YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4575
KARAR NO : 2011/9403
KARAR TARİHİ : 22.12.2011
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama, Hayvanın tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakılması
Hüküm : 1- Sanık … hakkında; beraat.
2- Katılan sanık … hakkında;5237 sayılı TCK’nın 177/1, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama ve hayvanın tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakılması suçlarından sanıklar hakkında kurulan beraat ve mahkumiyet hükümleri katılan sanık … tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Üst Cumhuriyet savcısının temyiz talebinden vazgeçtiği anlaşılmakla temyiz incelemesi katılan sanık …’in temyiz talebi ile sınırlı olarak yapılmıştır.
A- Sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik incelemede;
Müşteki sanık … 9.6.2006 tarihli celsede kendisi ve kızı olan mağdur … adına şikayetçi olup davaya katılmak istediğini belirtmesine rağmen katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, müşteki sanığın, kendisi ve kızı adına katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gördüğü anlaşılmakla CMK’nın 237. maddesi uyarınca müşteki sanığın ve müştekinin davaya katılmasına karar verilmiştir.
Oluşa, dosya kapsamına ve mahkemece yapılan keşif sonucunda ibraz edilen bilirkişi raporuna göre, sanık …’in kazanın oluşumunda tali derecede kusuru bulunmasına ve taksirli eylemi sonucunda iki kişinin yaralanmasına sebebiyet vermesine rağmen, yaralanmaların sanığın eylemi neticesinde gerçekleşmeyip araçtan kaçışan küçükbaş hayvanların mağdurlara çarpması sonucu gerçekleştiği şeklindeki yanılgılı değerlendirme ve yetersiz gerekçe ile sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiş, katılan sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA,
B- Hayvanın tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakılması suçundan sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik incelemede ise;
Sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, ancak;
1- İki sınır arasındaki temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, sanığın kusur oranı, olayın oluş şekli, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nesafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında üst sınırdan ve orantısız ceza tayini,
2- Hüküm tarihinden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında yapılan değişiklik karşısında; suçun niteliği, hükmolunan cezanın türü gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.