YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4717
KARAR NO : 2023/4525
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/270 E., 2023/36 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 36. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/259 E., 2021/251 K.
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 27.10.1986 tarihinde işe girdiğini ancak yaptığı araştırmadan sigorta girişinin 27.10.1986 tarihi olmadığını ve sigorta primlerinin ödenmediğini tespit ettiğini, bu durumun müvekkilinin emeklilik işlemlerinin aksamasına sebebiyet verdiğini beyanla müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 27.10.1986 tarihi olduğu ve bu tarihin sigortalı çalışmaya başlama tarihi olarak tespit ve tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın davacının hizmet tespiti talebinin 5510 sayılı Kanun’un 86/9 maddesi ve mülga 506 sayılı Kanun’un 79/10 maddesinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gözetilerek hak düşürücü süre yönünden reddedilmesi gerektiğini, Yargıtay kararlarında da bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığının yeterli olmadığı, aynı zamanda eylemli olarak çalışmasının da gerektiği, davacının hizmet tespitini talep ettiği tarih itibairyle kurum kayıtlarında çalışmaya ilişkin bordro bulunmadığından ve kurum kayıtlarının resmi kayıtlar olduğu da dikkate alınarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı … cevap dilekçesinde, davacının 31 yıl önce kendisinin işyerinde çalıştığını beyan etmesinin tamamen asılsız ve mesnetsiz olduğunu, davacının kendisinin işyerinde çalışmadığını, kaldı ki yasaların gördüğü süreler bakımından zamanaşımı süresinin dolduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı adına düzenlenmiş, 27.10.1986 işe başlangıç tarihli bildirgenin olduğu, komşu işyeri tanığı oldukları tespit edilen tanıklar İsmet, Şerif ve Ali’nin somut beyanları danın da gözetildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının sigortalık başlangıç tarihinin 27.10.1986 olduğunun ve 27.10.986 tarihinde (1) gün sigortalı olarak çalıştığını tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği ve fiili çalışmanın varlığının ispatının gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 27.10.1986 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 108 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.