Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10491 E. 2023/3316 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10491
KARAR NO : 2023/3316
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gelibolu İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki icra memur muamelesini şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile şikayetçi üçüncü kişi adına kayıtlı olan taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kararın davalı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Taşınmaz maliki üçüncü kişi şikayet dilekçesinde; ….,ili, …., ilçesi, ….,Köyü, 201 ada, 82 parsel sayılı hacizli taşınmazın maliki olduğunu, tarafı olmadığı Gelibolu İcra Müdürlüğünün 2009/2104 E. sayılı takip dosyasında alacaklı …’e velayeten… tarafından taşınmazın eski maliki borçlu … ve kefil … aleyhine takip başlatıldığını, alacaklı tarafından borçlu … tarafından taşınmazın 3. Kişilere satışına ilişkin olarak tasarrufun iptali davası açıldığını, mahkemece davanın kabulü ile tasarrufun iptaline karar verildiğini, kararın temyiz incelemesi sonucunda kesinleştiğini, akabinde takibe borçlu olarak eklendiğini ve taşınmazı üzerinde haciz konulduğunu, durumdan 04.02.2019 tarihinde haberdar olduğunu, haciz konusu taşınmazı edinme tarihinin 17.10.2014 olduğunu, taşınmazın üzerindeki 19.11.2009 tarihli ‘davalıdır’ şerhinin 15.02.2011 tarihinde, 01.02.2010 tarihli ‘davalıdır’ şerhinin ise 05.04.2011 tarihinde terkin edildiğini, satın aldığı tarihte taşınmaz üzerinde hiçbir şerh ve haciz bulunmadığını, Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 07.06.2016 tarihli, 2014/533 E. – 2016/235 K. sayılı tasarrufun iptali davasının davalılarının taşınmazın eski malikleri …olduğunu, taşınmazın bu davalılar arasındaki satıştan sonra birden çok kez el değiştirdiğini, ancak mahkemece karar verilirken güncel tapu kaydına bakılmadan davanın kabulü ile bu kişiler arasında yapılan satışın iptaline karar verildiğini, karar tarihinde tapu malikinin kendisi olduğunu, iptaline karar verilen satış işlemi nedeniyle kendisine yapılan satışın iptali edilmiş sayılamayacağını, icra müdürlüğünce tapu müdürlüğüne gönderilen 27.11.2017 tarihli yazıda “…., ilçesi, …. Köyü, 440 parsel (yeni ada – parsel no: 201/82), 3. Kişi …adına intikal etmiş taşınmazlar” üzerine haciz konulmasının istendiğini, taşınmaz için haciz ve satış yetkisi verilmediğini, icra müdürlüğüne yaptıkları haczin kaldırılması ve icranın durdurulması talebinin haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek taşınmazı üzerindeki 27.11.2017 tarihli haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı borçlu beyan dilekçesinde; şikayetin kendisini, haklarını ve tarafı olduğu takip dosyasını ilgilendirdiğini beyan ederek şikayet dosyasına davalı olarak eklenmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu …’nün 2009/2104 E. sayılı dosyasında alacaklı …’e velayeten… tarafından borçlu … ve kefil … aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü ilamsız takip başlatıldığı, alacaklının, aralarında şikayete konu taşınmazın da bulunduğu 5 adet taşınmaza ilişkin olarak satışların gerçek bir satış olmadığı, devir işleminin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiasıyla tasarrufun iptali davası açtığı, ….., Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 07.06.2016 tarihli, 2014/533 E. – 2016/235 K. Sayılı kararıyla “… 440 parsel (yeni ada-parsel no: 201/82) sayılı taşınmaz yönünden; 3. kişi davalı … ile 4. davalı …arasındaki 6320 yevmiye nolu 08/10/2009 tarihli tasarrufun iptali ile alacaklıya Gelibolu İcra Müdürlüğünün 2009/2104 E. sayılı dosyasındaki takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere satış ve haciz isteme yetkisi verilmesine,” karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 12.07.2018 tarihinde kesinleştiği, şikayete konu taşınmazın maliki olan şikayetçinin, 13.01.2020 tarihinde icra müdürlüğüne yazılı başvuruda bulunarak taşınmazı edindiği 17.10.2014 tarihinde taşınmaz üzerinde herhangi bir şerh bulunmadığını, icra takibinin ya da tasarrufun iptali davasının tarafı olmadığını, güncel tapu kaydına göre kendisi açısından hüküm ifade etmeyen karar ile satış yapılamayacağını ileri sürerek haczin kaldırılması ve satışın durdurulması talebinde bulunduğu, talebin icra müdürlüğünün 24.02.2020 tarihli kararıyla haczin mahkeme kararına istinaden konulduğu ve mahkeme kararı ile satış yetkisi verildiğinden bahisle reddedildiği, bu karara karşı huzurdaki şikayet başvurusunda bulunulduğu, taşınmazın tapu kaydı, Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/354 E.- 2010/283 K. sayılı dosyası, 2014/533 E. – 2016/235 K. (bozma öncesi 2010/34 E. – 2012/74 K.) sayılı dosyaları ile Gelibolu İcra Müdürlüğünün 2009/2104 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/354 E. Sayılı dosyasında 19.11.2009 tarihli tensip tutanağı ile şikayete konu taşınmaz üzerine “dava açıldığı” şerhi konulmasına karar verildiği, bu karar üzerine Gelibolu Tapu Müdürlüğünce 19.11.2009 tarih ve 7416 yevmiye numaralı işlemle şerhin tapu kaydının beyanlar hanesine işlendiği, 08.12.2010 tarihli hükümle şerhin kaldırılmasına karar verildiği, bu karar üzerine Gelibolu Tapu Müdürlüğünce 15.02.2011 tarih ve 1032 yevmiye numaralı işlemle şerhin kaldırıldığı, Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/533 E. – 2016/235 K. (bozma öncesi 2010/34 E. – 2012/74 K.) sayılı dosyasında 26.01.2010 tarihli tensip tutanağı ile şikayete konu taşınmaz üzerine “dava açıldığı” şerhi konulmasına karar verildiği, bu karar üzerine Gelibolu Tapu Müdürlüğünce 01.02.2010 tarih ve 637 yevmiye numaralı işlemle şerhin tapu kaydının beyanlar hanesine işlendiği, alacaklının 04.04.2011 tarihli dilekçesi ile taşınmaz üzerindeki şerhin kaldırılmasını talep ettiği, talebin kabulü üzerine şerhin kaldırılması için 04.04.2011 tarihinde tapu müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, bu yazı üzerine Gelibolu Tapu Müdürlüğünce 05.04.2011 tarih ve 2262 yevmiye numaralı işlemle şerhin kaldırıldığı, şerhin kaldırılmasından sonra 2011, 2013 ve 2014 yıllarında üç adet satış işlemi gerçekleştirildiği, son olarak 17.10.2014 tarih ve 8074 yevmiye numaralı işlemle şikayetçinin dava konusu taşınmazı “1617 Sayılı Yasa Gereğince Taksimin Geçersiz Sayılacağı” şerhiyle satın aldığı, Gelibolu İcra Müdürlüğünün 2009/2104 E. sayılı icra dosyasında alacaklının talebi üzerine 27.11.2017 tarihinde taşınmaz üzerine haciz konulmasına karar verildiği, İİK’nın 277. ve müteakip maddelerine göre alınmış tasarrufun iptaline ilişkin kararın amacının, yalnızca borçlunun tasarrufuna konu ettiği maldan alacaklının alacağını tahsil olanağını sağlamaktan ibaret olduğu, konusunun ayni değil, sırf şahsi hakka ilişkin olduğu, İİK’nın 282/3. maddesi uyarınca iptal davasının iyiniyetli üçüncü kişilerin haklarını ihlal etmeyeceği, lehine tasarruf yapılan üçüncü kişi, iptale tabi bu tasarruf ile iktisap ettiği malı veya hakkı iyiniyetli (tasarrufun iptale tabi olduğunu bilmeyen) bir kişiye devretmiş ise, iyiniyetli bu kişi aleyhine iptal davası açılamayacağı, açılırsa reddedileceği, bu halde alacaklı iptal davasına, üçüncü kişiye karşı bedel (tazminat) davası (m. 283/2) olarak devam edilmesini isteyebileceği, mal veya hakkı borçludan satın alan kişiler yönünden tasarrufun iptal edilebilmesi için bu kişilerin kötüniyetli olduklarının ispat edilmesinin gerektiği, şikayete konu taşınmazın haczin konulduğu 27.11.2017 tarihi itibarı ile tasarrufun iptali davasının davalıları olan … ile …adına kayıtlı olmadığı, şikayetçininn tasarrufun iptali davasının tarafı olmadığı ve anılan davada hakkında verilmiş herhangi bir karar bulunmadığı, bu durumda tasarrufun iptaline ilişkin alınan ilamın şikayetçi yönünden sonuç doğurmayacağı ve geçerli olmayacağı, kaldı ki; tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşen ve İİK’nın 281/2. maddesi uyarınca verilmiş bir ihtiyati haciz kararı bulunmadığı gibi bu doğrultuda şikayetçinin iktisabından önce konulmuş bir ihtiyati haciz veya kesin haciz de bulunmadığı, şikayetçinin taşınmazı tasarrufun iptali kararına istinaden konulan hacizle yükümlü olarak devralmadığı, şikayetçiye karşı hüküm ifade etmeyen tasarrufun iptali kararına istinaden kayden maliki olduğu taşınmaza adı geçenin iktisap tarihinden sonra haciz işlemi uygulanmasının mümkün olmadığı, taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için haciz tarihinde borçlunun adına kayıtlı olmasının zorunlu olduğu, tüm bu nedenlerle şikayetçiye ait taşınmaz üzerine haciz konulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulü ile şikayetçi … adına kayıtlı olan ……, ili, ….., ilçesi, ….., Köyü, 201 ada, 82 parsel sayılı taşınmaz üzerine Gelibolu İcra Müdürlüğünün 2009/2104 E. sayılı takip dosyasından konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı borçlu istinaf dilekçesinde; tarafı olduğu tasarrufun iptali ilamının taşınmazla ilgili olduğunu, maliklerin değişmesinin taşınmaz hakkında verilen karara etkisinin olmadığını, mahkemece iptal edilen tasarruftan sonra taşınmaza başka birinin malik olmasının iptal edilen tasarruf işlemini geçerli hale getirmeyeceğini, toplulaştırma işlemleri yapılması aşamasında yeni parsel numarası alan taşınmazın tapu kaydına ‘davalıdır’ şerhi konulamamış ise de tapu kütüğünde ‘davalıdır’ şerhinin bulunduğunu, bu nedenle 3. kişilerin iyi niyet iddiasında bulunamayacağını, şikayetçi hacizden daha önce haberdar olduğundan şikayetin süresinde olmadığını, mahkemenin şikayetin kabulü kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş kararının uygulanmasının engellendiğini, görev ve yetki aşımında bulunduğunu, şikayet dilekçesinde ileri sürülen iddiaların Asliye Hukuk Mahkemesinde yargılama konusu yapılabileceğini, şikayetçinin tasarrufun iptali kararına ilişkin yargılanmanın yenilenmesi talebinin mahkemelerce reddedildiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı tarafından borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği, alacaklının borçlunun taşınmazın da aralarında bulunduğu 5 adet taşınmazı muvazaalı olarak devrettiği, yapılan satışların gerçek bir satış olmadığı, devir işleminin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiasıyla tasarrufun iptali davası açtığı, Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 07.06.2016 tarihli, 2014/533 E. – 2016/235 K. Sayılı kararıyla “… 440 parsel (yeni ada-parsel no: 201/82) sayılı taşınmaz yönünden; 3. kişi davalı … ile 4. davalı …arasındaki 6320 yevmiye nolu 08/10/2009 tarihli tasarrufun iptali ile alacaklıya Gelibolu İcra Müdürlüğünün 2009/2104 E. sayılı dosyasındaki takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere satış ve haciz isteme yetkisi verilmesine,” karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 12.07.2018 tarihinde kesinleştiği, Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/354 E. Sayılı dosyasında 19.11.2009 tarihli tensip tutanağı ile şikayete konu 440 parsel sayılı taşınmaz üzerine “dava açıldı” şerhi konulmasına karar verildiği, bu karar üzerine Tapu Müdürlüğünce 19.11.2009 tarih ve 7416 yevmiye numaralı işlemle şerhin tapu kaydının beyanlar hanesine işlendiği, 08.12.2020 tarihli hükümle şerhin kaldırılmasına karar verildiği, bu karar üzerine Tapu Müdürlüğünce 15.02.2011 tarih ve 1032 yevmiye numaralı işlemle şerhin kaldırıldığı, Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/533 E. – 2016/235 K. (bozma öncesi 2010/34 E. – 2012/74 K.) sayılı dosyasında 26.01.2010 tarihli tensip tutanağı ile şikayete konu 440 parsel sayılı taşınmaz üzerine “dava açıldı” şerhi konulmasına karar verildiği, bu karar üzerine Tapu Müdürlüğünce 01.02.2010 tarih ve 637 yevmiye numaralı işlemle şerhin tapu kaydının beyanlar hanesine işlendiği, alacaklı…’in 04.04.2011 tarihli dilekçesi ile taşınmaz üzerindeki şerhin kaldırılmasını talep ettiği, talebin kabulü üzerine şerhin kaldırılması için 04.04.2011 tarihinde tapu müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, bu yazı üzerine Tapu Müdürlüğünce 05.04.2011 tarih ve 2262 yevmiye numaralı işlemle şerhin kaldırıldığı, şerhin kaldırılmasından sonra 2011, 2013 ve 2014 yıllarında üç adet satış işlemi gerçekleştirildiği, son olarak 17.10.2014 tarih ve 8074 yevmiye numaralı işlemle şikayetçinin dava konusu taşınmazı “1617 Sayılı Yasa Gereğince Taksimin Geçersiz Sayılacağı” şerhiyle satın aldığı, Gelibolu İcra Dairesinin 2009/2104 E. sayılı icra dosyasında alacaklının talebi üzerine 27.11.2017 tarihinde taşınmaz üzerine haciz konulmasına karar verildiği, dava konusu taşınmazın haciz tarihi itibariyle borçlu adına kayıtlı olmayıp şikayetçi adına tapuda kayıtlı olduğu, şikayetçinin taşınmaz ile ilgili açılan tasarrufun iptali davasında taraf olarak da yer almadığı, taşınmazı haciz tarihinden önce başkaca takyidatla da yükümlü olmaksızın satın alındığı, bu durumda takibe konu borçtan dolayı (haciz tarihinde) şikayetçi 3. kişi adına kayıtlı taşınmaza konulan haczin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı borçlu temyiz dilekçesinde; tasarrufun iptali ilamının taşınmazla ilgili olduğunu, maliklerin değişmesinin taşınmaz hakkında verilen karara etkisinin olmadığını, mahkemece iptal edilen tasarruftan sonra taşınmaza başka birinin malik olmasının iptal edilen tasarruf işlemini geçerli hale getirmeyeceğini, toplulaştırma işlemleri yapılması aşamasında yeni parsel numarası alan taşınmazın tapu kaydına ‘davalıdır’ şerhi konulamamış ise de tapu kütüğünde ‘davalıdır’ şerhinin bulunduğunu, bu nedenle 3. kişilerin iyi niyet iddiasında bulunamayacağını, şikayetçi hacizden daha önce haberdar olduğundan şikayetin süresinde olmadığını, mahkemenin şikayetin kabulü kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş kararının uygulanmasının engellendiğini, görev ve yetki aşımında bulunduğunu, şikayet dilekçesinde ileri sürülen iddiaların Asliye Hukuk Mahkemesinde yargılama konusu yapılabileceğini, şikayetçinin tasarrufun iptali kararına ilişkin yargılanmanın yenilenmesi talebinin mahkemelerce reddedildiğini ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin taşınmazı üzerindeki haczin kaldırılması talebinin reddine dair müdürlük işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 16., 85., 277. ve 282. vd. maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.