Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/1703 E. 2023/3047 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1703
KARAR NO : 2023/3047
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaali Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın, davacı vekili ve asli müdahiller tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve asli müdahiller tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin murisi …’nın 17.05.2013 tarihinde düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi ile davalı … lehine davaya konu 133 ada 25 parsel sayılı taşınmazı vasiyet ettiğini, adı geçen murisin işlemin yapıldığı tarihte 100 yaşında olması sebebiyle aklî dengesinin yerinde olmadığını, okuma yazması olmadığı gibi işlemin içeriğini de bilemeyeceğini ve işlem içeriğinden de murise bahsedildiğinin şaibeli olduğunu belirterek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacının iddialarının soyut olduğunu, iddiaların tamamının gerçek dışı olduğunu, vasiyetnameye ekli olan hastane raporundan da bunun anlaşılabileceğini, düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin kesin delil niteliğinde olduğunu ve vasiyetname tarihinde murisin ayırt etme gücünün bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kocaali Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2017/417 Esas, 2020/140 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve asli müdahiller ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. Gerekçe ve Sonuç
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 20.01.2022 tarihli ve 2021/1448 Esas, 2022/120 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve asli müdahiller ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili yönünden;
-Dava sırasında öne sürülen tüm iddiaları yinelediklerini,
-Kararın hatalı olduğunu,
-Muris 100 yaşında olduğundan vasiyetnameye ekli tek doktor raporunun yetersiz olduğunu,
-Uzman doktorlardan oluşan bir heyet tarafından raporun alınması gerektiğini,
-Saklı paylar konusunda davanın bu hususta geç açıldığı ve mahkemenin gerekçesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Asli müdahiller yönünden;
-Dava sırasında öne sürülen tüm iddiaları yinelediklerini,
-Kararın hatalı olduğunu,
-Muris 100 yaşında olduğundan vasiyetnameye ekli tek doktor raporunun yetersiz olduğunu,
-Uzman doktorlardan oluşan bir heyet tarafından raporun alınması gerektiğini,
-Saklı paylar konusunda davanın bu hususta geç açıldığı ve mahkemenin gerekçesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176, 177/1 ve 186 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekili ile asli müdahillerin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Yargılama taraflarından birinin önceden yaptığı bir usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesi (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176 ncı maddesi; ….,…; Medeni Usul Hukuku, Ankara, 2021, s.437) anlamına gelen ıslahın yargılamada hangi aşamaya kadar yapılabileceğinin cevabını aynı Kanun’un “Islahın zamanı ve şekli” başlıklı 177/1 inci maddesi vermektedir. Buna göre, “Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.”

3. Eldeki yargılamanın 16.06.2020 tarihli 8 inci oturumunda alınan 2 numaralı ara kararı gereğince tarafların HMK’nın 186 ncı maddesine göre “sözlü yargılama”ya çağrıldıkları anlaşılmıştır. 25.06.2020 tarihli 9 uncu oturumunda, HMK’nın 186/2 nci maddesine göre taraflara son sözleri sorulmasına rağmen davacının tenkise yönelik ıslah talebinde bulunduğu görülmüştür. HMK’nın 177/1 inci maddesine göre, ıslahın tahkikat aşamasına kadar yapılabileceği ortada olup bu aşamanın sona ermesinden sonraki aşama olan sözlü yargılamada, ıslah isteminde bulunulamayacağından yapılan ıslahın süresinde olduğunu söylemek imkân dahilinde değildir. Bu sebeple mahkemece, davacının ıslah isteminin reddi gerekirken eldeki davanın hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle reddi doğru değil ise de, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekili ve asli müdahillerin ayrı ayrı verdikleri temyiz dilekçelerindeki diğer itirazlarının REDDİNE,

2. Yukarıdaki (3.3) doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin DEĞİŞTİRİLEREK ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.