Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7966 E. 2023/4074 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7966
KARAR NO : 2023/4074
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürme ve bu suça yardım, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : Kısmî istinaf başvurusunun esastan reddi, kısmi istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, kısmî mahkûmiyet kararları

Sanık … ve müdafiinin temyiz istemi yönünden;
Sanık … müdafiinin, on beş günlük yasal süre içindeki temyiz isteminden sonra sanığın cezaevinden gönderdiği 03.04.2023 tarihli dilekçesi ile cezasının onaylanmasını istediği, bu talebin temyiz isteminden feragat niteliği taşıdığı, 05.04.2023 tarihinde gönderdiği temyiz dilekçesi ile feragatten vazgeçmiş ise de vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmadığı anlaşılmakla, adı geçen sanık hakkında kasten öldürmeye yardım suçu yönünden katılanlar vekilinin temyiz istemi ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden;
İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararına yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Katılanlar vekilinin sanıklar … ve … hakkında kasten öldürme ve sanık … hakkında kasten öldürmeye yardım suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi ile sanık … ve müdafii ile sanık … müdafinin kasten öldürme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri yönünden;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 Tarihli ve 2021/371 Esas, 2021/487 Karar Sayılı Kararı
1. Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
2. Sanıklar … ve … haklarında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından, 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 1 yıl hapis ve 600 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3. Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,

4. Sanık … hakkında kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba karar verilmiştir.

B. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 13.05.2022 Tarihli ve 2022/419 Esas, 2022/974 Karar Sayılı Kararı
1. Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2. Sanık … hakkında kasten öldürme ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurusu ile kısmen re’sen istinafı üzerine hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca tekerrüre ilişkin kısımları düzeltilmek suretiyle aynı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
3. Sanık … hakkında kasten öldürme ve sanık … hakkında kasten öldürmeye yardım suçlarından, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ile sanık … ve sanık … müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılmasıyla;
a) Sanık … hakkında kasten öldürmeye yardım suçundan, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri delâletiyle 81 … maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba,
b) Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık …’in asli fail olarak cezalandırılması gerektiğine,
2. Sanıkların eylemlerinin tasarlama kapsamında kaldığına,
3. Sanıklar hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığına,
4. Sanıkların araçta bulunan diğer kişilere yönelik eylemlerinin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğundan bu suçtan da cezalandırılmalarının gerektiğine,
İlişkindir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Sanığın eyleminin kasten öldürme olmayıp kasten öldürmeye teşebbüs aşamasında kaldığına,
3. Sanık hakkında belirlenen ceza miktarının fazla olduğuna,
4. Sanığın ağır tahrik altında hareket ettiğine,
İlişkindir.

C. Sanık … Ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın diğer sanık …’ın eylemine iştirak etmediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

D. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Eksik araştırma ile karar verildiğine,
2. Sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığından beraatine karar verilmesi gerektiğine,
3. Sanık hakkında takdirî indirim nedeninin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde maktulün daha önceden tartıştığı sanık … ile görüşmek istediği, sanık …’in diğer sanıklar …, … ve inceleme dışı … T. ile birlikte beklediği olay yerine maktulü çağırdığı, maktul geldiğinde taraflar arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi ile maktulün olay yerinden kaçıp arkadaşları … B. ve … M. ile buluşup onlarla birlikte tekrar olay yerine geldiği, maktul bulunduğu aracın içindeyken sanık …’ın 9 mm.’lik tabanca ile sanık …’in pompalı tüfekle ateş ettikleri, maktulün kafasından isabet aldığı, kaldırıldığı hastanede öldüğü, maktulün kafatasından çıkan deforme mermi çekirdeği üzerinde yapılan kriminal inceleme neticesinde mermi çekirdeğinin sanık …’ın olayda kullandığı seri numarası okunamayan ve atışa elverişli silahtan çıktığının tespit edildiği, ayrıca …’ın suçunu ikrar eden mektup yazdığı, otopsi raporunda maktülün kafatasına isabet eden mermi nedeniyle oluşan kafa kubbe ve kaide kemik kırıkları ve beyin doku harabiyeti ve kanaması sonucunda öldüğü ve atışın uzak mesafeden yapıldığının tespit edildiği, her ne kadar sanıklar (… ve …) savunmalarında öldürme kasıtları olmadığını bildirmiş iseler de olayın oluş şekli, katılan beyanları, sanık savunmaları, tanık anlatımı, uzmanlık raporları, olay yeri inceleme krokisi ve raporu ile sanık … ile maktul arasında önceye dayalı husumet bulunması, sanık …’ın öldürmeye elverişli 9 mm. mermi atabilen tabanca ile doğrudan maktulü hedef alarak etkili mesafeden ateş etmiş olması, maktulün hayati bakımından önemli noktalardan olan kafasından isabet alması, kafatasından çıkan deforme mermi çekirdeği ile maktulün kullandığı aracın sağ kapısından ele geçen mermi çekirdeğinin sanık …’ın kullandığı silahtan atıldığının kriminal rapor ile belirlenmiş olması, sanık (…’ın) en az iki kez maktulün bulunduğu araca ateş ettiği sübuta ermekle sanık …’ın (asli fail sıfatıyla) öldürme kastı ile hareket ettiği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı, sanık …’in ise olay yerinde öldürme sırasında asli failin yanında birlikte bulunduğu ve ona

engel olmadığı, sanık …’ın yönlendirmesi ile pompalı tüfeği alarak ateş ettiği, ancak olay yeri inceleme raporu ve sanıkların çelişkili beyanları dikkate alındığında sanık (…’in) maktulü hedef alarak ateş ettiği hususunun (araca isabet eden ve pompalı tüfekten çıktığı tespit edilen bir saçmanın olmaması ve değişen beyanlar nedeni ile ) sabit olmadığı, bu hâliyle sanık …’in maktulün araç ile olay yerine gelmesinin akabinde sanık …’ın eylemine engel olmayıp aksine maktulün kaçma şansını azaltıp eylemin korkutuculuğunu artıracak şekilde (savunmasında da bildirdiği gibi) havaya ateş ederek eyleme yardım eden sıfatı ile katıldığı, olayda pompalı tüfeğin de kullanılması nedeni ile ölüm sonucunun bu tüfekten kaynaklı gerçekleşme korkusuyla tüfeğin konteynıra atıldığının sanık … tarafından bildirilmesi dikkate alındığında tüfekte ses fişeği olmadığının sanıklar tarafından bilindiği belirlenmekle sanık …’in diğer sanık …’ın eylemine yardım eden sıfatıyla katıldığı (oy çokluğuyla) kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı, sanık … hakkında diğer sanıklar … ve …’in eylemlerine iştirak ettiğinden bahisle kasten öldürme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; duruşmada dinlenen tanık … Ç.’nin görgüye dayalı beyanında sanık …’in ateş etmediğini, yalnızca düşen silahını alarak uzaklaştığını bildirdiği, olaydan sonra sanık …’den alınan svap örneklerinde de herhangi bir atış artığına rastlanılmadığının anlaşılması, olay yeri inceleme raporuna göre sanık …’ın olayda kullandığı silah dışında başka bir tabanca ile de atış yapıldığına dair bir bulgunun olmaması, maktulün kullandığı aracın sağ kapısına isabet eden mermi çekirdeğinin de sanık …’ın silahından çıktığının kriminal rapor ile anlaşılması ile sanık …’ın olayda silah kullanmadığına yönelik aşamalarda değişmeyen savunmasının bu hususları desteklemesi, bu hâlde de sanık (…’in) diğer sanıkların eylemine iştirak ettiğini gösterir somut bir fiilinin tespit edilmemesi, sanığın sadece olay yerinde bulunmasının kanunun aradığı iştirak ilişkisini oluşturmayacağı anlaşılmakla adı geçen sanığın atılı suçu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve yeterli delil bulunmadığından beraatine karar verildiği, inceleme dışı suça sürüklenen çocuk … … Ç.’nin içerisinde suçta kullanılan mermi çekirdeğinin ele geçirildiği aracın yerini değiştirmesi suretiyle olay yerini bozmak suretiyle suç delillerini gizleme veya değiştirme suçunu işlediği, inceleme dışı sanık … T.’nin aracın yerini değiştirmesine yönelik suça sürüklenen çocuk … …’in kendisinde böyle düşünce bulunmadığı hâlde bu suça yönlendirip, ne şekilde yapacağını söyleyip eldiven de temin ederek mezkûr suça azmettirmek suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, inceleme dışı sanık … U.’nun olayda kullanıldığını bildiği (…’ın) silahını alarak boş bir araziye gömdüğü, bu silahın maktulün başına isabet eden mermiyi ateşleyen silah olduğu belirlenmekle sanık …’in suç delillerini gizleme veya değiştirme suçunu işlediği, inceleme dışı diğer sanık … Ç.’nin sanık …’e ait 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz silahı evinde saklamak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan birleşen dosya yönünden sanıklar … ve …’in yasak niteliği haiz silahları taşımak suretiyle üzerlerine atılı suçu işledikleri kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanık … üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiş ise de diğer sanıklar … ve …’in suçlamayı kabul etmedikleri belirlenmiştir.

3. Tanıklar … M., … B. ile … Ç.’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.

4. Maktul hakkında Adlî Tıp Kurumu … Morg İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından kesin ölüm sebebinin belirlenmesine yönelik düzenlenen 21.06.2021 tarihli otopsi raporunda özetle; dış muayene bulgularında kafada alın sağda, sağ kaş iç başlangıç bölümünden 1 cm. iç bölümde, sağ yanında en geniş yerinde 0,7 cm. sıyrık ve çepeçevre vurma halkası bulunan hafif yıldız vari 0,9 cm. çaplı ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası görüldü. Giriş yarası çevresinde sağ yanda 0,3 cm. dışta, 3 adet 0,2 cm. çaplı sıyrıklar tespit edildiği,
a) Maktulün, ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafa kubbe ve kaide kemik kırıkları ile karakterli beyin doku harabiyeti ve kanaması sonucu meydana gelmiş olduğu,
b) Kişinin vücudunda 1 (bir) adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası tespit edilmiş olup oluşturduğu yaralanmanın öldürücü mahiyette olduğu,
c) Atışın uzak atış mesafesinden yapılmış olduğu,
d) Otopsi sırasında 1(bir) adet üzerinde yiv set izleri bulunan, deforme görünümde ateşli silah mermi çekirdeği elde edildiği,
Görüşünün bildirildiği belirlenmiştir.

5. Olay Yeri İnceleme Tutanağı ile basit krokisi dava dosyasına eklenmekle olay yerinde sanık …’ın ikametinin önünde bulunan bir adet kovan ile maktulün bulunduğu araçta yapılan incelemede bulunan bir adet deforme mermi çekirdeği ve otopsi işlemi sırasında maktulden elde edilen bir adet deforme mermi çekirdeğinin sanık …’ın olayda kullandığını bildirip inceleme dışı sanık … tarafından saklandığı yerden kolluk güçlerince çıkarılan tabancadan atıldıklarının tespit edildiği … Polis Kriminal Laboratuvar Müdürlüğünün ANK-BLS-21-02356 ve ANK-BLS-21-03082 uzmanlık numaralı uzmanlık raporları dava dosyasına eklenmiştir.

6. Olay yerinden birlikte kaçan sanıklardan … ve …’in ertesi gün, sanık …’ın ise 14 gün kadar sonra yakalandıklarında alınan el svaplarında atış artığı belirlenmediği gibi maktul ile aynı araçta bulunan tanıklar … M. ve … B.’nin olayın hemen akabinde alınan el svaplarında atış artıklarına rastlanmadığını bildiren uzmanlık raporları ile kolluk güçlerince tutulan tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … yönünden; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında kurulan hükümlerde tekerrür uygulanmasına ilişkin maddede düzeltme yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanıklar … ve … yönünden; Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, ana hatları olayın gelişim süreci ve oluş şekli aynı kabul edilmiş ise de;
a) Sanık …’in olay sırasında silahına davrandığı ve ancak pantalonunun içine düşürmesi nedeniyle ateş etmeye muvaffak olamadığı belirlenmekle yardım eden sıfatıyla suça iştirak ettiği,
b) Sanık …’in eyleminin faillik kapsamında kaldığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince adı geçen sanıklar hakkında kurulan hükümler yönünden hataya düşüldüğü tespit edilerek anılan hükümlerin

kaldırılmasına ve sanık …’in kasten öldürme suçundan, sanık …’in ise kasten öldürmeye yardım suçundan cezalandırılmalarına dair mahkûmiyet hükmü kurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde verdiği dilekçesi ile temyiz istemlerini öne sürdükten sonra, sanığın Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla gönderdiği 03.04.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu, feragatten vazgeçmenin mümkün olmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık … Hakkında 6136 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

C. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık … Yönünden
Katılanlar vekili sanık …’in de asli fail olarak cezalandırılması gerektiğini bildirmiş ise de; sanık …’in olayda üzerinde bulunan tabancayı kullanamadığının tanık … B.’nin anlatımı ve olay yeri inceleme raporu ile belirlendiği, kaldı ki Bölge Adliye Mahkemesince de bu hususun tartışıldığı ve “olayın başlangıcında maktul ile tartışıp, kavga eden sanıklar …, … ve …’in olay yerinden, tekrar geleceğini bildirerek ayrılan maktulü öldürmek üzere derhal fikir ve eylem birliğine vardıkları, bu yolda hazırlık yapıp, suçta kullanacakları silahları tedarik edip hazırladıkları, maktulün olay yerine hızla gelip aniden durması üzerine de konumlandıkları öldürmeye elverişli atış mesafesinden silahlarına davrandıkları, iş bölümü gereği maktulü doğrudan öldürmeye yönelik atışları yapma konusunda görev üstlendiği onunla asıl husumetli kişi olduğu anlaşılan sanık …’ın, iki el ateş edip, isabetli bir atış ile maktulü öldürdüğü, aynı sırada sanık …’in, pompalı tüfek ile havaya ve/veya yere doğru taciz ateşi açtığı, sanık … gibi bir görev üstlendiği anlaşılan sanık …’in ise silahını giysisi içine düşürmesi nedeniyle ateş etmeye muvaffak olamadığı” şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile ateş etmeye muvaffak olamayan sanık …’in diğer sanıkların fiilleri üzerinde ortak hakimiyet kuramadığı kabul edilerek yardım eden sıfatıyla cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Tasarlama Yönünden
Sanıkların katılanı öldürme kararını önceden verdiklerine, bu kararı verdikten sonra aradan soğukkanlılığa kavuşacak kadar makul bir süre geçmesine rağmen öldürme kararında sebat ettiklerine ilişkin dava dosyasına yansıyan bir kanıtın bulunmadığı, sanık savunmaları ve tanıklar …, … ile …’nın beyanlarından olayın ani bir kastla geliştiği sonucuna varılmakla sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında kalmadığı belirlenerek hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Haksız Tahrik Yönünden
Maktulün olayın başlangıcında önce sanık …’e telefon edip görüşmek istediği, …’in bulunduğu yeri söylemesi üzerine önceden husumetli olduğu diğer sanık …’ın evinin önüne gelmesiyle burada çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi, olay yerinden tekrar geleceğini bildirip ayrılmasından kısa süre sonra söylediği gibi yeniden olay yerine beraberinde tanıklar … ve … ile birlikte dönmesi karşısında İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince ilk haksız hareketin kimden geldiğinin kesin olarak belirlenememesi sebebiyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı içtihadı ile Yargıtay Ceza Dairelerinin bu kararla uyumlu yerleşik ve süreklilik gösteren uygulamaları ile uyumlu şekilde sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Diğer Kişiler Yönünden
Katılanlar vekilinin dilekçesinde bildirdiği diğer kişilere yönelik açılan dava ve kurulan hüküm bulunmadığı belirlenmiştir.

D. Sanık … Ve Müdafiinin Temyiz Sebebi
Sanığın diğer sanık …’ın eylemine iştirak etmediğinden bahisle beraatine karar verilmesi gerektiği bildirilmiş ise de; Bölge Adliye Mahkemesince maktulün araçtan inmesine fırsat vermeden sanık … silahla maktule doğru ateş ederken sanık …’in pompalı tüfekle havaya ve/veya yere doğru ateş ettiği kabul edilen olayda sanığın fail sıfatıyla maktulü öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

E. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Eksik Araştırma Yönünden
İlk Derece Mahkemesince gerekli araştırma ve incelemelerin yapılarak dava dosyasının tekemmül ettirildiği belirlenmekle, sanığın eyleminin sübuta erdiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Meşru Savunma Yönünden
Dosya kapsamına göre İlk Derece Mahkemesince “ilk haksız hareketin kimden geldiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği” gerekçesiyle sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği asgari oranda (1/4) haksız tahrik indirimi uygulandığı gözetildiğinde meşru savunma hükmünün uygulanması için ilk haksız hareketin maktul tarafından gerçekleştirilmesi zorunluluğu karşısında maktulün olay yerine silahsız gelmiş olması dikkate alındığında saldırı ile savunmada orantılılık ilkelerinin somut olayda bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Takdirî İndirim Nedeni Yönünden
Sanığın tekerrüre esas sabıkasının bulunduğu, olaydan sonra kaçıp bir süre sonra yakalandığı belirlenmekle sanık hakkında takdirî indirim nedeninin uygulanmama sebebi İlk Derece Mahkemesince “Sanığın suça yatkın kişilik özellikleri, olay sonrasında sergilediği davranışlar ve iyi halinin görülmemesi” şeklindeki kanunî bir gerekçeye dayandırılmış olup sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık … Hakkında 6136 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

C. Sanıklar Hakkında Kasten Öldürme Ve Bu Suça Yardım Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (C), (D) ve (E) paragraflarında açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.05.2022 tarihli ve 2022/419 Esas, 2022/974 Karar sayılı kararlarında katılanlar vekili ve sanık … ile sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık … müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.