YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/1840
KARAR NO : 2010/2197
KARAR TARİHİ : 09.04.2010
…’yu kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19/06/2007 gün ve 237/223 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanık …’nin 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu yönünden;
Sanığın adli sicil kaydına göre; sanığın … 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22.06.2005 tarih 2005/644-514 sayılı ilamı ile 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca aldığı 1 yıl hapis ve 489 TL. adli para cezasının suç tarihi olan 03.05.2006’dan önce 30.06.2005 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, tekerrür nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Sanık …’nin, kasten insan öldürme suçu yönünden;
a) Sanık hakkında yukarıda (1) nolu bentte belirtilen gerekçeyle, şartları oluştuğu halde 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
b) 22.05.2007 tarihli oturumda, olayın en yakın tanığı olduğu belirtilen …’ün dinlenilmesinden vazgeçilmiş ise de; mahkemenin kabulüne göre olayın tek tanığının ve delilinin tanık …’ün beyanları olmadığı, tanıklar … ve …’ın beyanları ile sanığın savunmasının aksine olay tarihinde … ilinde olduğuna dair telefon sinyal dökümlerinin mahkemece delil olarak kabul edildiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
c) Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; tasarlama halinin kabulü için, öldürme kararının şarta bağlı olmadan alınması, ruhsal dinginliğe ulaşıldığını kabule elverişli makul bir süre geçmesine rağmen eylem kararlılığından dönülmemesi, belli bir hazırlıkta sebat ve ısrar tahtında öldürme fiilinin gerçekleştirilmesi gerekmekte olup, gösterilen gerekçeye ve dosya içeriği delillere göre, yazılı şekilde suç niteliğini belirleyip hüküm kuran mahkemenin kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
3-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, CMUK.nun 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak; 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun hüküm fıkrasının mahsus bölümlerine eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 09/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.