YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8684
KARAR NO : 2011/724
KARAR TARİHİ : 25.01.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları … ‘ün mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak 285 ve 286 parsel sayılı taşınmazlarını satış yoluyla davalı oğluna temlik ettiğini ileri sürüp, tapu iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişler, yargılama sırasında davacı … davasından feragat etmiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece;”çekişme konusu taşınmazların davalıya temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenerek davacı … yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı … yönünden ise adı geçenin davadan feragatinin hata ve hileye dayalı olduğu sonucuna varıldığı, bu durumda, davacı …’in davasının da kabulüne ve feragatin feshine (iptaline) karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacı … yönünden feragatin feshi ile davanın kabulüne, davacı … yönünden ise hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 25.01.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat …. geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vd.vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan Daire bozma ilamı doğrultusunda davacı …’in davasının da kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının, bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde değildir. Reddine.
Ancak, ilk hükümle davası kabul edilen davacı … yönünden Dairenin onama kararıyla lehine hükmedilen vekalet ücreti de kesinleştiği halde, davacı … lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, anılan bu yanlışlık yarıgılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının (6) nolu bendinde geçen “1.800.00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı … Civik’e verilmesi ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.