Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2019/3675 E. 2023/6451 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3675
KARAR NO : 2023/6451
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, özel belgede sahtecilik, nitelikli zimmet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, örgüte yardım etme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14/02/2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere “suçtan zarar görme” kavramının “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılması gerektiği, sanıklara yüklenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, özel belgede sahtecilik, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve örgüte yardım etme suçlarından CMK’nın 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma hakkının olmadığı ve usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla, vekilinin bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin ve sanıklar …, … ile … müdafiilerinin tayin olunan ceza miktarları itibarıyla yasal koşulları bulunmayan ve yasal süresinden sonra da vaki duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK’un 317 ve 318. maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin O yer Cumhuriyet savcısının sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat, katılan Hazine vekilinin sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma ve zimmet suçlarından kurulan beraat, sanıklar müdafiilerinin ve sanıkların kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Anayasanın 14/3, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararının sanıkları, katılanı, Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler sonucunda mahkemenin ulaştığı kanaatin, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması kurallarına da uyulmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerekirken gerekçesiz olarak yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması,
Kamu görevlisi olan sanıkların görevi sırasında sahte belgeler düzenlediğinin iddia edilmesi karşısında, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yetkili merciden soruşturma izni alındıktan sonra kamu davası açılması gerektiği ve bu hususun yargılama şartı olduğu gözetilmeden genel hükümlere göre açılan davaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesinde “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklinde yer alan düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu nazara alındığında, 12/04/2011 tarihli ve 2011/888 Esas sayılı iddianame ile sanıklar …, …, …, … ve … hakkında Haspark firmasından bedeli 22/10/2009 tarihli ve 028115 seri numaralı fatura ile ödenen ve doğrudan temin yöntemi ile yapılan alıma ilişkin açılmış bir dava bulunmadığı halde, yargılamaya devamla bahse konu eyleme ilişkin olarak da yazılı şekilde hükümler tesis edilmesi suretiyle CMK’nın 225. maddesine aykırı davranılması,
Sanıklardan …’un hükümden sonra 23/09/2018, …’un ise 17/04/2020 tarihlerinde öldükleri UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından, bu hususlar mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 64 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet savcısının, katılan Hazine vekilinin, sanıklar müdafiilerinin ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, mahkumiyet hükümleri bakımından sanıkların kazanılmış hakları saklı tutularak, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 22/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.