Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/5690 E. 2012/2669 K. 10.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/5690
KARAR NO : 2012/2669
KARAR TARİHİ : 10.04.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme ve bu suça yardım, suçu bildirmeme, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme
HÜKÜM : 1- Sanıklar … ve … haklarında beraat,
2- Sanık … hakkında TCK.nun 81/1, 29, 53/1, 58/6 maddeleri uyarınca 12 yıl hapis,
3- Sanık … hakkında;
a) TCK.nun 278/1 maddesi gereğince 6 ay hapis,
b) Üzerine atılı diğer suçlardan beraat,
4- Sanık … hakkında TCK.nun 278/1, 58/6 maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Temyiz edenlerin sıfatları ve dilekçelerinin içeriklerine göre temyiz incelemesi, sanık …’ın “kasten öldürme”; sanıklar … ve…’in “suçu bildirmeme” suçlarından verilen mahkumiyet ve sanıklar … ve …’nın “sanık …’ın işlediği kasten öldürme suçuna yardım etme”, sanık …’nın “suç delillerini gizleme” suçlarından verilen beraat hükümleri yönünden yapılmıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın “kasten öldürme” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı haksız tahrik nedeninin varlığı, takdiri indirim nedenlerinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar … ve …’nın “sanık …’ın işlediği kasten öldürme suçuna yardım etme”, sanık …’nın “suç delillerini gizleme” suçları yönünden, elde edilen delillerin mahkumiyetlerine yeter derece ve nitelikte bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin bir sebebe dayanmayan; müdahiller vekilinin sanıklar … ve …’in de “öldürmeye yardım” suçunda” cezalandırılması ve haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine; Cumhuriyet Savcısının sanıklar … ve …’in “öldürmeye yardım” suçundan cezalandırılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
A) Sanıklar … ve …’nın “sanık …’ın işlediği kasten öldürme suçuna yardım etme”, sanık …’nın “suç delillerini gizleme” suçlarından verilen beraat hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B.a) Sanık …’ın “kasten öldürme” suçu yönünden,
Dosya kapsamına göre, 1950 doğumlu olan maktulün, kendisinden yaşça küçük genç erkeklere karşı cinsel eğiliminin bulunduğu, maktulün olaydan yaklaşık iki yıl kadar önce aynı işyerinde çalıştığı 1987 doğumlu olan sanık …’a cinsel tacizde bulunduğu, ancak sanığın şikayetçi olmaması nedeniyle olayın adli makamlara intikal etmediği, 1989 doğumlu tanık …’un da maktulün cinsel tacizine maruz kaldığı, …’un bu durumu arkadaşı …’a söylediği, … ve …’un maktulü yakalatmak amacıyla plan yaptıkları, yaptıkları planın uygulanması sırasında da maktulün …’a tekrar cinsel tacizde bulunduğu, olayın Cumhuriyet Savcılığına intikal ettiği, yeterli delilin bulunmaması ve …’ın da şikayetçi olmaması nedeniyle maktulün serbest bırakıldığı, olay günü …’ın, beraat eden diğer sanıklarla birlikte barda bulunduğu sırada, maktulü yanında bu kez 1989 doğumlu tanık Turgut’la birlikte gördüğü, önceki olayların etkisiyle yanına gidip maktulle tartışmaya başladığı, bunun üzerine sanığın maktulü darp etmek ve yerden aldığı kaldırım taşını başına vurmak suretiyle öldürdüğü olayda,
Haksız tahrik nedeniyle, 12 ile 18 yıl aralığında hapis cezası öngören TCK’nun 29. maddesinin uygulanması sırasında, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak, makul bir ceza yerine, tahrikin derecesinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde daha vahim olaylarda uygulama olanağı bulunan 12 yıl hapis cezasına hükmetmek suretiyle eksik ceza tayini,
b) Sanıklar … ve…’in “suçu bildirmeme” suçları yönünden;
Hüküm tarihinden sonra Anayasa Mahkemesi’nin 30.06.2011 gün 2010/52 esas, 2011/113 sayılı kararıyla “suçu bildirmeme” suçunun düzenlendiği 5238 sayılı TCK.nun 278. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi nedeniyle, yerel mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar … ve… müdafiileri ile müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 10.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.