Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/857 E. 2023/4057 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/857
KARAR NO : 2023/4057
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1755 E., 2022/3006 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/233 E., 2021/685 K.

Taraflar arasındaki 5510 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin (ı) maddesinde yer alan teşvik ve diğer teşvik ve destek indirimlerinden faydalandırılması ve fazladan ödenen primlerin faizi ile birlikte tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, 23.05.2018 tarihli ve 4.891.728 sayılı yazısı ile, davalı Kurumdan 5510 sayılı Kanun’un ek 17 nci maddesi gereğince 5 puanlık prim indiriminden yararlanma ve geriye dönük yersiz ödenen primlerin iadesi talebinde bulunduğunu, Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 29.05.2018 tarihli ve 5.040.314 sayılı cevabi yazısı ile, 5510 sayılı Kanun’un 81 inci maddesine, 27.03.2018 tarihli ve 30373 no.lu Resmi Gazete’de yayımlanan 7103 sayılı Kanun’un 70 inci maddesi ile eklenen 5510 sayılı Kanun’un ek 17 nci maddesine ve 5335 sayılı Kanun’un 30/2 nci fıkrasına atıfta bulunularak bu yönde yapılacak bir işlemin bulunmadığı gerekçesiyle müvekkilinin taleplerinin reddedildiğini, müvekkili şirketin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak 13.05.2016 tarihinde kurulan, Türk Ticaret Kanunu ve ilgili diğer mevzuata uygun şekilde özel sektörde ticari faaliyette bulunan bir özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, müvekkilinin, 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a bendi kapsamında sigortalı çalıştırmasına ve istisna kapsamında yer almamasına, buna göre yasada düzenlenen tüm koşulları taşımasına rağmen davalı Kurum tarafından başta malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası priminin işveren hissesinde uygulanmakta olan beş puanlık prim teşviki ile diğer teşvik, destek ve indirimlerden yararlandırılmadığını, müvekkili şirketin talep ettiği haklar ile ilgili olarak Yargıtay’ın da yerel mahkemelerin de görüşünün, müvekkili benzeri şirketlerin bu haklardan yararlanabilmesinin mümkün olduğu yönünde olduğunu beyanla; idarenin 29.05.2018 tarihli ve 5.040.314 sayılı işleminin iptali, 5510 sayılı Kanun’un 81/1 fıkrası ile 7103 sayılı Kanun’un 70 inci maddesi ile eklenen ek 17 nci maddesinin 1 ve 2 nci fıkraları gereğince müvekkilinin 13.05.2016 tarihinden itibaren 5 puanlık prim indiriminden yararlandırılmaya başlanması gerektiğinin tespitine, müvekkilinin başvuru tarihinden geriye dönük olarak 6 aylık süreye ilişkin yararlandırılmadığı başta malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası priminin işveren hissesine düşen %5 prim teşviki olmak üzere diğer teşvik, destek ve indirimlerden yararlandırılmasına ve yersiz ödenmiş olan primlerin 5510 sayılı Kanun’un ek 17 nci maddesinin 1 inci fıkrası gereğince nakden ve defaten müvekkiline 1 ay içinde ödenmesine, 5510 sayılı Kanun’un ek 17 nci maddesi ve diğer yasal düzenlemeler gereğince müvekkili şirketin kuruluş tarihi olan 13.05.2016 tarihinden bu yana yararlandırılmadığı başta malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası priminin işveren hissesine düşen %5 prim teşviki olmak üzere diğer teşvik, destek ve indirimlerden yararlandırılması gerektiğinin tespitine ve yine kuruluş tarihinden bu yana müvekkili tarafından davalı Kuruma yersiz olarak ödenmiş olan primlerin 5510 sayılı Kanun’un 89/3 üncü fıkrası gereğince işletilecek yasal faizi ile birlikte müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesini ve beyanlarını kabul etmediklerini, Kuruma başvuru üzerine yapılan incelemede, davacı şirkete ait işyerininin, 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasında sayılan “…genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50’sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklar…” kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyeri niteliğinde olduğu tespit edildiğinden, davacının talepleriyle ilgili olarak Kurumca yapılacak bir işlemin bulunmadığının belirtildiğini, hal böyle olunca davacı yönünden teşvik indirimi ve prim iadesi için gerekli kanuni şartlar oluşmadığı için davacının talebinin reddedildiğini, bu itibarla kurum işlemlerinin hukuka ve mevzuata uygun olup, bunların iptalini gerektirecek bir hususun bulunmadığını, bu nedenle davanın hem usul hem de esas bakımından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davacı şirkete ait işyerlerinin tamamının Kanun kapsamına alınma tarihleri 2018 yılı içerisinde olup, işyerlerinin tamamında yapılan işlerin, Denizli Belediyesinin çeşitli birimlerinde personel çalıştırılmasına ilişkin hizmet alımı işleri olduğu, 5510 sayılı Kanun’un 81/1-(ı) bendinde yer alan %5’lik prim teşviki uygulamasının, kamu idareleri dışında kalan, kamu kurum kuruluşlarına ait ihale ile yaptırılan işlere ait işyerlerini de kapsamakta iken, 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun’un 38 inci maddesi ile yapılan değişiklik ile, 5335 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerlerinin ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa istinaden yapılan alım ve yapım işlerinin teşvik uygulaması kapsamı dışına çıkartıldığı, Denizli Belediye Başkanlığı Hukuk Müşavirliğinin 16.03.2021 tarihli yazısına ekli olarak sunulan temizlik hizmetleri konulu hizmet alım sözleşmelerine ve Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 03.07.2018 tarihli yazısına ekli bilgi belgelere göre davacı şirkete ait işyerlerinin tamamının Kanun kapsamına alnıma tarihinin 2018 yılı içerisinde olduğu ve davacı şirket ile yapılan sözleşmelerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa dayalı olduğu, bu itibarla, davacı şirkete ait işyerlerinde yapılan işlerin, teşvik uygulaması kapsamı dışına çıkartılmış olan 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa istinaden yapılan hizmet alımı işleri kapsamındaki işlerden olduğu,

Belirtilen sebeplerle, davacı şirkete ait işyerlerinin, 5510 sayılı Yasa’nın 81’inci maddesine göre teşvik uygulamasından yararlandırılmasına olanak bulunmadığı,

Öte yandan, davacı şirketin işyerlerinin, 5510 sayılı Kanun’un 81 inci maddesindeki teşvik uygulamasından yararlanma hakkı bulunmadığından, Kanun’un ek 17 nci maddesi kapsamında, geriye yönelik olarak teşvikten yararlanmasına da imkan bulunmadığı,

Diğer yasal düzenlemeler bakımından; Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 09.03.2021 tarihli yazısına göre, davacı şirkete ait işyerlerinin Kanun kapsamına alınış tarihlerinin rastladığı 2018 yılının 4 üncü ayı ve sonrasındaki dönemi kapsayan tek düzenleme olan 5510 sayılı Kanun’un geçici 75 inci maddesi kapsamında asgari ücret desteğinden yararlandırıldığı saptanmıştır.

Belirtilen tespitler karşısında, davalı Kurumda tescilli bulunan davacı şirkete ait işyerlerinin, yasal koşulları sağlamasına rağmen yararlandırılmadığı sigorta primlerine ilişkin teşvik, indirim ve desteklemelerin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı şirketin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası priminin işveren hissesine düşen %5 prim teşviki başta olmak üzere sigorta primine ilişkin teşvik, destek ve indirimlerden yararlandırılması, teşvik, destek ve indirimlerden yararlandırılmaması sebebiyle davacı tarafından yersiz olarak ödenen primlerin işletilecek yasal faizi ile birlikte geri ödenmesi (istirdatı) ve aksine kurum işleminin iptali taleplerine yönelen davanın reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, ilk derece mahkemesi kararının hatalı olup kaldırılması gerektiğini , esasen kendi iş yerlerinin de özel iş yeri statüsü niteliğinde olup, teşvik ve destek indirimlerinden faydalandırılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne dair karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davacı şirketin hisselerinin %99’u Denizli Büyükşehir Belediyesine ait olan Beltaş Denizli Belediyesi Temizlik Ulaşım San. ve Tic. A.Ş.’ye ve %1’i Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüne aittir. Bu hali ile belediyeye ait bir tüzel kişilik olup 5510 sayılı Kanun’un 81/1-(ı) bendinde belirtilen ve 01.03.2011 tarihinden sonra maddede belirtilen teşvik uygulaması kapsamı dışına çıkarılmış olan 5335 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin 2 nci fıkrası kapsamındaki kurum ve kuruluşlara ait işyerlerindendir ve bu niteliği itibari ile ilgili mevzuat hükümlerine göre teşvik ve destek uygulamalarından yararlanmasına hukuken imkan bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın niteliği itibari ile 5510 sayılı Kanun’un ek 17 nci maddesinin uygulama yeri bulunmadığı gibi davadan evvel bu madde kapsamında yapılan başvurununda reddedildiği görülmektedir.

Bu itibarla sonuç olarak; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, kendi iş yerlerinin de özel iş yeri statüsü niteliğinde olup, teşvik ve destek indirimlerinden faydalandırılması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirket hakkında özel iş yeri sıfatının varlığı ile teşvik ve destek indirimlerinden faydalandırılıp faydalandırılmayacağı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamanda 5510 sayılı Kanun hükümleridir.

3. Değerlendirme
6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.

Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.

Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.

HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.

Eldeki davada ise, davacının davalı Kurumun 29.05.2018 tarihli işleminin iptalini talep ettiği anlaşılmakta ise de, öncelikle davacı şirketin sadece 5510 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin (ı) bendindeki teşvik hükümlerinden faydalandırılması gerektiğinin tespiti ile aksi kurum işleminin iptalini mi yoksa dava dilekçesinde belirtildiği şekli ile, diğer teşvik destek ve indirimlerinden faydalandırılma isteminin, tüm teşvik hükümlerine mi yöneldiği ve bu anlamda davasının hukuki sebebi tespit edilmeli, bu yönde alınacak açıklama sonrasında davacının talebinin hangi teşvik hükmünden faydalandırılma istemine yöneldiği belirlendikten sonra tüm yasal dayanaklar dikkate alınarak bir inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereklidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.