Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/14449 E. 2006/16632 K. 30.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14449
KARAR NO : 2006/16632
KARAR TARİHİ : 30.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili … Köyü 702 parsel sayılı 1380 m2 yüzölçümündeki davalı adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığını belirterek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın (A) harfli 1103 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tescile karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 19/06/1947 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 24/10/1980 tarihinde yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 2896 Sayılı Yasaya göre 1985 yılında ve 3302 Sayılı Yasaya göre de 25/08/1988 tarihinde kesinleşmiş 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak alınan rapora göre; 3116 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca yapılan 1947 yılı orman tahdit haritasında 106, 105, 104, 103 ve 102 OTS hattına göre … Köyünün tamamının tahdit dışında gösterilmiş olduğu, çalışma tutanaklarına göre ise; taşınmazın tahdit içinde kaldığının kabul edildiği, 1947 yılı tahdit haritası ile çalışma tutanaklarının çelişkili olduğu, yörede 1744 Sayılı Yasaya göre 1979 yılında yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamalarında kısmen P.II nolu alanda 2. madde ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, bu işlemin 24.11.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, 1985-1987 yıllarında 2896 ve 3302 Sayılı Yasalara göre yapılan 2/B madde uygulamalarında da herhangi bir işlem yapılmadığı bildirilmiştir. Ayrıca; orman yüksek mühendisi ile kadastro teknikerin birlikte düzenledikleri rapor ekinde düzenlenen irtibatlı krokide kadastro paftası ölçeği ile orman tahdit haritasının ölçekleri (1/5000 ve 1/10000) denkleştirilmek suretiyle karşılaştırılmalı ve çakıştırmalı, sağlıklı bir uygulama yapılmadığı gibi çekişmeli taşınmazın konumu tahdit haritası üzerinde işaretlenmek suretiyle gösterilmiştir. Uygulama bu nedenle yeterli olmadığı gibi; 1947 tahdit haritasına göre 106, 105, 104, 103, 102, 101 ve 100 orman sınır noktaları önce; kuzeyden doğuya, sonra da güneydoğuya doğru Sülüklü Çeşme mevkiinde 100 OTS numarası verilmek suretiyle kırık çizgilerle seyrettiği halde; rapor ekindeki irtibatlı krokide gösterilen aplikasyonda bu noktaların düz bir hatla güneye doğru indiği görülmektedir. Bu uygulamada … Köyü evlerinin hemen hemen yarısı tahdit içerisinde kalmaktadır. Bu durumda, uygulama ve aplikasyon ilk tahdit haritası ile çelişkilidir. İlk tahdit haritası ile aplikasyonun çelişmesi halinde ilk tahdit haritası, tahdit haritası ile çalışma tutanakların çelişmesi halinde ise; kural olarak çalışma tutanaklarındaki anlatımın, açı ve mesafelerin esas alınması gerekir.

Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş, 1947 yılı tahdit haritası ve 1979 yılı aplikasyon haritası ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği denkleştirildikten sonra, … Köyünün yerleşim alanı dikkate alınarak … Deresi, … Tepesi ve Sülüklü Çeşme mevkii sabit sınır kabul edilerek önce 1947 yılı orman tahdit haritası 100 ila 106 OTS’ye aynı harita üzerinde güneydeki Şaphane Yolu üzerindeki 116 ila 125 OTS’ye kadar hattı gösterecek biçimde uygulama yapılmalıdır. İlk tahdit haritası ile tahdit tutanaklarının çelişmesi halinde, çalışma tutanaklarında geçen mevki, eğim, açı ve mesafelerine ilişkin anlatım esas alınmalıdır. Bundan sonra, 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan hatalı aplikasyon ayrı ayrı renklerle haritalar üzerinde kadastro paftasıyla birlikte gösterilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 30/11/2006 günü oybirliği ile karar verildi.