YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11010
KARAR NO : 2023/8352
KARAR TARİHİ : 13.07.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KATILANLAR : Hazine, Silivri Belediye Başkanlığı, …, …, …
SUÇ : Resmi belgede müteselsilen sahtecilik, müteselsilen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Müteselsilen nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık … müdafiinin süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme telebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinde Kavaklı (Kapatılan) Belediye Başkanlığında veznedar olarak görev yapan ve diğer sanıkların suça iştiraklerinin ortaya çıkarılması hususunda ikrara dayalı beyanlarda bulunan sanık …’nın savunmasında aynı belediyenin fen işleri biriminde tahakkuk ve tahsilat takibi görevlisi olan sanıklardan …’ün yalnızca bu birimdeki usulsüzlüklere dahil edildiğini, diğer usulsüzlüklerden haberi olmadığını, fen işleri birimindeki usulsüz işlemler nedeniyle uhdelerine geçirdikleri parayı dörde böldüklerini fakat diğer usulsüz işlemlerle uhdelerine geçirdikleri parayı ise … haberdar olmadığından üçe bölerek paylaştıklarını beyan etmesi karşısında; sanıklar …,…,…’ün toplam zimmet miktarının tamamından sorumlu tutulmaları yönündeki mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık …’ın ise yalnızca anılan birimdeki usulsüz işlemler nedeniyle zimmete geçirilen miktardan sorumluluğu yoluna gidilmesi gerektiği ancak dosya içerisinde her bir birimden usulsüz işlemlerle tahsil edilip sanıkların uhdelerine geçirdikleri miktarı ayrı ayrı gösteren belge ya da bilirkişi raporuna rastlanmadığı anlaşıldığından, öncelikle Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının adli emanetine kayıtlı belgelerin getirtilip incelenerek söz konusu hesaplamanın yapılabilmesi için varsa eksik bilgi veya belgelerin ilgili idareden temin edilmesinden sonra dosyanın konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek fen işleri birimindeki usulsüz işlemler nedeniyle sanıkların uhdelerine geçirdikleri miktarı gerekçeleriyle açıkça gösteren rapor temin edilmesi sonrasında sonucuna göre sanık …’ın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken toplam zimmet miktarından sorumlu tutularak eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Dairemizin 07/12/2021 tarihli bozma ilamında; lehe yasa değerlendirmesi yapılırken 765 ve 5237 sayılı Kanunların uygulanması sırasında belirlenecek temel cezalarda ve artırım oranlarında göz önünde tutulması gereken hususların açıkça bildirildiği, mahkemece de bozma ilamına uyulduğu halde hükmün gerekçe kısmında sanıklar hakkında lehe kanun değerlendirilirken alt sınırdan ceza tayin edilip zincirleme suç nedeniyle de alt sınırdan artırım yapıldığı belirtilmesine ve buna göre 765 sayılı TCK’nın lehe olduğu bildirilmesine rağmen hüküm fıkrasında sanıklar hakkında teşdit uygulandığı söylenerek çelişkiye neden olunması,
Kollukça yapılan araştırma sonucu tarihsiz tutulan tutanakla zimmet miktarının tamamının 19/12/2002 tarihinde belediye veznesine yatırılarak borcun kapatıldığının tespit edildiği, Kavaklı Belediye Başkanlığının 20/12/2002 tarihli yazısında ise zimmete konu miktarın yaklaşık 57.706,00 TL’lik kısmının 20/12/2002 tarihinde nakit olarak belediye hesabına yatırıldığının, kalan 7.000,00 TL’lik kısım için ise her biri 3.500,00 TL bedelli 20/03/2003 ve 20/05/2003 tarihli iki adet çek alınarak zimmetin kapatıldığının bildirildiği, her ne kadar çek ile yapılan ödeme miktarının etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken dikkate alınmaması gerekli ise de belediye tarafından kabul edildiği ve bu hususta herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, bu haliyle sanığın kastının zararın soruşturma aşamasında giderilmesine yönelik olduğunun kabulü gerektiği gözetilmeden, verildiği tarihte tabi olduğu hükümler uyarınca çekte vade olmadığı ve düzenleme tarihinden önce ibrazı halinde karşılığı olması şartıyla ödemede bulunulacağı da nazara alınmadan zararın son çekin tarihi olan 20/05/2003’te soruşturma aşamasından sonra fakat hüküm verilmeden önce giderildiği kabul edilerek etkin pişmanlık hükümleri uyarınca sanıklar hakkında verilen cezalardan 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 13/07/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.