Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/6760 E. 2023/557 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6760
KARAR NO : 2023/557
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1140 E., 2018/1180 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Sanığın, TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 53/1, 58/9, 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmasına ilişkin Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2018 … ve 2017/231 (E) ve 2018/14 (K) sayılı hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2018 … ve 2017/231 Esas ve 2018/14 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi ve 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.04.2018 tarihli ve 2018/1140 Esas, 2018/1180 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm usul ve kanuna uygun bulunduğundan, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; oluş ve dosya kapsamı ile savunmaya, sanığın ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu ile vasfını tayin açısından belirleyici nitelikte olmasına göre; ByLock uygulamasının kullanımına dair ID eşleştirmelerinin devam ettiği hususları da gözetilerek, ByLock programı kullanıcı kimliği olan ID numarası ve varsa yazışma içeriklerinin tespiti yönünden ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının istenmesi, keza dosyanın aşamasına nazaran … bilgi bankası ve sosyal çevre araştırmalarının yaptırılmasını müteakip sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, ByLock İP’lerine bağlanıldığına dair CGNAT (HIS) kayıtları ile Bank … hesap işlemleri ve … Sendikası üyeliğine istinaden, noksan araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi,

Kanuna aykırı, bu itibarla temyiz itirazları isabetli olduğundan, CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca hükmün BOZULMASI görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemleri özetle; lehe delillerin toplanmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, banka hesabının suç oluşturmayacağına, sendika üyeliğine ilişkin sanığın samimi beyanda bulunduğuna, kaldı ki buna ilişkin dosyada bilgi de bulunmadığına, ByLock görüşme içerikleri temin edilmeden, dosyada yeterli araştırma yapılmadan, eksik inceleme ile ve mahkumiyete karar vermek için yeterli delil olmadığı halde hüküm kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla hazırlanan iddianame kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince,

“…DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dosya içerisinde bulunan internet bağlantı iletişim sorgu sonuçları raporundan da (karşı IP bilgileri) anlaşılacağı üzere; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca münhasıran kullanılan ve internet üzerinden kapalı devre sistemi ile çalışan kriptografik haberleşme programı olan ByLock isimli programı kendi adına kayıtlı ve kendi kullanımda olan 0507 (…) (..) (..) nolu GSM hattı üzerinden kullandığı, yine dosya içerisinde bulunan söz konusu karşı IP bilgilerine göre; sanığın, ByLock isimli kripto haberleşme programını cep telefonu üzerinden kullandığı zamanlarda 1 nolu celsedeki ifadesinde belirttiği bir dönem ikametgah adresi olan Konuksever Mahallesinde bulunan baz istasyonundan sinyal aldığı, sanığın bu suretle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca münhasıran kullanılan kriptografik haberleşme programı olan ByLock isimli programı kullandığının sabit olduğu, sanığın ayrıca FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir Pak-İş Sendikasına üyeliğinin bulunduğu, sanığın bu suretle üzerine atılı suçu işlediği sabit olmakla inkara yönelik savunmasına itibar edilmeyerek, Fettullahcı terör örgütü paralel devlet yapılanması (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına örgüt üyesi olarak dahil olduğu anlaşıldığından, eylemine uyan TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Terörlü Mücadele Kanunu’nun 5/1 ve TCK’nın 62 nci maddeleri gereğince cezalandırılmasına, TCK’nın 53/1 inci maddesindeki hak yoksunluklarına hükmolunmasına, hükmün kesinleşmesinden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilen sürelerin TCK’nın 63 üncü maddesi gereğince cezasından mahsubuna, verilen cezanın TCK’nın 58/9 uncu maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak..” şeklinde gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince, usul ve kanuna uygun bulunan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

1-BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel

faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceği, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği gözetilerek;

Sanığın Bank … nezdindeki tüm hesap hareketlerine ilişkin bilirkişi raporu alınmak suretiyle örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden, bankacılık işlemi bulunup bulunmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konması,

2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilmekle,

ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporlarının ilgili birimden yeniden istenmesi, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden sanıkla ilgili beyan bulunup bulunmadığı sorgulanıp, bulunması halinde onaylı suretlerinin getirtilip, temin edilmesi varsa beyan sahiplerinin tanık olarak usulüne uygun biçimde dinlenmesi ve tüm delillerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi gereğince okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belge ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.04.2018 tarihli ve 2018/1140 Esas, 2018/1180 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.