YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7705
KARAR NO : 2023/1721
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte şikayet ve borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen dosya bakımından … 3. İcra Dairesinin 2016/13133 Esas sayılı takip dosyasında senedin teminat senedi olduğuna dair itirazın ve sair şikayetlerin reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince borçluların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu İcra Mahkemesine başvurusunda: alacaklı bankanın taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak takibe konu senetlerde vade tarihi yazdığı, borçlu şirketin alacaklıya gayrinakdi krediler dışında borcu bulunmadığı, alacaklının borçluya vermiş olduğu teminat mektubu ile çek yaprak koruma bedellerinin tahsil edilmesini bu takiple amaçladığı, alacaklının takibe konu senetlerin teminat senedi olduğunu açıkça ikrar ve kabul ettiği iddiaları ile davanın kabulü ile ödeme emirlerinin ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesiyle; takip dayanağı bonolar üzerinde teminat kaydı bulunmadığı, teminat iddiasına ilişkin yazılı belge de sunulmadığı, tam olarak dayanak belgenin gönderilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığı ve senet sureti yazmasının tek senet gönderildiği anlamına gelmediği beyanı ile davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemenin 2016/821 Esas, 2017/42 Karar sayılı dosyasının 20.01.2017 tarihinde yine mahkemenin 2016/811 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, birleştirilen dosyanın incelenmesinde mahkeme dosyası ile taraflarının ve dava konusunun aynı olduğu, delillerin müşterek olup, usul ekonomisi açısından birlikte toplanmasının tarafların yararına olduğu her iki dosya arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşılmakla, her iki dosyanın birleştirilerek yargılamanın 2016/811 Esas sayılı dosya üzerinden devamına karar verildiğinin, öte yandan Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi Başkanlığının 20.02.2020 tarih 2018/1351 Esas 2020/350 Karar sayılı ilamı ile mahkeme ilk kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşıldığı, somut olayda takip dayanağı bonoların zorunlu unsurları taşıdığı, kaşıtsız şartsız borç ödeme taahhüdünü içerdiği, üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı, mahkeme gerekçesinde bono ve kredi sözleşmesindeki taraflar ile düzenleme tarihi ve miktarın aynı olduğu kabulünden hareketle itiraz kabul edilmiş ise de senedin teminat senedi olduğunun kabulü ile kredi sözleşmesinde anılan senede açıkça atıf yapılması gerektiği halde böyle bir atıf bulunmadığı, kat ihtarnamelerinde de açık atıf bulunmadığı gibi borçlu tarafça bu yönde herhangi bir başka belge ibraz edilemediği ve alacaklının da teminat olarak verildiği iddiasına ilişkin bir kabul bulunmadığı anlaşılmakla teminat senedi olduğuna dair davanın reddine, ayrıca davacılara ekli belgelerin gönderildiği, ödeme emri tebligatında senet suretlerinin belirtildiği anlaşılmakla bu yöndeki şikayetlerine yönelik davanın da reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Borçlular istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçelerindeki nedenlerinin yanında, kredi kullanımından bir hafta sonra muaccel bir borç yokken 4.000.000,00 TL bedelli senet verilmesinin izahı olmadığı, alacaklı bankanın doğmuş borçlar için alınan teminat senedi olduğunu açıkça beyan ettiği, nakdi krediler ile ilgili bir kat ihtarı mevcut olmadığı, ihtara konu edilen miktar ile takip miktarının aynı olduğu, banka kayıtları incelendiğinde dava ve takip tarihinde borçluların, alacaklı bankaya nakdi kredi borcu bulunmadığı iddiaları ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; öncelikle tüm borçlular yönünden istinaf başvurusunda bulunulduğu kabul edilerek inceleme yapıldığı, takip dayanağı senetler üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı, borçluların teminat iddiasına dayanak gösterdikleri kredi sözleşmesi ile hesap kat ihtarnamelerinde de açıkça takip dayanağı senetlere atıf bulunmadığı, alacaklı banka tarafından teminat iddiası kabul edilmediği gibi borçluların da teminat iddiasını ispata yarar İİK’nın 169/a maddesi kapsamında bir belge sunmadıkları ve teminat olgusunun ispat edilmediği, anılan senedin vadesinin sonradan doldurulduğu iddia edilse de açık bono düzenlenmesinin mümkün olduğu ve anlaşmaya aykırı doldurulduğunun ispatı bakımından yazılı bir belge sunulmadığı, takip dayanağı belgelerin takip talebine eklendiği ve borçlulara da tebliğ edilmiş olduğu tebliğ belgelerinin incelenmesinden anlaşıldığı, dolayısı ile İİK’nın 167. maddesine ve aynı maddenin atfıyla aynı kanunun 58. maddesine aykırılık bulunmadığı, ayrıca borçluların diğer istinaf nedenlerinin dar yetkili icra mahkemesince değerlendirilmesi imkanı bulunmadığı gerekçesiyle borçluların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir takım borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlular temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçelerini tekrarla, anılan senetlerin teminat amacıyla verildiği, bu durumun senetlerin toplam bedeliyle aynı bedelde olan kat ihtarlarında davalı yanca da ikrar edildiği, borçluların alacaklı bankaya herhangi bir kredi borçlarının olmadığı, ticari yaşamın olağan akışı içerisinde kredi kullanımından bir hafta sonra muaccel bir borç bulunmadığı halde anılan miktarda senet düzenlenmesinin mantıklı bir izahının olmadığı ve sair aynı iddialar ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, takip dayanağı belgelerin suretinin gönderilmediği iddiasıyla ödeme emrinin iptali talepli şikayet ve teminat iddiasına dayalı borca itiraz ile takibin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 16., İİK 169/a., TTK 776/1. TTK 777., İİK 58. maddesi ve sair ilgili yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1-Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlular tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının İİK’nın 364/2 maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.