YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5198
KARAR NO : 2023/5429
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1176 E., 2022/1594 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/138 E., 2019/154 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın feri müdahil kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde özetle, dava dışı Nefis Simit Fırını’nda 01.01.1984 tarihinden başlayarak 25.07.1984 tarihine kadar çalıştığını, çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirildiğini, fakat işe giriş bildirgesi verildikten sonra herhangi bir işlemin yapılmadığını ve prim ödemesinde bulunulmadığını beyan ederek, Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilen fakat yatırılmamış olan çalışmalarının tespiti ile bu çalışmalarına ait yatırılmayan primlerinin işverenden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Feri müdahil kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, kurum kayıtlarına göre, davacının davalıya ait işyerinde 01.01.1984 yılına ait işe giriş bildirgesine rastlanılmadığının, başkaca bir bildirime rastlanılmadığının tespit edildiğini, kurum kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının, resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlaması ancak yanı güçte deliller ile mümkün olduğunu, bu iddianın tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi vermemiş, 17.01.2019 tarihli celsesinde davalı asilin, “davacı benim yanımda 1983- 1984 yılları arasında takriben 1 ay kadar çalışmıştır. Fazlaya ilişkin iddialarını kabul etmiyorum.” şeklinde imzalı beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kurum kayıtlarında yer alan davacıya ait 01.01.1984 işe giriş tarihli işe giriş bildirgesi gözetilerek, iş bu davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı ortadadır. Davacının, tespit istenilen tarihler arasında davalıya ait işyerinde ya da farklı herhangi bir işyerinde çalışmasının bulunmadığı ancak davalıya ait işyerinden, davacı adına 01.01.1984 işe giriş tarihli işe giriş bildirgesinin, davalı kuruma 26.01.1984 tarihinde ibraz edildiği, davalının 01.01.1984-30.04.1984 tarihleri arasında vergi mükellefiyet kaydının bulunduğu, vergi dairesi tarafından davalıya ait işyerinde 01.03.1984 tarihinde yapılan yoklama tutanağında, davacının hazır bulunduğu ve yoklama fişinin davacı tarafından imzalandığı, taraflarca tanık listesinin sunulmadığı, yapılan araştırmalarda davalıya ait işyerinde bordrolu çalışan ve davalıya ait işyerine komşu işyeri sahibi/çalışanın tespit edilemediği ve davacının 01.08.1985 tarihinde 18 yaşını doldurduğu dikkate alındığında, davacı adına davalı tarafından kuruma ibraz edilen 01.01.1984 işe başlangıç tarihli sigortalı işe giriş bildirgesinin kuruma 26.01.1984 tarihinde ibraz edilmesi ile, yerleşmiş Yargıtay içtihatları uyarınca davacının söz konusu 01.01.1984 işe başlangıç tarihli işe giriş bildirgesi ile kurumca kayda alındığı tarihler arasında davacının davalıya ait 24724 sicil numaralı işyerinde çalıştığı yönünde bir karinenin oluştuğunun kabulü gerekmektedir. Vergi dairesinin davalıya ait işyerinde yaptığı 01.03.1984 tarihli yoklamada, davacının çalışan olarak hazır bulunması karşısında, davacının, 01.01.1984-01.03.1984 tarihleri arasındaki çalışma iddialarını ispatladığı, ancak 02.03.1984-25.07.1984 tarihleri arasındaki çalışmaların davacı tarafça ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim, davalı da mahkemenin 17.01.2019 tarihli celsesinde, davacının takriben bir ay kadar yanında çalıştığını, fazlaya ilişkin bir çalışması olmadığını beyan ve ikrar etmiştir. Bu kapsamda davacının, sigortalılık başlangıç süresinin 18 yaşını doldurduğu 01.08.1985 tarihinden başlaması ve 18 yaşının altındaki hizmetlerinin sigorta prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi kaydı ile, davalıya ait 24724 sicil sayılı işyerinde 01.01.1984-01.03.1984 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığı anlaşıldığından,
Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,
Davacının, sigortalılık başlangıç süresinin 18 yaşını doldurduğu 01.08.1985 tarihinden başlaması ve 18 yaşının altındaki hizmetlerinin sigorta prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi kaydı ile, davalıya ait 24724 sicil sayılı işyerinde 01.01.1984-01.03.1984 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Feri müdahil istinaf dilekçesinde özetle, davacıya ait kurum kayıtlarında davacının davalıya ait işyerinde 01.01.1984 yılına ait işe işe giriş bildirgesine rastlanmış, başkaca bir bildirime rastlanılmamıştır. Verilen karar yazılı delillere dayanmamakta sadede davalının beyanına dayanmamaktır. Salt beyanlar dışında hiçbir delille desteklenmeden mezkur hüküm kurulmuştur. Bu haliyle hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğunu mahkeme kararının bozulması gerektiğini istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fer’i müdahil kurum vekili tarafından ileri sürülen tüm istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde olmayıp, incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınarak;
Fer’i Müdahil SGK vekilinin, … 1.İş Mahkemesinin 26.02.2019 tarih 2018/138 Esas 2019/154 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunun, HMK’nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının, davalıya ait işyerinde, 01.01.1984 – 25.07.1984 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin 10’uncu fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup feri müdahil kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.