YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4037
KARAR NO : 2023/4241
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/76 E., 2022/14 K.
DAVA TARİHİ : 03.03.2016
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki rücuan tazminat istemine dayalı ek davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen bozma kararı üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili, kurum sigortalısı …’in davalı işverene ait işyerinde çalışırken geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde vefat ettiğini, sigortalının hak sahiplerine peşin sermaye değerli gelir, cenaze yardımı ve tedavi gideri ödendiğini, kurum zararının 45.553,00 TL’lik kısmının tahsili için için … 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2012/46 Esas sırasına kayıtlı tazminat davası açtıklarını, açılan davanın kabulüne karar verilerek Yargıtay 10.Hukuk Dairesi Başkanlığınca onandığını ve kesinleştiğini belirterek bakiye Kurum alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, kazanın oluşumunda müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını, kazanın oluşumundan işçinin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2017 tarih ve E.2016/89, K.2017/67 sayılı kararı ile tüm dosya kapsamı ve mevcut delil durumu, dosyamız içerisinde bulunan ve Yargıtayca onanarak kesinleşen … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/46 Esas sayılı dosyası ve aldırılan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davacı kurum tarafından açılan davanın kabulüne karar karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı işveren vekili, ilk derece mahkemesince kabul edilen kusur oranına itiraz ederek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.06.2017 tarih, E.2017/1055, K.2017/1321 sayılı kararında, davalı tarafın kendilerinin kusurunun bulunmadığından bahisle istinaf başvurusunda bulunduğu görülmekle birlikte iş bu yargılama konusunun ek dava niteliğinde olduğu taraflar arasında … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/46 esas ve 2012/196 karar sayılı ilamında kusur durumunun tartışıldığı ve davalının %100 kusurlu kabul edilmesine ilişkin ilamın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2012/13386 esas ve 2013/14976 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmekle davalının kusuruna ilişkin itirazının kabul görmeyeceği, zira kusur durumunun kesinleşmiş ilam ile belirlendiği, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK ‘nın 353/1-b-1. Maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 14.01.2020 tarih, E.2017/6065, K.2020/86 sayılı kararında eldeki davada her ne kadar davacı Kurum talebi ile kesinleşen tazminat davasında alınan hesap raporu esas alınarak Kurum zararı belirlenmiş ise de, 5510 sayılı Yasanın 21. madde kapsamında sorumlular bakımından, gerçek zararın yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde belirlenmesi gereği ile özellikle hak sahibi erkek çocuk yönünden gelirden çıkıp çıkmadığı ile gelirden çıkmış ise fiili ödeme tutarları ile karşılaştırma yapılması ve düşük olan tutarın kusur karşılığı esas alınması, gerçek zarar hesaplanmasında hak sahibi erkek çocuk yönünden 18 yaş yerine 20 yaşın esas alınması ve yeniden Kurum alacağının belirlenmesi, … gerçek zarar tavan hesabına dair açıklanan ilkeler çerçevesinde bir rapor alınması ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sadece tazminat dosyasında alınan hesap raporuna dayalı olarak, karar tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay ilamı doğrultusunda ve 5510 sayılı Kanun’un 21 inci madde kapsamında sorumlular bakımından, gerçek zararın belirlenmesi yapılırken hak sahibi erkek çocuk yönünden gelirden çıkıp çıkmadığı tespit edilmiş, erkek çocuk yönünden 20 yaş esas alındığı, fiili ödeme tutarları ile karşılaştırma yapılarak bilirkişi tarafından hesaplama yapılmış, düşük olan tutarın kusur karşılığı hükme esas alınarak Kurumun alacağı belirlenmiş, davacı tarafça karar istinaf edilmediği bu nedenle usuli kazanılmış haklara dikkat edilmesi gerektiği, davacı ıslah talebini … 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2012/46 E. 2012/196 K. sayılı kararında tespit edilen 45.353,00-TL nin düşerek yaptığı, bozma sonrasında alınan raporda her ne kadar bu hususa dikkat edilmeden hesaplama yapılmışsa da Mahkemece resen gözetilerek hesaplanan tutardan 45.353,00-TL düşüldüğü belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili, kusur, hesap ve yargılama giderlerine itirazla davanın kabulü gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili, eldeki davanın ayrı bir dava olduğunu, yeni kusur raporu alınması gerektiğini, Cumhuriyet Savcılığında bulunan kaza ile ilgili soruşturma dosyasında ve akabinde açılan ceza davası dosyasında bulunan …’daki hastanede düzenlenen müteveffa …’e ait ölüm raporunda hayatını kaybetme sebebi olarak, …’daki tedavi sırasında yanlış antibiyotiğin kullanılmasının tespit edildiğini, bu durumun iş kazasıyla ölüm arasındaki illiyet bağının koptuğunu, bilirkişi hesap raporunun hatalı olduğunu, kazanın meydana geldiği Ülper Asfalt Şantiyesi 2007 yılında kurulmuş, en son teknik ve teknolojik imkanların kullanıldığı, garanti süreci dahil bu zamana kadar gerekli tüm bakımlarının yapıldığı örnek bir tesis konumunda olduğunu, tesisin her türlü bakımının yaptırılmasının ve tesisin yukarıda sayılan teknolojik yeterliliklerinin müvekkil İdarenin kusurunu ortadan kaldırdığını beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 29.07.2010 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ve sigortalının vefatından önce Kurumca yapılan tedavi gideri ile cenaze masrafı nedeniyle oluşan kurum zararının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 21 ve 76 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.