YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6139
KARAR NO : 2023/2324
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakanı …’un 233 ada 47 parsel sayılı taşınmazını dava dışı …’ye devrettiğini, ondan da davalı çocuklarına devredildiğini, dava konusu taşınmazın devre konu edilmiş olmasına rağmen mirasbırakan Hafize tarafından ölene kadar kullanılmaya devam edildiğini, ara malik …’nün hiç bir zaman bu yeri kullanmadığını, devrin muvazaalı ve diğer mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, mirasbırakanın 102 ada 39 parsel sayılı taşınmazını sattığını ve elde edilen paranın davacı ve dava dışı kardeşi Zekiye arasında paylaştırıldığını, devrin muvazaalı olmadığını, mirasbırakanın paylaştırma kastı ile hareket ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
… 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.12.2020 tarihli ve 2020/111 Esas, 2020/340 Karar sayılı kararıyla; mirasbırakanın paylaştırma kastı ile hareket ettiği, mal kaçırma kastının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
… 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davacıdan mal kaçırmak amacıyla devre konu edildiğini, mirasbırakana ödeme yapılmadığını, esasen işlemin bağış olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
… Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesi 01.06.2022 tarihli ve 2021/1404 E., 2022/918 K. sayılı kararıyla; dava konusu 233 ada 47 parsel sayılı taşınmazın 08.12.1992 tarihindeki değeri ile 102 ada 39 parsel sayılı taşınmazın 08.12.1992 tarihindeki değerinin birbirine yakın olduğu, mirasbırakanın başkaca alacak ve borcunun olmadığı, bu kapsamda mirasbırakanın mirasçıları arasında paylaştırma amacı ile hareket ettiği, ayrıca temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığının davacı tarafından usulünce ispatlanamadığı, ilk derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
… Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz nedenlerini yineleyerek davanın reddine karar verilmesine istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de … Medeni Kanunu’nun 706., … Borçlar Kanunu’nun 237. ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
2.Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3.Ancak, mirasbırakan … tarafından 233 ada 47 parsel sayılı taşınmazın öncelikle dava dışı …’ye 17.07.1963 tarihinde, ondan da davalılara 16.06.2004 tarihinde satış suretiyle devredilmiştir. İlk devir mirasçı olmayan dava dışı kişiye yapılmıştır. Paylaştırmadan söz edebilmek için mirasbırakan tarafından sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir devrin yapılması gerekir. Bu durumda mirasçı olmayan kişiye yapılan devir yönünden paylaştırma olgusundan söz edilemeyeceğinden iddianın ispatlanamadığı olgusunun yanında paylaştırma olgusununda ret gerekçesi yapılması doğru olmamıştır.
4. Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının “delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe” başlıklı kısmının 19. paragrafında yer alan; “…Yine ayrıca; Mirasbırakanın, sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapmış olması durumunda, mal kaçırmak kastından söz edilmeyeceğinden olayda 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanamayacağı kuşkusuzdur. (Y.1.HD.15/04/2019 T. ve 2018/2238 E. 2019/2654 K.)” ifadeleri ile yine 20. paragrafta yer alan “…bu kapsamda, murisin mirasçıları arasında paylaştırma amacının olduğu” cümlesi gerekçe kısmından çıkartılarak hükmün bu yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının işin esasına yönelik temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacının temyiz itirazının yukarıda açıklanan hususlar yönünden kabulüyle; … Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesinin 01.06.2022 tarihli 2021/1404E., 2022/918 K. sayılı gerekçeli kararının “delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe” başlıklı kısmının 19. paragrafının tümden, 20. paragrafın ise “…bu kapsamda, murisin mirasçıları arasında paylaştırma amacının olduğu” cümlesinin gerekçe kısmından çıkartılarak kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece … 1.Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren … Bölge Adliye Mahkemesi 1 Hukuk Dairesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.