YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3894
KARAR NO : 2023/4293
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1929 E., 2023/59 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 36. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/553 E., 2019/280 K.
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya, dava dışı anonim şirketin kuruma olan borçları sebebiyle gönderilen ödeme emirlerinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince,
“Davanın kısmen kabulü ile; asıl dosya bakımından; 2015/015241 sayılı ödeme emrinin iptaline, Birleşen 2017/559 esas sayılı dosya bakımından; 2014/011970 sayılı ödeme emrinin 2004/11-12, 2005/1, 2010/1 aylarına ilişkin kısmın iptaline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Birleşen 2017/560 esas sayılı dosya bakımından; 2014/011971 sayılı ödeme emrinin 2010/11. ayına ilişkin kısmın iptaline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Birleşen 2017/561 esas sayılı dosya bakımından; 2016/013088 sayılı ödeme emrinin iptaline, Birleşen 2017/564 esas sayılı dosya bakımından; davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, Birleşen 2017/554, 555, 556, 557, 558, 562, 563, 566, 567 esas sayılı dosyalar bakımından açılan davaların reddine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, birleşen 2017/564 Esas sayılı dosyaya konu ödeme emrinin ödeme dönemi ve miktarı içermediğini, dava konusu ödeme emrinin yasal unsurları ihtiva etmemesi sebebiyle iptali gerektiğini, birleşen 2017/559 ve 560 Esas sayılı dosyalara konu ödeme emirlerinin iki ayrı dönemi ihtiva etmesi sebebiyle tamamen iptali gerektiğini, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi seçildiği 17.04.2011 tarihinden önceki dönemlerden sorumlu tutulamayacağını, birleşen 2017/556 ve 558 sayılı dosyalarda ödeme emirlerinin damga vergisi borçlarını ihtiva ettiğini, prim dışındaki alacaklar için üst düzey yöneticiler aleyhine takip yapılamayacağını, birleşen 2017/566 sayılı dosyada ödeme emrine dayanak borç için daha önce de ödeme emri tebliğ edildiğini, bu ödeme emrine ilişkin … 19. İş Mahkemesinin 2017/449 Esas sayılı dosyası ile derdest dava bulunduğunu, mükerrer takip sebebiyle ödeme emrinin iptali gerektiğini, ödeme emirlerine konu borçların davalı kurumca mahsup edilmesi gereken borç olduğunu, borcun ait olduğu Taksim Alman Hastanesinin SGK ile anlaşması mevcut olup hakediliş esnasında kurum tarafından bizzat mahsuplar yapıldığını, bu nedenle ödeme emirlerinin tamamının iptali gerektiğini, asıl borçlu şirket olan … Vatan Sağlık Hizmetleri A.Ş hakkında … 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/361 Esas sayılı dosyası ile 13.06.2019 tarihinde iflas kararı verildiğini, kurumun alacağın iflas masasına kaydettirmesi ve tahsil etmesinin mümkün olduğunu, tahsil edilemeyeceğinin anlaşması halinde ortak ve kanuni temsilcilere müracaat edilebileceğini, asıl borçlu şirket faaliyetlerini askıya almak zorunda kaldığından davalı kuruma haklı sebeple ödeme yapamadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, mahkemenin tüm ödeme emirlerinin iptaline karar vermesi gerekirken kısmen kabul kısmen red kararı vermesinin yerinde olmadığını,
Davalı vekili, idari para cezalarının idare mahkemesinde dava açılmaksızın kesinleştiğini, bu alacağın 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinde düzenlenen kurumun prim ve diğer alacakları kapsamına dönüşmüş olduğundan davacının bu borçtan tüzel kişilik ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, 2017/559 ve 560 Esas sayılı dosyalarda zamanaşımı ve davacının yönetim kurulu üyesi olmadığı dönemler ayrık tutularak hesaplama yapıldığını, zamanaşımını kesen olgular incelenmeden karar verildiğini, kararın hatalı olduğunu, asıl dava ve birleşen davalar yönünden %10 tazminata hükmedilmemesinin yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince,
“Davacı ve davalının istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf gerekçelerinin tekrarla, ödeme emirlerinin yasal unsurlarının eksik olduğu, kısmen iptal edilen ödeme emirlerinde miktar değiştiğinden ödeme emrinin de iptalinin gerekeceği, prim dışındaki alacaklar dışında şirket yöneticilerine takip yapılamayacağı, dava konusu boçların mahsuba konu olduğu, şirket hakkında iflas kararı verildiği, borçların haklı nedenle ödenmediği, davacının sorumluluğunun bulunmadığı,
Davalı vekili istinaf gerekçelerini tekrarla, idari yargıda dava açılmaması sebebiyle idari para cezalarının kesinleştiği, zamanaşımını kesen işlemler olup bunların mahkemece dikkate alınmadığı, davacının tüm borçlardan sorumlu olduğu gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava dışı şirketin kuruma olan borçlarından davacının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 88 inci madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.