermeden sanıklar hakkında TCK.nun 191/1. maddesi gereğince doğrudan hapis cezasına hükmedilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin (6). fıkrasının uygulanabilmesinin koşulu olarak, aynı fıkranın son cümlesinde öngörülen “Ancak, bunun için kişi hakkında bu suç nedeniyle önceden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmemiş olması gerekir” hükmünün, iddianamede belirtilen davaya konu aynı eylem nedeniyle, bu maddenin 2. fıkrası uyarınca daha önce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmemiş olmasını ifade ettiğinden sanık … hakkında TCK 191/6. maddesi uyarınca hapis cezası verildikten sonra, daha önce aynı suçu işleyip tedavi ve denetimli serbestlik tedirine uymadığından dolayı sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.