Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2018/11931 E. 2023/6392 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/11931
KARAR NO : 2023/6392
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/981 Esas, 2017/1043 Karar
SUÇLAR : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma, rüşvet alma ve rüşvet verme
HÜKÜMLER : 1-İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2016 tarihli ve 2007/325 Esas, 2016/194 sayılı Kararı ile; sanıklar hakkında atılı suçlardan ayrı ayrı beraat.
2-İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 29.06.2017 tarihli ve 2017/981 Esas, 2017/1043 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddi.
3-İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 21.09.2017 tarihli ve 2017/981 Esas, 2017/1043 sayılı ek Kararı ile kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan istinaf başvurularının esastan reddine dair hükümlere yönelik temyiz istemlerinin reddi.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz istemlerinin reddine dair ek Karar ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin asıl Karar temyiz edilmekle dosya incelendi;
YCGK’nın 07/11/2006 tarihli ve 2006/213-229 sayılı Kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Yasa’nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 21/09/2017 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek Kararda ise temyiz süresi yanıltıcı bir şekilde 15 gün olarak gösterilerek anılan hükümlere aykırı davranıldığı, katılan … vekilinin 02/10/2017 tarihinde tebliğ edilen ek Kararı 16/10/2017 tarihinde süresinde temyiz ettiği anlaşılmıştır.
Sanıklar …, …, …, …, … ve …’a yüklenen rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının, sanıklar …, …, … ve …’a yüklenen rüşvet verme suçundan ise Sağlık Bakanlığının CMK’nın 237. maddesine göre doğrudan zarar görmediği ve bu suçlardan açılan kamu davalarına katılmalarının mümkün olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararlarının hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla söz konusu suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkileri bulunmadığından CMK’nın 298. maddesi uyarınca vekillerinin bu suçlara yönelik temyiz istemlerinin ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin katılan … vekilinin sanıklar … ve … hakkında rüşvet alma, katılan … vekilinin sanıklar …, …, … ve … hakkında rüşvet verme ile sanıklar … ve … hakkında rüşvet alma suçlarından kurulan beraat hükümlerine vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlara ve ayrıca katılanlar Hazine ve … vekillerinin temyiz istemlerinin reddine dair 21/09/2017 tarihli ek Karara yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından ilk derece mahkemesince verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf incelemesi sonucu istinaf başvurularının kesin olarak esastan reddine dair kararların temyizi üzerine verilen temyiz isteminin reddine dair ek Karara dair yapılan incelemede;
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince kurulan hükmün, ilk derece mahkemesince verilen on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükümler olması sebebiyle CMK’nın 286/2-g madde-fıkra ve bendi uyarınca temyizi mümkün bulunmadığından, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince verilen temyiz istemlerinin reddine ilişkin 21/09/2017 tarihli, 2017/981 Esas ve 2017/1043 sayılı ek Kararda bir isabetsizlik görülmediğinden katılanlar … ve Hazine vekillerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
Sanıklar … ve … hakkında rüşvet alma, sanıklar …, …, … ve … hakkında rüşvet verme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararlarına yönelik yapılan temyiz incelemesinde ise;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde “Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır” denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, bu tipteki eylemlerin aynı Yasa’nın 257/3. maddesinde düzenlenen “görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçunu” oluşturduğu, devlet hastanesinde görevli sanıklar … ve …’in diğer sanıkların hastanedeki işlemleri sırasında onlara menfaat karşılığı yardım ettikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; kamu görevlisi olan sanıklara isnat olunan fiillerin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK’nın 257/3. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma, kamu görevlisi olmayan sanıklara yönelik isnatların ise sübutu halinde özgü suç niteliğindeki bu suça TCK’nın 40/2. maddesi uyarınca azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak etme suçlarını oluşturacağı, bu suçların kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımı süresini kesen son işlem olan 17/12/2007 tarihli sorgular ile hüküm tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği gözetilerek sanıklar haklarındaki kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereği zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine, yazılı şekilde istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar Hazine ve … vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi de gözetilmek suretiyle CMK’nın 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar haklarında açılan kamu davalarının CMK’nın 303/1-a ve 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 16/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.