Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/8403 E. 2023/6149 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8403
KARAR NO : 2023/6149
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/179 Esas, 2016/86 Karar
SUÇLAR : Tefecilik, tehdit, yağma
HÜKÜMLER : Tefecilik ve tehdit suçlarından mahkûmiyet

Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/179 Esas, 2016/86 sayılı Kararının katılan Hazine vekili ile sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5320 sayılı Kanun’a 6217 sayılı Yasa ile eklenen geçici 2 nci madde gereğince sanık hakkında tehdit suçundan verilen ve doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktarına göre kesin nitelikte olması nedeniyle anılan hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında tefecilik suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, tayin olunan cezanın miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2015 tarihli ve 2015/370 Esas, 2014/5230 Soruşturma, 2015/370 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tehdit ve tefecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Kadirli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2015/101 Esas, 2015/240 sayılı Kararı ile; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması ihtimalinin bulunduğu, bu hususta delilleri takdir ve değerlendirmenin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 148 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılama yapılması için görevsizlik kararı verilmiştir.
3.Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/179 Esas, 2016/86 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tehdit ve yağma suçlarına ilişkin eyleminin kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tefecilik suçu yönünden aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz istemi; haklarında vekalet ücretine hükmedilmemesinin yasaya aykırı olduğuna,
2.Sanığın temyiz istemi; şikayetçi beyanına göre tefecilik suçunu işlemediğinin sabit olduğuna, tanık beyanlarına göre ceza verilmesinin doğru olmadığına,
3.Sanık müdafiinin temyiz istemi; 17.11.2015 tarihli savunma kapsamında tevsii tahkikat yapılması gerektiğine, savunmada belirtilen kovuşturmaya yer olmadığına dair dosyanın getirtilip incelenmesi, tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğine,
İlişindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikayetçinin sanıktan 2013 yılı içerisinde toplam 1.000 TL borç para aldığı ancak borcunu ödeyemediği, borcunu ödemesi hususunda sanığın tehditte bulunduğu, şikayetçinin sanığın tefecilik yaptığını beyan etmesi, tanıkların bir kısmının sanıktan faiz karşılığı borç aldıklarını, bir kısmının da borç almalarına karşılık olarak sanığın kendilerine aldıkları borcun iki üç katı kadar senet imzalattığını beyan etmeleri karşısında, sanığın tefecilik ve tehdit suçlarını işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında katılana faiz karşılığı ödünç para vermek suretiyle tefecilik suçundan kamu davası açılmış ve mahkumiyetine karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin gerektiği ancak tüm dosya kapsamı, sanık savunması ve şikayetçi beyanlarına göre borç paranın faiz karşılığı verilmediği, sanık ile katılan arasında faiz anlaşması yapılmadığı, bu itibarla tefecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, sanığın mahkemece tanık olarak dinlenen kişilere yönelik kazanç karşılığı ödünç para verme eylemlerine ilişkin olarak ise açılmış bir dava bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, ek Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/179 Esas, 2016/86 sayılı Kararına yönelik sanık, sanık müdafii ile katılan Hazine vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.