YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/364
KARAR NO : 2023/5481
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/35 Esas, 2019/170 Karar
SUÇLAR : Zimmet
HÜKÜMLER : Düşürülme
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.04.2010 tarihli ve 2010/6185 Esas sayılı iddianamesiyle sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi, sanıklar … ile … hakkında verilen cezaların 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.06.2010 tarihli ve 2010/8822 Esas sayılı iddianamesiyle sanıklar Mustafa, …, …, …, …, … ve … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi, sanıklar …, … ile … hakkında verilen cezaların 58 inci maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi istemiyle birleştirme talepli kamu davası açılmıştır.
3. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2014 tarihli, 2010/198 Esas, 2014/364 sayılı Kararı ile sanıklar … ve … hakkında zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, diğer sanıklar hakkındaki kamu davalarının, eylemlerinin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 230 uncu maddesinde düzenlenen görevi ihmal suçunu oluşturduğu değerlendirilerek 765 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin dördüncü ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkraları uyarınca zamanaşımı süresi dolduğundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı düşürülmesine karar verilmiş, hükümlerin katılan vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 13.12.2018 tarihli, 2018/6513 Esas ve 2018/9664 sayılı Kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2019 tarihli, 2019/35 Esas ve 2019/170 sayılı Kararı ile sanıklar hakkındaki kamu davalarının suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve aynı Kanun’un 104 üncü maddesi uyarınca 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin karar tarihi itibari ile dolduğu kabul edilerek zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizi, eksik soruşturma nedeniyle deliller toplanmadan ve hüküm tarihi itibarıyla zamanaşımı süresi dolmadan karar verildiğinden hükümlerin bozulması istemine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanıkların yargılamaya konu eksik veya gerçek olmayan malzeme alımına dayalı eylemlerinin sübutu halinde 765 sayılı Kanun’un 202 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeden, 765 sayılı Kanun’un 202 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen nitelikli zimmet suçu aynı Kanun’un 102 nci ve 104 üncü maddelerinin ikinci fıkraları gereğince 22 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğundan, hüküm tarihi itibarıyla dava zamanaşımı süresinin dolmadığı ve yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiği halde kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği görülmüştür.
765 sayılı Kanun’un 202 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit zimmet suçu için, aynı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 yıllık olağan ve 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Zincirleme suçlarda teselsülün bittiği tarihin suç tarihi olduğu nazara alındığında, suç tarihi olan 30.01.2004 tarihinden hüküm tarihine kadar, 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2019 tarihli ve 2019/35 Esas, 2019/170 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.