Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3410 E. 2023/3853 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3410
KARAR NO : 2023/3853
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3140 E., 2023/68 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/370 E., 2022/191 K.

Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı …’in 03.06.2014 tarihinde müvekkil şirketin renk bölümünde çalışmaya başladığını, 30.04.2016 tarihinde iş yerinde iken geçirdiği bir kaza sonucu yaralandığını, … 1. İş Mahkemesi’nde görülen 2016/683 sayılı dosyada verilen 29.11.2018 tarihli bilirkişi ön raporunda davacı ve davalıya izafe edilebilecek kusur oranlarının %50-%50 olduğu belirtildiğini, … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 06.02.2017 karar tarih ve 439 sayılı sağlık kurulu kararında; kazanın 30.04.2016 tarihinde olduğu, sürekli iş göremezlik durumunun 11.09.2016 tarihinde başladığı, E cetveline göre maluliyet oranının %17 olduğu, kazalının yardıma muhtaç olmadığını, 01.11.2018 tarihinde kontrol muayenesi gerektiğini, SGK Yüksek Sağlık Kurulu 21.09.2017 karar tarih ve 73/13413 karar sayılı kurul raporunda …’in maluliyet oranının %17 olduğunu, kazalının yardıma muhtaç olmadığını, 01.11.2018 tarihinde kontrol muayenesi gerektiğini, 20.03.2019 tarihli 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 4852 karar sayılı mütalaaya göre ise 18.02.2019 muayene tarihi dikkate alındığında E cetveline göre maluliyet oranının %12 olduğunu, sürekli bakıma muhtaç durumda olmadığını, SGK kararında belirlenen oran ile Kurul kararı arasındaki farkın SGK kararına esas teşkil eden muayene bulgularının kişinin kurulda yapılan muayenesinde tespit edilmemiş olmasından kaynaklandığının raporlandığını, ek rapor aldırılmak üzere bilirkişiye tevdi edilen dosyanın 09.12.2019 tarihli kök raporuna ek 30.08.2020 tarihli rapora göre; Süleymanpaşa Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 20.03.2020 havale tarihli cevabı yazısında, davalı …’e geçirdiği kazaya istinaden 01.10.2016 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, 08.11.2018 tarihli kontrol muayenesi sonucunda Bölge Sağlık Kurulu’nun 15.05.2019 tarih 20195900143 sayılı kararı ile 09.01.2019 tarihi itibariyle azalma kaydı ile %7,10 olduğuna karar verildiğini belirterek, davanın kabulü ile davalının maluliyet oranının tespit edilerek çelişkinin giderilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı yanın davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının işbu davayı açma konusunda hukuki menfaatinin de mevcut olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin davacı şirkette çalışmakta iken 30.04.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu yaralandığını, işbu kaza sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararın temini maksadıyla taraflarınca … 1. İş Mahkemesi’nin 2016/683 E. Sayılı davası açıldığını, müvekkilinin maluliyet durumunun SGK … Merkezince %17 olarak belirlendiğini, taraflarınca yapılan itirazlar neticesinde dosyanın YSK’ya gönderildiğini, YSK da %17 oranında maluliyet durumu bildirildiğini, bu maluliyet oranının da taraflarınca düşük bulunarak dosyanın Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması istenmiş olup ATK raporunda müvekkilin maluliyet oranının muayene tarihi göz önüne alındığında E cetveline göre %12 olduğu ve SGK kararında belirlenen oran ile kurul kararı arasındaki farkın SGK kararına esas teşkil eden muayene bulgularının kurulda yapılan muayenede tespit edilmemiş olmasından kaynaklandığını, kurul muayene tarihine kadar SGK kararının kabulü gerektiğinin bildirildiğini, 09.12.2019 tarihli aktüerya bilirkişi kök raporunun ardından Süleymanpaşa Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 20.03.2020 tarihli yazı cevabında; müvekkilin 30.04.2016 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına istinaden 01.10.2016 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, 08.11.2018 tarihli kontrol muayenesi sonucunda Bölge Sağlık Kurulu’nun 15.05.2019 tarih 20195900143 sayılı kararı ile 09.01.2019 tarihi itibariyle azalma kaydı ile %7,10 olduğuna karar verildiğinden SGK’dan gelen yazı cevabı doğrultusunda ek rapor tanzim edildiğini, tanzim edilen ek rapor neticesinde 01.09.2020 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulü ile; toplamda 27.058,54 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.04.2016 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiğini, … 1. İş Mahkemesinin 2016/683 E. Sayılı dosyasında yapılan yargılamalar neticesinde davalı müvekkilin maluliyet durumunun dosya kapsamında mübrez raporlar ve kayıtlar ile sabit olduğunu, bu dosya muhteviyatının incelenmesi ve dosya arasına alınması neticesinde müvekkilin maluliyet durumunun SGK, YSK ve ATK raporları neticesinde belirlendiğinin anlaşılacağını belirterek, davacı yanın sunabileceği ve yargılama aşamasında ortaya çıkabilecek delillere karşı delil sunma hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı yanın haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, kurum tarafından dava konusu yapılan sigortalının maluliyet oranının resmi ve tam teşekküllü hastane kayıtları ve yüksek sağlık kurulu kararları ile … 2. İş Mahkemesinin 2019/ 257 esas dosyası ile saptanmış olduğunu, davacının %7’lik malüliyet oranını ispat etmesi gerektiğini, ayrıca davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini ve ispat edilemez ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Kararda özetle; davacı şirket vekili tarafından davalılar aleyhine açılan davanın kabulü ile; sigortalı …’in 30.04.2016 tarihinde geçirdiği iş kazasına istinaden;

-ATK muayene tarihi olan 18.02.2019 tarihinden itibaren maluliyet oranının E cetveline göre %7,1 olduğunun;

18.02.2019 tarihi öncesinde 06.02.2017 tarihli kurum sağlık kurulu raporunun isabetli olduğu, sigortalının bu tarih öncesinde maluliyet oranının E cetveline göre %17,0 olduğunun ayrı ayrı tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili özetle, davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığını, sağlık kurulu raporunda kazalının meslekte kazanma gücü kaybı oranının %17 olarak belirlendiği, 01.11.2018 de kontrol muayenesi gerektiğinin tespit edildiğini, alınan raporların çelişkili olduğunu, çelişkilerin giderilmediğini kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; sürekli iş göremezlik oranının tespiti talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 95 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.