YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2986
KARAR NO : 2023/6419
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/42 Esas, 2016/121 Karar
SUÇLAR : Zimmet, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Zimmet suçundan beraat, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2014 tarihli ve 2014/33139 Soruşturma, 2014/9529 Esas, 2014/609 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme basit zimmet ve zincirleme ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2014 tarihli ve 2014/329 Esas, 2014/343 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi ile 53 üncü maddesi, zincirleme basit zimmet suçundan 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Ankara Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/42 Esas, 2016/121 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 112 tam gün karşılığı 4.480 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, zimmet suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; zimmet suçundan kurulan beraat hükmünün onanması, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün ise …’ın tanık olarak dinlenmesinden sonra sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz dilekçesi özetle; katılanın bilgisi dahilinde icra dosyalarının takipsiz bırakıldığı, müvekkili şirketin muhasebecisi …’ın şirketin alacaklı olduğu çeki tahsil ettikten sonra muhasebe müdürü Murat Çifter’e teslim ettiğini tespit etmesi nedeniyle hukuk davası açmadığı ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz etmediğine ilişkindir.
Katılanın süre tutum talepli temyiz dilekçesi ise kurulan hükümlerin gerekçesiz olarak temyiz edildiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Ankara Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, katılan şirkette muhasebeci olarak çalışıp işten ayrılan …’ın, 2008 yılı içerisinde toplam 8.936,22 TL tutarındaki çek bedelini tahsil etmesine rağmen şirkete ödeme yapmamasından dolayı müşteki şirketin uğradığı, zararın tazmini için adı geçen aleyhine müvekkili şirket yetkililerinin dava açılması talimatına rağmen gereğine tevessül etmediği ve … hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı 20.06.2011 tarihinde tebliğ almasına rağmen yasal süresi içerisinde itiraz etmeyerek kesinleşmesine sebebiyet verdiği, alacaklı şirket vekili sıfatıyla, bir kısım borçlular haklarında Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2009/8458, 8460, 8465, 8466, 8469, aynı yer 25. İcra Müdürlüğünün 2010/5936, 5937, 5938, 5939, 5940, 5941, 5942, 5944, 5945, 5947, 5948 sayılı dosyaları üzerinden başlattığı icra takiplerinde takip konusu alacakların tahsiline yönelik işlem yapmayarak dosyaların işlemden kaldırılmasına sebebiyet verdiği, alacaklı şirket vekili sıfatıyla, borçlu … Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2011/14479 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibinde 19.10.2011 tarih ve 7658 sayılı reddiyat makbuzu ile 5.516,90 Türk lirası tahsil etmesine rağmen müvekkili şirkete vermeyip uhdesinde tuttuğu, aynı şekilde alacaklı şirket vekili sıfatıyla, borçlu … Limited Şirketi hakkında Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2009/8471 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibinde boçlu vekili ile imzalanan 16.12.2010 tarihli borç ödeme anlaşması uyarınca borçludan haricen 14.500 Türk lirası tahsil etmesine rağmen müvekkili şirkete vermeyip uhdesinde tuttuğu, bu şekilde zincirleme basit zimmet ve zincirleme ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarını işlediği iddiasıyla cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Mahkemece; sanığın, şirketten maaş alacağının da bulunması, alacak ve borcun miktarı, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 166 ncı maddesi kapsamında düzenlenen vekalet ücreti nedeniyle hapis hakkı ve sanığın aksi sabit olmayan katılan ile hesaplaşamadıklarına ilişkin savunması gözetilerek zimmet suçundan beraatine, zincirleme ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan ise mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Vekalet ilişkisinin sona erdiği 31.12.2011 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 2010 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
2.Sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında katılanın temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.Sanık hakkında zincirleme ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın ve sanığın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında ayrıca adli para cezasının tamamen infazından sonra işlemek üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünde (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/42 Esas, 2016/121 sayılı Kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Gerekçe bölümünde (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık ve katılanın Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/42 Esas, 2016/121 sayılı Kararına yönelik temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin beşinci paragrafından sonra gelmek üzere “Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanığın aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlamak üzere 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan 56 gün süreyle yasaklanmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.05.2023 tarihinde karar verildi.