YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1767
KARAR NO : 2023/2451
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; dava konusu 113 ada 35 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, dava dışı paydaş ….’nın taşınmazdaki 3/21 hissesini 35.000,00 TL bedelle davalı …’ya 17.07.2017 tarihinde sattığını ancak tarafına bildirmediğini belirterek 113 ada 35 parselde davalı adına kayıtlı 1/7 hissenin iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın gerçek satış bedelinin 150.000,00 TL olduğunu, taşınmazın değerinin satış tarihi ile dava tarihi arasında artacağını, dava konusu satıştan davacının daha önceden haberdar olduğunu kötü niyetle dava açtığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.10.2018 tarihli ve 2017/679 Esas, 2018/507 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 113 ada 35 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 1/7 hissenin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2019/444 Esas, 2021/406 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin Ardahan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/679 E. 2018/507 K. sayılı kararına yönelik istinaf talebinin HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 28.02.2022 tarihli ve 2021/2865 E., 2022/1494 K. sayılı kararı ile, davacı …’ın dava konusu taşınmazda elbirliği ile hissedar olduğu halde taraf teşkilinin sağlanmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fiili taksim konusunun açıklığa kavuşturulamadığı ve davacının kötü niyetli olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 113 ada 35 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 1/7 payın iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Davacının satıştan önceden haberdar olduğunu, yargılama esnasında buna itirazı olmadığı halde bu hususun dikkate alınmadığını,
2.Mahalli bilirkişi Mustafa’nın dava konusu taşınmazın tapu malikleri tarafından paylaştırıldığı ve her birinin kullandığı yerin belli olduğunun ifade edildiğine ilişkin beyanının mahkemece dikkate alınmayarak hangi kısmın kim tarafından kullandığının belli olmadığı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verildiğini,
3. Bilirkişi raporlarında taşınmazın 4 parçaya ayrılarak kullanıldığı ve doğal tumpların bulunduğunun belirtildiği bu durumun herkesin kendi kısmını kullandığını açıkça gösterdiğini, hangi kısmı hangi paydaşın kullandığının fiili taksimin varlığı yönünden bir öneminin bulunmadığını,
4. Bedelde muvazaa iddiası,
5. Ön alım davalarında taşınmazın satış tarihi ile dava tarihi arasında geçen sürede değerlenmesinin mümkün olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 732, 733,734 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dairemizce dava konusu taşınmazda fiili taksimin bulunmadığı, davalının kendisinin taraf olduğu satış işleminde bedelde muvazaa iddiasında bulunamayacağı, davacıya satışın noter aracılığıyla bildirilmediği bu nedende davanın süresinde açıldığı ve resmi senetteki satış bedelinin davacı tarafça depo edildiği görüldüğünden ilk derece mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği davanın kabulüne ilişkin kararı yerinde görülmüştür.
3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.