Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2985 E. 2023/4252 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2985
KARAR NO : 2023/4252
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/880 E., 2022/2877 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: … Anadolu 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/209 E., 2020/263 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı …’e ait … sicil sayılı işyerinde 1978 yılının 9.ayından 1983 yılının 9.ayına kadar çalıştığını, sigorta girişinin yapıldığını, ancak davalı işveren tarafından sigorta primlerinin ödenmediğini, Sosyal Sigortalar Kurumu Pendik Şube Müdürlüğü tarafından 14.02.1984 tarihli yazı ile davalıdan biriken toplam 309.425,00 TL sigorta prim borcunun ödenmesine ilişkin yazı ile ödeme talep edildiğini, davalının bu meblağı ödememesi üzerine diğer davalı … Sigortalar Kurumu tarafından davalı aleyhine Kartal 2.İcra Müdürlüğünün 1984/6822 E. sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, ekte sunulan tahsilat makbuzlarından görüleceği üzere davalının borçlu olduğu çalışanına ait tüm sigorta prim borçlarını ödediğini ancak ödeme yapılmasına rağmen davacının Eylül 1978 ile Eylül 1983 tarihlerine ait çalışmalarının hizmet cetvelinde gözükmediğini beyan ederek belirtilen tarih aralığında davacının sigortalı olarak çalıştığının tespitine ve bunun Kurum tarafından prim gününe esas alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurumun fer’i müdahil olduğu davada aleyhlerine hüküm kurulmaması gerektiğini, davacı iddialarının yöntemince araştırılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davanın kabulü ile; davacının davalıya ait, 2-4004-26637232-16 sicil nolu davalıya ait işyerinde;
01.09.1978 – 31.09.1978 tarihleri arasında 30 gün 216,00 TL, günlük ücretle
01.10.1978 – 31.12.1978 tarihleri arasında 90 gün 110,00 TL, günlük ücretle
01.01.1980 – 30.04.1981 tarihleri arasında 510 gün 180,00 TL, günlük ücretle
01.05.1981 – 31.01.1982 tarihleri arasında 270 gün 333,33 TL, günlük ücretle
01.02.1982 – 28.02.1982 tarihleri arasında 30 gün 350,00 TL, günlük ücretle
01.03.1982 – 31.12.1982 tarihleri arasında 300 gün 420,00 TL, günlük ücretle
01.01.1983 – 01.09.1983 tarihleri arasında 270 gün 540,00 TL, günlük ücretle
Çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile davacının çalışma olgusunu tam ispat edememiş olmasına rağmen işbu davanın kabulüne karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının hizmet tespiti iddialarını her türlü şüpheden uzak, yazılı delille kanıtlamasının gerektiğini, duruşmalarda dinlenilen tanık beyanlarından davacının iddiasının gerçeği yansıtmadığının açıkça anlaşıldığını, dosya kapsamında bordro tanığı dinlenilmediği gibi soyut davacı tanık beyanlarının esas alındığını, davacının çalışma dönemine ilişkin tespit edilen ücrete ilişkin dosyada kesin kanaat oluşturacak bilgi ve belgeye rastlanılmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” SGK, görülmekte olan davada feri müdahil olduğu halde gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilmesi hatalı ise de kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmadığının belirgin bulunmasına göre bu yanlışlık HMK 304 üncü madde gereğince mahallen düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmekle, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur” denilmek suretiyle;

“… Anadolu 21. İş Mahkemesi’nin 03.12.2020 tarihli, 2019/209 Esas – 2020/263 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile soyut varsayımların çalışmanın ispatı olamayacağını, fiili çalışmanın ispatının gerektiğini, duruşmalarda dinlenilen tanıkların hiçbirinin bordro tanığı olmadığını, eksik inceleme neticesinde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde geçen çalışmasının yöntemince kanıtlanıp kanıtlanmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. İncelenen dava dosyasında, 01.03.1979 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı işyerince davacı adına düzenlenmek suretiyle Kuruma 22.05.1979 tarih ve 296409 varide no ile intikal ettiği, davalı işyerince 01.03.1979 dan itibaren 1979/1 inci döneminde 11gün, 1979/2 nci döneminde 34 gün, 1979/3 üncü döneminde 36 gün ve 1979/4 üncü döneminde 40 gün olmak üzere toplam 121 gün Kuruma hizmet bildirildiği, Kurumun 19.08.2015 tarihli yazı cevabı ile davacıya ait sigorta sicil numarası ile ilk işe giriş bildirgesinin, Kuruma verildiği yıla ait serilerden olduğunun bildirildiği, davalı işyerinin 01.09.1978- 31.12.1992 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, 1979/01 ve 04. dönem bordrolarının dosyaya sunulduğu, bordrolarda 1979/01 dönemi çalışanı olarak …’un 12 günlük, 1979/04 döneminde …’in 40 günlük çalışma kaydının bulunduğu, yapılan araştırmalar sonucunda Kurumdan, belediyeden, vergi dairesinden komşu iş yeri ve çalışanlarının tespit edilemediğinin Mahkemeye bildirildiği, Maltepe Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün 23.12.2019 tarihli yazı cevabı ile davalı işyeri çalışanı olarak … isimli bir çalışanın tespit edildiği hususunun Mahkemeye bildirildiği, Kurumun 12.02.2015 tarihli yazı cevabı ile davacı ile davalıya ait işyerindeki çalışmalar ve belgeler ile işverenin borcu olmadığına dair belgelerin dosyaya sunularak 1984 yılı dosyasının imha edilmesi nedeniyle herhangi bir kayda rastlanılmadığının Mahkemeye bildirildiği, Sosyal Sigortalar Kurumu Pendik Şube Müdürlüğü’nün 14.02.1984 tarihli yazısı ile davalı … adına çalıştırılan sigortalıların sigorta primleri hesabına esas tutulacak kazançlar toplamının ölçümlendirildiği, 30.02.1984 tarihli borç bildirim belgesi ile tespit edilen matrah ile bildirilen matrahların üzerinden fark matraha göre prim ve gecikme zammı tahakkuk ettirildiği bu bedellere faiz yürütüldüğü ve toplamda 1978/09 ayından -1983/09 ayına kadar olan dönemde 174.970 TL prim, 116.933 TL gecikme zammı, 17.522 TL faiz olmak üzere toplam 309.425 TL nin davalı …’den talep edildiği, davalı asil tarafından sunulan makbuzlara göre ise Kartal 2.İcra Müdürlüğü 1984/6822 sayılı icra dosyası kapsamında, 1985/07-1987/07 ayları arasında yapılan ödemelere ait makbuzların sunulduğu, makbuzlara göre toplam 290.000 TL ödeme yapıldığı, … Anadolu 22.İcra Dairesi’nin 24.02.2016 tarihli yazı cevabı ile Müdürlüklerinin (Kapatılan Kartal 2. İcra Dairesi) 1984 / 6822 esas sayılı icra takip dosyası istenildiği, dosya alacaklısının Sosyal Sigortalar Kurumu, borçlusunun ise … olmakla 28.01.1988 tarihinde infaz nedeniyle dosyanın kapatıldığı, Müdürlük dosyalarının kanun gereği 10 yıl sonra SEKA’ya gönderildiği hususlarının Mahkemeye bildirildiği, alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, duruşmalarda komşu işyeri tanıklarının dinlendiği, Bölge Adli Mahkemesinin gönderme kararı sonrası yapılan yargılamada da kamu tanığının dinlendiği anlaşılmaktadır.

2. Somut olayda, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuştur. Gerçekten kabule konu 1978/09-1983/09 dönem yönünden, Kurum tarafından düzenlenen 30.02.1984 tarihli borç bildirim belgesi ile davalı işyerinin 1978/09 ayından 1983/09 ayına kadar prim borcunun toplamda 309.425 TL olarak belirtilmesine göre dosyada mevcut 1985-1987 yıllarına ait tahsilat makbuzlarıyla söz konusu borç tutarının icra kanalıyla tahsil edildiği gözetilip öncelikle Kurum ile yazışma yapılmak suretiyle bu prim borcu ödemelerine itibar edilerek davacıya sigortalı hizmet süresi verilip verilmediği, verilmiş ise dönem ve prim gün sayıları sorulup söz konusu işlemin dava tarihinden önce yapılıp yapılmadığı da sorularak açıklığa kavuşturulmak suretiyle Kurum işleminin davanın açılma tarihi öncesi bir tarihe ilişkin olması halinde hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiği, davanın açılma tarihi sonrasına ilişkin olması halinde davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerektiği, davanın konusuz kaldığına karar verilmesi ihtimali kapsamında ise buna ilişkin hizmet cetveli Kurumdan celbedilip denetlendikten sonra anılan kararın tesis edilmesi gerektiği göz önünde tutulmalıdır.

3. Aksi Kurum tarafından yapılan makbuz ödemelerinin dikkate alınmayıp davacıya hizmet süresi kazandırılmaması halinde ise davanın hem kısmi bildirim öncesi, hem de sonrasına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkin olduğu, talep ve kabul sonunun 01.09.1983 tarihi olması karşısında davanın 21.01.2015 tarihinde açıldığı da nazara alınarak kısmi bildirim öncesi ve sonrası bakımından hak düşürücü sürenin geçip geçmediği irdelenmeli, akabinde davanın esası ile ilgili olarak dosyada mevcut 1979/01 ve 04. dönem bordro çalışanları tanık olarak dinlenmeli, gerekmesi halinde kamu tanıkları da tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

4. Kabule göre de davanın niteliğine göre Kurum feri müdahil olup karar başlığında “davalı” olarak gösterilmesi isabetsiz bulunmuştur. Bozma sonrası yapılacak yargılama süresince bu husus gözetilerek karar başlığının düzeltilmesi gerekmektedir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.