YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7724
KARAR NO : 2023/928
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/35 E., 2022/142 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itirazen açılan tescil ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 5. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, … ili … ilçesi … Köy Mahallesi çalışma alanında bulunan 164 ada 6 parsel sayılı 28.395,48 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ve 1985 yılından beri İbrahim oğlu …’ın varislerini kullanımında olduğu şerh verilerek, tarla vasfıyla, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı … ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri olan davacıların murisleri … oğlu …’ın zilyetliğindeki … ili … ilçesi … Köy Mahallesi 164 ada 6 parsel sayılı taşınmazın, İbrahim oğlu …’ın zilyetliğindeymiş gibi tespit yapıldığını, taşınmazda davacıların da paylarının bulunduğunu ileri sürerek, zilyetliğin tespiti ve miras payları oranında davacılar adına zilyetlik şerhi verilmesini, taşınmazın mülkiyetinin davalılar adına tescil edilmiş olması halinde tapu kaydının miras payları oranında iptali ile davacılar adına payları oranında tescilini, taşınmaz üçüncü kişilere devredilmiş ise davacıların miras payları oranında tazminatın taşınmazı devreden davalılardan alınarak davacılara verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2015/103 Esas, 2016/255 Karar sayılı önceki kararı ile; davanın kabulüne, taşınmazın davalılar adına olan tapusunun davacıların murisi … oğlu …’ın veraset ilamındaki payı oranında iptali ile davacılar adına tesciline, bakiye kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına, satışı yapılan paylara ilişkin olarak, tazminat bedelinin davalılardan alınarak, veraset ilamındaki payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2015/103 Esas, 2016/255 Karar sayılı önceki kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 29.04.2021 tarihli ve 2021/2164 Esas, 2021/6757 Karar sayılı ilamıyla; “6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) uyarınca kullanım kadastrosu sırasında hak sahibi olduğu belirlenen bir kısım mirasçıların dava tarihinden önceki bir tarihte, bir kısım mirasçılara ve mirasçıların noter kanalı ile muvafakatname verdiği kişilere dava devam ederken satılarak adlarına tapuya tescil edildiğinin anlaşılması karşısında, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın, satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazineye yöneltilerek açılması gerektiği açıklanarak, şahsi hak niteliğindeki şerhe yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığından reddine karar verilmesi” gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; iddialarının davalılar tarafından kabul edilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, terditli olarak açılan, taşınmazdaki kullanıcı şerhinin iptali, taşınmazın satılmış olması halinde tapu iptal ve tescili ile tazminat ödenmesi istemlerine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun uyarınca dava açılmadan veya dava sırasında taşınmazın satılması halinde açılan tapu iptali ve tescil istemli davanın dinlenip dinlenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6292 sayılı Kanun,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.