YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2071
KARAR NO : 2023/2234
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1029 E., 2022/217 K.
DAVA TARİHİ : 09.10.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/720 E., 2019/494 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.06.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı vekili Avukat … ile davacı vekili Avukat …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı taşeron vekili dava dilekçesinde özetle, 22/10/2014 tarihli sözleşme ile davalının üstlendiği Afganistan Kajaki Irrigation … projesi kapsamında Çift Kiriş Gezer Köprülü Vinç’in imalatının şartnamelere uygun yapılması, fabrika uygunluk ve kabul testlerinin yapılması, sözleşme konusu malın şantiyede montajı ve devreye alınması, saha kabul testlerinin yapılması ile malın kullanımına ilişkin operatörlerin eğitiminin yerine getirilmesi işini üstlendiğini, sözleşmeden kaynaklı tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, 05/02/2015 tarihinde davalıya 028456 numaralı 510.000,00 USD tutarlı fatura düzenlenip gönderildiğini, faturanın kabul edilerek kayıtlara alındığını, 17/05/2017, 05/11/2017 tarihli hesap mutabakatlarıyla, 51.000,00 USD ve 755,20 EURO alacaklı olduğuna ilişkin gerekli teyitleri aldığını ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığını, Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2018/10796 sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu son ödeme olan %10 (51.000,00 USD) alacağın muaccel hale gelmesi için sözleşmenin 8.2 nci maddesinde de ifade edildiği üzere, vincin montajının tamamlanması, işletmeye alınması, muteber bankadan alınacak ve kesin kabul tarihinden itibaren 24 aylık garanti süresini kapsayacak sözleşme bedelinin %5’i tutarında kesin teminat mektubu sunulması şartlarının gerçekleşmiş olması gerektiğini, ancak vincin kesin kabulünün idare tarafından yapılmadığını, sözleşme bedelinin %5’i tutarında 24 aylık garanti süresini kapsayacak kesin teminat mektubunun sunulmadığını, vinç imalatının idare ve davalı tarafından kabul edilebilir halde teslimin gerçekleşmediğini, sözleşmenin 8.1 maddesinde ihracat faturasının düzenleneceğinin ifade edildiğini, faturanın kesilmesinin ve defterlere işlenmesinin tek sebebinin malın ihraç edilebilir hale gelebilmesi olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/720 Esas, 2019/494 Karar ve 12.06.2019 tarihli kararı ile; sözleşmeye konu vincin montajının 20/07/2016 tarihinde başladığı, 08/09/2016 tarihinde tamamlandığı, görsel testlerinin yapıldığı, vincin uygun şekilde çalıştığının tutanak altına alındığı, vincin 08/09/2016 teslim tarihinden ileriye doğru 24 aylık garanti süresini kapsar şekilde bir teminat mektubu verilmesi durumunda teminat mektubu süresinin 08/09/2018 tarihinde dolacağı, bu tarihin icra takip tarihinden önce olduğu, bu tarih dolduktan sonra icra takibine geçildiği, takip tarihi itibariyle de vincin teslim tarihinden sonraki 24 aylık dönem süresini kapsar teminat mektubu verilmesinin mümkün olmadığı, sözleşmeye konu vincin tam ve eksiksiz olarak teslim edilip 24 aylık garanti süresinin de geçmiş olup, bu aşamada teminat mektubu verilmesinin ve alacağın ödenmesi için bunun beklenmesinin yerinde olmadığı, ayrıca her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında 51.000,00 USD alacağın kayıtlı olduğu, davalı tacir olup, defterlerindeki kaydın delil teşkil edeceği, 51.000,00 USD borcun bulunduğu, ayrıca 755,20 Euro alacağın mal satışına ilişkin olup, faturanın her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu ve ödendiği hususunun da savunulmadığı gibi kanıtlanamadığı anlaşılmakla, asıl alacağa yönelik açılan işbu itirazın iptali davasının kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davalı vekili istinaf başvurusunda özetle; takip konusu son ödeme olan %10 alacağın hangi halde ödeneceğinin sözleşmenin 8. maddesinde belirtildiğini, buna göre satılan vincin montajının tamamlanması, işletmeye alınması, muteber bankadan alınacak ve kesin kabul tarihinden itibaren 24 aylık garanti süresini kapsayacak sözleşme bedelinin %5 i tutarında kesin teminat mektubu sunulması gerektiği, kesin kabulün icra takibinden sonra yapıldığı gibi teminat mektubunun hiç sunulmadığını, davacının sözleşmenin 7. maddesi uyarınca hata ve noksanları yerine getirmediğini, fatura kesilmesi ve defterlere işlenmesinin tek sebebinin malın ihraç edilebilir hale gelmesi için olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davalı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde belirtilen gerekçelerle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödenmeyen bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemelerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 90 ncı, 470 nci maddeleri, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 2019/5 Esas, 2022/1 Karar ve 18.02.2022 tarihli kararı.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. TBK’nın 90 ncı maddesine göre, taraflarca kararlaştırılmamış veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça her borç doğduğu anda muaccel olur. Ancak taraflar ifa zamanını açık veya örtülü olarak belirleyebilirler. Borcun istenebilir hale gelebilmesi için muaccel olması, yani kararlaştırılmış ifa zamanının gelmiş olması gerekir. Alacaklı, ancak borcun muaccel olmasıyla borçludan ifayı isteyebilir ve borçluyu dava edebilir.
Söz konusu açıklama somut uyuşmazlık bakımından değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.2 nci maddesine göre; takip konusu yapılan son ödemenin muaccel olması, sözleşme konusu vincin montajının tamamlanması ve işletmeye alınması ile birlikte muteber bir bankadan alınacak ve kesin kabul tarihinden itibaren 24 aylık garanti süresini kapsayacak, sözleşme bedelinin %5’i tutarında kesin teminat mektubu verilmesi şartına bağlanmıştır. Mahkemece, vincin 08/09/2016 tarihinde teslim edildiği, bu tarihten ileriye doğru 24 aylık garanti süresini kapsar şekilde bir teminat mektubu verilmesi durumunda teminat mektubu süresinin 08/09/2018 tarihinde dolacağı, bu tarihin icra takip tarihinden önce olduğu, bu tarih dolduktan sonra icra takibine geçildiği, takip tarihi itibariyle de vincin teslim tarihinden sonraki 24 aylık dönem süresini kapsar teminat mektubu verilmesinin mümkün olmadığı, alacağın muaccel hale geldiği belirtilmiş ise de, söz konusu tarihte vincin montajının tamamlanarak teslim edildiği sabit olmasına rağmen, sözleşme uyarınca işin kesin kabulünün ve kesin kabul tarihinden itibaren 24 aylık süreyi kapsayacak sözleşme bedelinin %5’i tutarında kesin teminat mektubu verilmesi şartlarının yerine getirilmediği anlaşılmıştır. İşin kesin kabulünün, icra takip tarihinden sonra 15.12.2008 tarihinde yapıldığı, takip tarihi itibariyle işin kesin kabulünün yapılmadığı anlaşılmış olup, alacak muaccel olmadan takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece, takip konusu yapılan 51.000,00 USD alacak için Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 2019/5 Esas, 2022/1 Karar ve 18.02.2022 tarihli kararı uyarınca, erken açılan davada davacının henüz hukukî yararı bulunmadığından, HMK’nın 114/1-h bendi uyarınca dava şartları arasında sayılan hukukî yararın bulunmadığı durumda, davanın esastan değil, HMK’nın 115/2. maddesi gereği usulden reddi gerektiği gerekçesiyle bu alacak kalemi açısından davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu alacak kalemi için de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. “Değerlendirme” bölümünün 2. bendinde açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA,
3.8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.