Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8878 E. 2023/4856 K. 10.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8878
KARAR NO : 2023/4856
KARAR TARİHİ : 10.07.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E
D U R U Ş M A İ S T E M L İ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Silahla kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan netice ceza miktarı dikkate alınarak 1412 sayılı Kanun’un 318 … maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü :

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2018 tarihli ve 2018/218 Esas, 2018/294 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … hakkında katılana yönelik silahla kasten yaralama suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci maddesinin (d) bendi, son fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının katılan … vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 19.12.2020 tarihli ve 2019/3531 Esas, 2020/618 Karar sayılı kararı ile;
“Sanıklar hakkında TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl hapis cezası üzerinden, katılanın yaşamının tehlikeye sokulması nedeniyle aynı Kanunun 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırım yapılarak 6 yıl hapis ve TCK’nin 62. maddesi uyarınca yapılan 1/6 oranındaki indirim sonucu da 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, anılan Kanunun 87/1-d-son maddesi uyarınca doğrudan 5 yıl ve takdiri indirim sonucu da 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle sanıklara eksik ceza verilmesi, “
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2020 tarihli ve 2020/187 Esas, 2020/492 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … hakkında katılana yönelik silahla kasten yaralama suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci maddesinin (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık … müdafinin temyiz isteminin yasal süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri ; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, ilişkindir.

B. Sanık … müdafinin temyiz sebepleri ;
1. Meşru savunmaya,
2. Haksız tahrikin derecesine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Temyiz dışı maktul … ile sanık …’nin olay tarihinde gündüz saatlerinde karşılaştıklarında bir gün önce sanık …’nin maktulün kız arkadaşına bakması nedeniyle aralarında tartıştıkları, bu tartışma sırasında maktul …’in sanık …’ye tokat atmak ve bijon anahtarıyla kafasına vurmak suretiyle yaraladığı, aynı gün gece yarısından hemen sonra sanık …’nin yanına ağabeyi olan sanık …’u ve diğer sanık …’i de alarak olay yerine geldikleri, sanık …’nin cep telefonundan maktul …’i arayarak konuşup barışmak için çağırdığı, maktulün de yanlarına gelmesi üzerine sanıklar …, … ve …’in maktulü birlikte darp ettikleri, sanıklar …, … ve …’un maktule saldırdıkları, bu durumu gören katılan …’un arkadaşı olan maktule yardım etmek amacıyla müdahale ettiği sırada sanık …’un bu defa katılan …’u adlî muayene raporunda belirtilen biçimde bıçakla yaraladığı ve sanık …’in de katılana yumruk ve tekmelerle darp ettiği olayda; katılanın hedef alınan vücut bölgeleri ile eylemlerini tamamlamalarına ciddi bir engel bulunmadığı halde sanıkların eylemlerine kendiliğinden son vermeleri birlikte değerlendirilerek, sanıklar … ve … hakkında katılana yönelik silahla kasten yaralama suçlarından uygulamalar yapıldığı, anlaşılmıştır.

2. Katılan hakkında düzenlenen Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’nun 29.09.2014 ve 25.02.2015 tarihli; 1)Kişide batın bölgesinde epigastriumda 1 (bir) adet, sol lomber bölgede 1 (bir) adet, sol uylukta 1 (bir) adet olmak üzere toplam 3 (üç) adet kesici delici alet yaralanması tanımlandığı,
2)Epigastriumda tanımlanan ve batın boşluğuna geçerek omentum yaralanmasına neden olan kesici delici alet yaralanmasının,
a)Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,
b)Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
2)Vücudundaki diğer yaralanmalarla ilgili herhangi bir iç organ büyük damar yaralanması tanımlanmadığı cihetle, derin yerleşimli kesici delici alet yaralarının her birinin ayrı ayrı,
a)Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
b)Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
3)Vücudunda kemik kırığı tarif edilmediği,
4)Kişide dava konusu yaralanmaya bağlı organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel bozukluk tespit edilmediği”
Görüşlerini içeren adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.

3. Olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi, görüntü izleme tutanağı, tanıklar …, …, …’ın beyanları ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanık …’un yüzüne, mesleki mazereti kabul edilmeyen müdafinin ise yokluğunda 30.12.2020 tarihli duruşmada verilen kısa karar ve gerekçeli kararın son paragrafında Mahkemece temyiz süresi

yönünden, “gıyapta karar verilenler için tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde” denilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesi uyarınca temyiz süresi ve sürenin başlangıcı yönünden muhatabın yanıltıldığı, sanığın dava dosyasını vekil/müdafii vasıtasıyla temsil ile takip etmesine rağmen gerekçeli kararın da 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. Maddesi uyarınca sanık müdafine tebliğ edilmediği anlaşılmakla, sanık … müdafinin hükmü öğrenme tarihinin temyiz isteminde bulunduğu tarih kabul edilerek, temyiz isteminin süresinde olduğu değerlendirilmiş, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Sanıklar … ve … Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, görüntü izleme tutanağı, tanıklar …, …, … ve katılan …’un beyanları ile bunlarla uyumlu katılana ait adlî muayene raporu dikkate alındığında eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin söz konusu olmadığı, katılandan doğrudan sanıklara yönelen bir saldırı bulunmadığı, kavgaya engel olma amacıyla eylemde bulunduğu, bu haliyle meşru savunmanın yasal koşullarının oluşmadığı, katılanın hedef alınan vücut bölgeleri, yaralanmanın niteliği, eylemin son bulma şekli, birlikte değerlendirildiğine suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı, katılandan sanıklara yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz ve davranışın bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenlerle Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2020 tarihli ve 2020/187 Esas, 2020/492 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.07.2023 tarihinde karar verildi.