Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/39608 E. 2012/43074 K. 08.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/39608
KARAR NO : 2012/43074
KARAR TARİHİ : 08.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İddianamenin sevk maddelerinde konut dokunulmazlığının ihlaline yönelik hükümlere yer verilmemiş olsa bile, metin kısmında yer alan “sanığın, yakınana ait evin bahçesine girdiği” şeklindeki anlatım karşısında, sanık hakkında, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan açılmış davanın bulunduğunun anlaşılması sebebiyle tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Sanık hakkında hapis cezasına hükmedildiği halde 5237 Sayılı TCK’nun 53.maddesinin birinci fıkrasında yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de 5237 Sayılı TCK.nun 53/1.maddesine göre anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın kasten işlenmiş suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması nedeniyle; infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının belirtilmesi karşısında, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde cezanın infazından sonra sanık hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
2- Adli sicil kaydında birden fazla suçtan verilen hüküm bulunan sanık hakkında tayin olunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 2. Bendine göre, “tekerrür nedeniyle koşullu salıverilme süresine eklenecek miktar tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz” biçimindeki düzenleme gözetilerek, hangi hükümlülüğünün tekerrüre esas alındığının kararda açıkça belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları, bu itibarla yerinde görüldüğünden; hükmün 1412 sayılı CMUK.’nun 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; “1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri altında bulundurulmasına, herhangi bir yükümlülük öngörülmemesine” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılmasına ve “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle” ve “sanığın Kadıköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.07.2003 tarih ve 2003/451 – 2003/635 sayılı hükümlülüğünün infaz aşamasında tekerrüre esas alınmasına karar verilmesi suretiyle” diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.