YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3769
KARAR NO : 2023/4480
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2420 E., 2022/2271 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/307 E., 2017/33 K.
Taraflar arasındaki prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davacının istinaf isteminin reddine, davalı ile feri müdahil Kurum vekilinin esasa dair istinaf istemlerinin kabulüne, kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine dair verilen direnme kararı, Hukuk Genel Kurulunun yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararı ile bozulmuş; Bölge Adliye Mahkemesince yeni bir karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
12.06.2010-12.12.2012 tarihleri arasında ithalat- ihracat müdürü olarak aylık net 3.500,00 TL ücretle çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dayandığı mahkeme kararını delil olarak kabul edilemeyeceğini, ücretlerin ve primlerin doğru bildirildiğini, bordroların aksinin yazılı delille ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, ücret tespitine ilişkin talebin yasal ve hukuksal tüm incelemeler sonucunda değerlendirilmesi, kurum kayıtlarının aksinin eşdeğer nitelikte resmi belgelerle kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.03.2017 tarihli ve 2014/307 Esas, 2017/33 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile; davacının davalı işyerindeki aylık en son ücretinin net 3.500,00.-TL, brüt 4.884,85.-TL olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.04.2018 tarihli ve 2017/1872 Esas, 2018/664 Karar sayılı kararıyla; davacının istinaf isteminin reddine, davalı ile feri müdahil Kurum vekilinin esasa dair istinaf istemlerinin kabulüne, … 1. İş Mahkemesinin 01.03.2017 tarihli, 2014/307 Esas-2017/33 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın reddine, karar verilmiştir.)
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince “Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının asgari ücret aldığı ve aksinin isbat edilemediği gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir. Oysa, ithalat ihracat müdürü olarak çalışan davacının asgari ücretin üzerinde ücretle çalışacağının kabulü hayatın olağan akışına uygundur. Bu nedenle ücret yönünden güçlü delil niteliği taşıyan işçilik alacakları ile ilgili kesinleşmiş mahkeme ilamı da tespit edilen ücrette dikkate alınarak gerçek ücretin tespit edilerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Yapılacak iş; emsal ücret araştırması yapılarak özellikle TÜİK’ ten sektörde çalışan ithalat ihracat müdürünün davaya konu tarihlerde ne kadar ücret aldığına dair emsal ücret araştırması yapıldıktan sonra tüm deliler birarada değerlendirilerek güçlü delil olan işçilik alacakları ile ilgili kesinleşmiş mahkeme kararı veithalat ihracat müdürünün asgari ücret ile çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı da gözetilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.” gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.12.2019 tarih ve 2019/1906 Esas, 2019/2304 Karar sayılı kararı ile “..Somut olayda, davacı tarafça alacak davası delil olarak belirtilerek ve tanık beyanları ile bir kısım CD çıktılarına dayanılarak prime esas ücretinin daha yüksek olduğu iddiasıyla dava açılmış ise de; alacak davası ile sigorta primine esas ücretin tespiti davasının ispat usullerinin farklı olduğu, alacak davasının tek başına sigorta primine esas kazancın belirlenmesi davasında delil olarak kabul edilemeyeceği, şirket eski yetkilisinin verdiği şirket imzasız ve kaşesiz CD çıktılarının da delil olarak kabul edilemeyeceği değerlendirilerek, yazılı delil yada delil başlangıcı olmadığı halde, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın tümden reddi yerine, tanık anlatımları ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz görülmekle, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2018/5416 E- 2019/5379 K. sayılı bozma ilamına karşı oy birliği ile direnilmesine, Davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla,” direnme karar verilmiştir.
C.HGK KARARI:
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı verilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Hukuk Genel Kurulu’nun 08.06.2022 tarih 2020/(21)10-280 Esas, 2022/871 Karar sayılı ilamı ile; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371 inci maddesi gereğince bozulmasına, karar verilmiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesince HGK bozma kararı sonrası verilen Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2022 tarih ve 2022/2420 Esas, 2022/2271 Karar sayılı kararı ile; “uyuşmazlık konusu dönemde ithalat-ihracat müdürü olarak çalışan davacının ne kadar ücret aldığına dair TÜİK’den gelen emsal ücret araştırması yanında, mevcut delil durumu ile Mahkemesince dinlenilen tanık beyanları da dikkate alınarak, 22.02.1963 doğum tarihli, Ortadoğu Teknik Üniversitesi İşletme bölümü mezunu, davalı işyerindeki çalışması öncesinde de dava dışı şirketlerde ithalat-ihracat müdürü olarak çalışmış olan davacının, davalı şirkette ithalat-ihracat müdürü olarak asgari ücret ile çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, işçilik alacağı davasında kabul edilen ücret miktarının eldeki dava bakımından kuvvetli delil kabul edilmesi gerektiği hususları da gözetilerek tüm deliller değerlendirilmek suretiyle, oy birliğiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatiyle,”davanın kabulüne, davacının davalı işyerinde 12.06.2010 – 12.12.2012 tarihleri arasındaki ücretinin aylık net 3.500 TL brüt 4.884,85 TL olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı taraf vekilleri kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
D. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun 77 inci, 78 inci 5510 sayılı Kanun 80 inci maddesi hükümleridir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının Hukuk Genel Kurulu bozmasına uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, dosyada mevcut delillere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.